Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Konferans Salonu'nda "İhracatın Finansmanı ve Yeni Nesil İhracat Destekleri Programı" düzenlendi. İhracatın finansmanına yönelik güncel uygulamalar ile yeni nesil ihracat destek mekanizmalarının ele alındığı programa İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da katıldı. Programın açılış konuşmasını KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci yaptı.
Türkiye'nin son yıllarda ihracatta önemli bir başarı hikâyesi yazdığını ifade eden Büyüksimitci, bu başarının kalıcı hale gelmesi için ihracatın niteliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Katma değerli üretimin küresel rekabette belirleyici olacağını dile getiren Büyüksimitci, katma değerin yalnızca yüksek teknolojiyle sınırlı olmadığını; tasarım, marka, kalite, verimlilik ve güçlü pazarlama kabiliyetinin de ürünlerin katma değerini artıran temel unsurlar arasında yer aldığını kaydetti.
Ticaret Bakanlığı'nın ihracat desteklerine yönelik uygulamalarını da değerlendiren Büyüksimitci, e-ihracat, markalaşma, Turquality, UR-GE, Yeşil Mutabakat, uluslararası fuar destekleri ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin ihracatçıların rekabet gücünü artırdığını söyledi. Program kapsamında bu desteklerin uygulayıcılarından doğrudan bilgi alınmasının firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu dile getirdi.
En önemli gündem maddesi finansmana erişim
Sanayicilerin en önemli gündem maddesinin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, uygun maliyetli ve erişilebilir finansmanın üretim, yatırım, istihdam ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. İhracatçıların sahada yaşadığı sorunlardan hareketle iki somut beklentileri olduğunu belirten Büyüksimitci şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizin üç aylık ihracat bedeli yaklaşık 70 milyar dolara karşılık gelmektedir. İhracatçının işletme sermayesi ihtiyacı da çoğu zaman birkaç aya yayılmaktadır. Bu nedenle reeskont kredilerinin toplam hacminin, en az üç aylık ihracat bedelimize karşılık gelen 70 milyar dolar seviyesine çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu kaynağın yıl boyunca öngörülebilir, kesintisiz ve erişilebilir olması; firma ölçekleri gözetilerek adil biçimde dağıtılması, ihracatçımızın sipariş alma ve fiyat verme gücünü doğrudan artıracaktır. Reeskont kredisi yalnızca bir finansman aracı değil, ihracat kapasitemizi büyüten stratejik bir kaldıraçtır. İkinci beklentimiz ise döviz dönüşüm desteğinin kapsamı ve oranıyla ilgilidir. Yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini önemli buluyoruz. Ancak ihracatçımızın karşı karşıya bulunduğu maliyet ve kur baskısı dikkate alındığında bu desteğin daha güçlü bir seviyeye taşınmasına ihtiyaç var. Talebimiz; yüzde 3 döviz dönüşüm desteğine, 5 puanlık ilave bir prim verilmesidir. Toplam desteği yüzde 8 seviyesine taşıyacak böyle bir düzenleme ile özellikle finansman maliyetlerinin ve kur baskısının yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımızı önemli ölçüde rahatlatacaktır. Aynı zamanda ihracat bedellerinin ülkemize daha hızlı getirilmesini teşvik ederek döviz rezervlerimize ve makroekonomik istikrara da katkı sağlayacaktır.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.