31 Temmuz 2026, Cuma · 18:35 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Şirketler neden kredi alamıyor?

Hikmet Baydar yazıyor....

Ana SayfaYazarlarHikmet Baydar3. Göz’den Piyasalar

Hikmet Baydar [email protected]

Şirketler neden kredi alamıyor?

31 Temmuz 2026, 15:13 ---

Son zamanlarda şirketlerin en önemli sorunu nakit döngüyü sağlayamamaktır. Bu nedenle sık sık konkordato haberleri duymaya başladık. Nakit döngüsünü sağlayamaması, bir şirketin kar etmediği anlamına gelmez. Yani karlılığı son derece iyi olan firmalar da dönem dönem taahhütlerini yerine getiremeyecek noktalara gelebiliyorlar.

Bankalar kredi verecekleri şirketlerin ana para ve faiz ödeme kabiliyetlerine odaklanırlar. O yüzden de verdikleri kredilerin bu döngü içerisinde geri dönüşü kolaylaştıracak şekilde kullanılıp kullanılmayacağı çok önemlidir. Bilanço risk yönetimini disiplinli bir şekilde yapmayan şirketleri hemen farkederler. Ancak ciddi varlığı olan şirketlere bir miktar tolerans gösterilse de disiplini elden kaçıran şirketleri kırmadan geri çevirme yollarını iyi bilirler.

Son zamanlarda şirketler bir yandan durgunluk bir yandan da ödeme taahhütlerini yerine getirememe sorunuyla daha fazla karşılaşmaya başladılar. İran-İsrail/ABD savaşının devam etmesi, Ukrayna-Rusya savaşının hala bitmemesi tüketim eğilimini azaltmakta olduğundan global büyüme beklentileri de aşağı yönlü revize edilmektedir. Bu durum hedeflenen ciroları yapmak için ihracatın pek de yardımcı olamayacağı anlamına geliyor. O yüzden de ek tedbirler almak gerekiyor. İç piyasada ise bir yandan ücretlerin çok düşük kalması, bir yandan da iç talebi düşürmeye yönelik alınan tedbirlerle düşük olan talepten pay kapmak için şirketler ya vade açmak durumunda kalıyorlar, ya da kar marjlarını iyice düşürmek zorunda kalıyorlar. Aksi halde ciro yapmak oldukça zorlaşmıştır.

Peki ne oldu da iç piyasada firmalar satışta zorlanıyorlar ve üretim kapasiteleri %60’lara düştü?

İç talebi azaltıcı tedbirler anlamında kredi kartları da dahil, kredi kullandırımlarının sınırlanması şirketlerin işletme sermayesi gibi kullandığı kredi kartlarının ihtiyaçlarını karşılayamadığı, bu nedenle kartla mal alamadıkları için de vadeli çek veya daha uzun vadeye çözüm aramaya çalıştıklarını görmekteyiz. Bilanço sağlığının bozulması nedeniyle krediye de ulaşılamamaktadır.

Bunun yanında enflasyon nedeniyle rafa konulan ürün için daha fazla kaynak gerekmektedir. Ancak bu kaynağa erişmek çok zorlaşmıştır.

Bir yandan şirketlerin bozulan finans dengesi yeni kredi limiti tanımlamayı imkansız hale getirirken, diğer taraftan alınan makro ihtiyati tedbirler de krediye ulaşımı iyice zorlaştırmıştır. Örneğin;

BDDK verilerine göre, toplam TL cinsi krediler 02/01/2026 tarihi itibariyle 23,05 trilyon liradan 24/07/2026 tarihi itibariyle 27 trilyon liraya yükselmiştir, yaklaşık %17 artış gerçekleşmiştir. Döviz cinsi kredilerde ise 02/01/2026 tarihinde 538 milyon USD’dan, 24/07/2026 tarihinde 573 milyon dolara yükselmiştir. Yani dolar bazında %6.42 artış gerçekleşmiştir.

