YAYINLAMA 31 Temmuz 2026 00:00
GÜNCELLEME 31 Temmuz 2026 00:12
YENER KARADENİZ / İSTANBUL
Alım gücündeki gerileme ve doğal pırlanta fiyatlarındaki yükseliş, laboratuvar ortamında üretilen pırlantalara ilgiyi artırdı. Dünyada bu yıl yaklaşık 35 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan laboratuvar pırlantası pazarı, özellikle ABD gibi gelişmiş pazarlarda hızla yaygınlaşırken Türkiye'de de ilk büyük yatırımlar yapılmaya başlandı. Türkiye'de bu alanda zincir mağaza olarak ilk adımı atan So Chic, yıl sonunda laboratuvar pırlantalarının toplam pırlanta pazarından yüzde 5 pay alacağını, önümüzdeki üç yıl içinde ise bu oranın yüzde 45'e ulaşabileceğini öngörüyor. Karat bazında yüzde 80'i aşan fiyat avantajının tüketiciyi bu segmente yönlendirdiğini belirten So Chic markasının sahibi Sezgin Group Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sezgin, laboratuvar pırlantasının katkısıyla şirket satışlarında yüzde 20 büyüme beklediklerini söyledi.
Küresel nişan yüzüğü pazarı yüzde 40
So Chic’in küresel ölçekte hızla büyüyen ve mücevher ekonomisini yeniden şekillendiren Lab Diamond (Laboratuvar Pırlantası) kategorisindeki yeni stratejik yatırımlarını paylaştığı basın toplantısında konuşan Sezgin, laboratuvar pırlantalarının gelişmiş ülkelerde artık ana akım haline geldiğini söyledi. Sezgin, özellikle ABD, İngiltere ve Hong Kong'da dönüşümün çok hızlı yaşandığını belirtti. ABD'de laboratuvar pırlantalarının nişan yüzüğü pazarındaki payının üç yıl önce yüzde 5 seviyesindeyken bugün yüzde 40-45 bandına yükseldiğini aktaran Sezgin, Türkiye'nin ise bu dönüşümün henüz başında olduğunu ifade etti.
Sezgin’in verdiği bilgilere göre laboratuvar pırlantaların 2026'da küresel nişan yüzüğü pazarından aldığı pay yüzde 40'ın üzerine çıktı. Pazar büyüklüğü ise 2025'te yaklaşık 28 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılında ise 34 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Pazarın 2035 yılına kadar 90 milyar dolar büyüklüğe ulaşabileceği de öngörülüyor.
Türkiye'de yüzde 5 pay beklentisi
2003 yılında kurulan So Chic’in bu alana yatırım yapan ilk zincir mağaza olduğunu belirten Sezgin, hali hazırda 99’a ulaşan satış noktasının yarısından fazlasında laboratuvar pırlantalı ürün satışına başladığını belirtti. Sezgin, laboratuvar pırlantasının bu yıl toplam pırlanta pazarından yaklaşık yüzde 5 pay alacağını düşündüklerini belirterek, “Amerika'da üç yıl içinde yüzde 5'ten yüzde 40'ın üzerine çıkıldı. Türkiye'de de benzer bir dönüşüm yaşanacağını düşünüyoruz. Biz de yaygın mağaza ağımız sayesinde bu pazarın en az yarısını almayı hedefliyoruz” dedi. Halen ürünlerin yaklaşık 60 mağazada satıldığını, kısa sürede tüm mağazalara yayılacağını kaydeden Sezgin, zincir mağaza tarafında bu alana giren ilk marka olduklarını vurguladı.
Büyük taşlarda fiyat farkı katlanıyor
Laboratuvar pırlantasının doğal pırlantayla aynı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip olduğunu belirten Sezgin, iki ürün arasındaki temel farkın oluşum süreci olduğunu söyledi. Doğal pırlantanın milyonlarca yılda yer altında oluştuğunu, laboratuvar pırlantasının ise kontrollü ortamda üretildiğini ifade eden Sezgin, özellikle büyük karatlarda fiyat farkının dramatik seviyelere ulaştığını anlattı. Bir karatlık laboratuvar pırlantasının uluslararası piyasada 300-400 doların altında bulunabildiğini, benzer kalitedeki doğal pırlantanın ise 5 bin doların üzerinde fiyatlandığını belirten Sezgin, "Sekiz karat gibi büyük taşlarda fark 100 kata değil, neredeyse bin kata kadar çıkabiliyor. Doğal pırlantada yüz binlerce doları bulan ürünler laboratuvar pırlantasında birkaç bin dolara alınabiliyor” dedi.
Amaçlarının pırlantayı daha geniş kitleler için ulaşılabilir hale getirmek olduğunu dile getiren Sezgin, laboratuvar pırlantasının özellikle genç tüketiciler için önemli bir alternatif oluşturacağını söyledi. “Orta gelirli bir genç de artık bir karatlık taşla evlilik teklifi yapabilecek. Pırlanta deneyimini daha ulaşılabilir hale getirmek istiyoruz. Her evde doğal pırlanta olmayabilir ama laboratuvar pırlantası olabilir” ifadelerini kullandı.
Yüzde 25'in altında geri alım garantisi
Bu alandaki yatırımlarını hızlandırdıklarını belirten Sezgin, son iki ayda yalnızca laboratuvar pırlantası stoğu için yaklaşık 2,5 milyon dolarlık taş alımı gerçekleştirdiklerini açıkladı. Ürünlerin uluslararası sertifikalarla satışa sunulduğunu belirten Sezgin, müşterilere geri alım ve ürün değiştirme garantisi de verdiklerini söyledi. Sezgin, “Bizden ürün alan müşterilerimiz, aldıkları ürünü satmak istediklerinde alış fiyatının yüzde 25 altında alım garantisi veriyoruz. Ürün değişimi yapmak istediklerinde ise yalnızca fiyat farkını yansıtıyoruz” ifadelerini kullandı.
Satışlarda yüzde 20 büyüme hedefi
Laboratuvar pırlantasının şirket büyümesinin en önemli itici güçlerinden biri olacağını ifade eden Sezgin, “Bu yılın ilk yarısında satışlar adet olarak yüzde 15 düşmüştü. Bu ürün grubunun katkısıyla toplam satışlarımızda yaklaşık yüzde 20 büyüme bekliyoruz. Ancak bunun için pazarı da anlatmamız gerekiyor. Türkiye'de hala laboratuvar pırlantasını bilen kişi sayısı oldukça sınırlı. Şu an alım yapan müşterilerimizin büyük çoğunluğu yurtdışında yaşayan ve laboratuvar ortamında üretilen ürünleri bilen insanlar" diye konuştu. Sezgin, şirketin Ekim ayından itibaren laboratuvar pırlantasına yönelik kapsamlı bir tanıtım kampanyası başlatacağını da sözlerine ekledi.
Doğal pırlanta da varlığını sürdürecek
Laboratuvar pırlantasının doğal pırlantanın yerini tamamen almayacağını vurgulayan Sezgin, iki ürünün farklı müşteri gruplarına hitap edeceğini söyledi. Doğal pırlantanın lüks ve yatırım algısıyla varlığını sürdüreceğini belirten Sezgin, laboratuvar pırlantasının ise ulaşılabilir lüks segmentini büyüteceğini ifade ederek, “Doğal pırlanta bitmeyecek. Ama laboratuvar pırlantası da artık pazarın önemli oyuncularından biri olacak. Dünyada kabul edilen adı laboratuvar pırlantasıdır. Sentetik ya da sahte olarak tanımlanması doğru değil” dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.