“Bağışla Beni N’olur” sergisi, toplumun hala çok azının gönüllü olduğu organ bağışı konusunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenleniyor. Serginin proje sorumlusu ise organ bağışıyla hayata tutunan sanatçı Ali Gün Yıldırım.
31 Temmuz 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Meltem KERRAR
meltemkerrar@gmail.com
Organ nakli günümüzde hala büyük bir tabu olarak karşımızda. Türkiye’de yaklaşık 33 bin insanın yaşama tutunabilmek için organ nakli beklediği, son bir yılda beyin ölümü gerçekleşen 2 bin 351 kişinin yalnızca yüzde 20,4’ünün ailesinin organ bağışına onay verdiği bilgisi ise sorunun büyüklüğünü çok net anlatan bir ağırlıkta. Haliç Tersanesi’nde yer alan, İstanbul’un ilk kamusal çağdaş sanat müzesi İstanbul Sanat Müzesi’nin yeni sergisi “Bağışla Beni N’olur”, bu büyük noktaya dikkat çekmek ve toplumda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. İBB Miras ve İBB Kültür tarafından düzenlenen serginin proje sorumlusu ise kendisi de organ nakli yaşamış sanatçı Ali Gün Yıldırım. 64 sanatçının yapıtlarını bir araya getiren sergi, 23 Ağustos’a dek açık kalacak. Yıldırım ile bu önemli projeyi konuştuk.
Siz de organ nakli yaşamış bir insansınız. Bu deneyim miydi sizi sergi fikrine yönelten? Süreci anlatır mısınız?
Elbette, çünkü adaylık ve nakil sürecindeki olağanüstü stresi ve ucu açık olmayan bir umutla bekleyişi eşimle beraber derinden yaşadık. Ama esas tetikleyici olan, henüz yeni nakil olmuş ve serviste yatarken tanıdığım, akciğer nakli bekleyen 12 yaşındaki bir kız çocuğunun uygun donör bulunamadığı için haftalar içinde vefat etmesiydi. O sırada 1 yaşında bir kız babası olarak bu trajik kayıp beni derinden etkiledi. Hem o süreci yaşamış biri olarak hem de sokaklarda koşturması gereken bir çocuğun daha minicikken nefesinin yetmemesi, bana bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği hususunda içten oluşan bir dürtü yarattı.
Sanatçı ve eser seçiminde neleri göz önüne aldınız?
Sergi tematik değil, ‘gönülmatik’ bir sergi olarak biçimlendi. Sanatçılar olağanüstü bir elbirliği yaptı ve sonuçta beklentilerin üstünde bir sergi ortaya çıktı. Belli bir sanatçı kalibresi oluşmuştu başta, süreçte de o skalayı bozmamaya çalıştık.
Hayatın çok güçlü anlamı 'yaşamda kalmak/yaşayabilmek' noktasına dikkat çekmeye çalışırken sanatı aracı etmek nasıl bir deneyim oldu sizin için?
Sanat, insanoğlunun binlerce yıllık bir haykırış metodu ve şüphesiz insanın kendini ifade etmesinin ilk devrimi. Amaç, eksikliği her saniye yaşanan bu konudaki sessiz çığlığa haykırış olabilmek ve aynı zamanda sanatın birleştirici gücünü kullanabilmekti. Ben de yazar-çizer biri olduğum için, sanatçı dostlarımla bir araya gelmemiz daha kolay oldu.
“Tek bir donörün bile bir mucizeye dönüşmesi”
İzleyici tepkileri nasıl oluyor? Bu anlamda organ bağışına yaklaşım değişiyor mu sizce?
Serginin tanıtımı yoğun olarak yapıldı, yapılıyor. Muhakkak ki bunun sahadan bir geri dönüşü olacaktır. Elbette tek bir proje böylesine derin bir konuyu değiştirmeye yetmez, fakat şöyle bir matematik var; sadece 5 donör kazandırsa geleceğe dair; 40 insanı yaşatır, onun etrafındaki 400 insana bir şükür haline dönüşür, 200 kadar insanın da yaşam kalitesine dokunur. Tek bir donörün bile nasıl bir mucizeye dönüştüğüne inanamazsınız!
Sergide yer alan sanatçılar
Adil Salih, Ahmet Vehbi Doğramacı, Ahu Akgün, Ali Gün Yıldırım, Antonio Cosentino, Ayça Telgeren, Beyza Boynudelik, Betül Akzambaklar, Bilal Hakan Karakaya, Buket Güreli, Burcu Erden, Can Aytekin, Cengiz Üstün, Çağrı Saray, Çetin Pireci, Deniz Pireci, Derya Ülker, Dilara Gürener, Ekber Sürsal, Elif Çelebi, Emel Başarık, Ercan Kizir, Evrim Kavcar, Evrim Özeskici, Fatih Temiz, Fulya Çetin, Gazi Sansoy, Genco Gülan, Gizem Sezen Özçelik, Gökay Günindi, Güler Güçlü, Hakan Gürsoytrak, Halil Yavuz Ertürk, Haşim Nur Gürel, Levent Türkan, Memed Erdener, MeMeT Güreli, Merve Vural, Murat Akagündüz, Murat İrtem, Neslihan Pala, Özgür Korkmazgil, Pınar Soytürk, Saadet Sorgunlu, Saim Erken, Salih Keleş, Sedef Özge, Seçil Erel, Selçuk Fergökçe, Selim Birsel, Semia Öztürk, Serdar Şencan, Sevgi Yanar, Seyfi Arıkan, Seyhan Musaoğlu, Şive Neşe Baydar, Tan Cemal Genç, Taner Güven, Tuğçe Diri, Uğurcan Ataoğlu, Volkan Kızıltunç, Zeycan Alkış, Zeynep Abacı, Zulal Kevser Barutçu, Yücel Kale.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.