Bu veriler bize artış oranının sadece dönemsel enflasyon oranı civarında olduğunu bize göstermektedir. Yani Ocak-Temmuz dönemi enflasyon rakamı yaklaşık %17 civarındayken, kredilerde artış da aynı oranda gerçekleşmiştir. Bu durumda reel bir kredi büyümesinden bahsedemeyiz.

Oysa madalyonun diğer yüzüne baktığımızda uygulanan kredi faizleri dönemsel enflasyon rakamının çok üzerindedir. Ayrıca üzerine faiz olarak gösterilmeyen komisyon adı altında alınan %1,5’lar civarında oranda ödemeler de var. O yüzden %48’ler civarında kullandırılan rotatif kredilerle alınan komisyonları dikkate alırsak, kredi maliyetleri %50’lerin üzerine çıkmaktadır. Ancak kredi büyümesi bunun çok çok altındadır. Demek ki reel anlamda kredi daralması yaşanmakta, enflasyon nedeniyle daha fazla nakit kaynağa ihtiyacı olan firmalar da bu kredilere ulaşamamakta, ulaşanlar ise aşırı yüksek reel faiz ödemek zorunda kalmaktadırlar. Kredi büyüme tavan uygulaması bankaların agresif bir şekilde kredi kullandırımlarını sınırlamaktadır. Aynı zamanda rekabetçi bir kredi piyasasının oluşumunu da engellemekte, dolayısıyla da oranların çok yüksek kalmasına neden olmaktadır.

Bir yandan sıkı para politikası nedeniyle uygulanan tedbirler krediye ulaşımı zorlaştırırken, talebi de zayıflattığı için ciro yapma kabiliyetini de düşürdüğünden vadeler uzamakta ve nakit döngüyü yapmakta daha da fazla zorlanmalarına sebep olmaktadır.

Bu sürecin 2026 yılı sonuna kadar da aynen devam etme ihtimali de yüksek olduğundan vakit geçirmeden tebirler almak gerekmektedir.

Bir öneri yapmadan da geçmeyelim. KDV tahsilatı, tahakkukun yapıldığı aydan sonraki ay değil de 3-4 ay sonra alınsa, şirketler KDV yatırmak için kredi alma zorunluluğunun azalması nedeniyle daha rahat nefes alamazlar mı? Çözüm çok, yeter ki varlık ve yükümlülük yönetimini iyi yapalım.

Saygılarımla.

ETİKETLER :
YAZARIN DİĞER YAZILARITümünü Göster FİNANS HATTI

BANKA HİSSELERİ Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri AKBNK 61,65 0,08 320.580.000.000,00 ALBRK 7,88 -0,88 19.700.000.000,00 GARAN 120,70 -1,95 506.940.000.000,00 HALKB 36,08 0,95 259.226.791.755,36 ICBCT 20,64 -5,15 17.750.400.000,00 ISCTR 12,06 0,25 301.500.000.000,00 SKBNK 6,97 -34,18 17.425.000.000,00 TSKB 10,82 -0,46 30.296.000.000,00 VAKBN 28,62 -0,90 283.793.673.988,26 YKBNK 31,72 2,32 267.940.466.728,48

Finans Gundem
İlgili Haberler
Borsa ABD`de istihdam maliyeti ikinci çeyrekte arttı Uzmanpara · az önce Borsa MEVDUAT FAİZİ 2026 | Bankalar faizleri güncelledi! 500 bin TL'nin aylık getirisi değişti... İşte banka banka kazanç tablosu CNN Türk Para · az önce Borsa ABD ve Japonya'dan yene koordineli müdahale hazırlığı Foreks · 8 dk önce Borsa Kapalı çarşı altın fiyatları 31 Temmuz 2026 Bugün kuyumcular altın fiyatları Mynet Finans · 8 dk önce Borsa FET/USD Uzun Vadeli Plan: OTE Destek Bölgesi ve Adım Adım Akümül TradingView TR · 9 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.