2 Ağustos 2026, Pazar · 00:16 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Hatimoğulları, Tunceli'de konuştu: İmralı’da oluşan mutabakat yasaya yansımalı

Tunceli'de "Hafıza ve Özgür Yaşam için İnancımıza Sahip Çıkıyoruz" şiarıyla düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nin üçüncü gününde Atatürk Stadyumu'nda gerçekleştirilen konsere binlerce kişi katıldı. Etkinlikt…

Hatimoğulları, Tunceli'de uzun yıllardır asimilasyon ve baskı politikalarının sürdüğünü savunarak, bugün bu politikaların farklı yöntemlerle devam ettiğini söyledi.

İnanç merkezlerimizi sonuna kadar savunduk, şimdi özel harp politikaları ile kültürel ve inançlarımızı çürütmeye çalışıyorlar. Katliam ve şiddetle yapamadıklarını özel harp politikaları ile hayata geçirmeye çalışıyorlar. Uyuşturucu ve fuhuş ile başta kadınlar olmak üzere buradaki toplum çürütülmeye çalışılıyor. Devlet, burayı özel savaş laboratuvarı olarak kullanıyor. Sevgili Gülistan Doku'nun başına gelenleri sıradan saymamak gerekiyor. Buradan toplumu çürütmeye çalıştılar. Dönemin valisi, doktoruna kadar birçok kişiye kadar uzandı soruşturma, bu soruşturma dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya kadar uzanmalıdır.

"Alevileri parayla satın alamazsınız"

Hatimoğulları, 4 Mayıs Dêrsim Tertelesi anmaları sırasında düzenlenen "Alevi Dedeleri Zirvesi"ne de değinerek iktidarı eleştirdi.

Biz anmayı gerçekleştirirken Dêrsim'de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı kurum 138 kişiyle adeta Aleviliği pazarlamaya çalışmış. Alevileri parayla satın alamazsınız.

Konuşmasında Munzur Havzası'ndaki madencilik faaliyetlerine de değinen Hatimoğulları, ekolojik yıkımın aynı zamanda inanç mekanlarını hedef aldığını söyledi.

Munzur'da birçok maden ruhsatı verildi. Kayalar ve dağlar delik deşik ediliyor. Kayalar, dağlar ve Munzur Dêrsim halkının en önemli inanç yerleridir. Dêrsim'de özel olarak bu özel yıkımla daha fazla çöreklenmek istiyorlar, inanca ve kültürel değerlere buradan da saldırmak istiyorlar. Doğamıza, taşımıza, Munzur'a, Pülümür'e sahip çıkıyoruz.

"Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı güçlü örgütlenme çağrısıdır"

Hatimoğulları, Abdullah Öcalan'ın "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"na değinerek bunun yalnızca Kürt halkına değil, bütün toplumsal kesimlere yönelik demokratik örgütlenme çağrısı olduğunu ifade etti.

Kürt halkı kendi kimliği ve kültürü için mücadele ediyor. Aleviler kendi inançları ve kültürel değerleri için mücadele ediyor. Ancak mücadele alanlarını birleştiremezsek bu kadar güçlü baskılara karşı tek başımıza direnme olanağımız zayıf olur.

Kadın hareketi, emek mücadelesi ve ekoloji mücadelesinin barış mücadelesiyle birleşmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, Türkiye'de yaşanan ekonomik sorunlara da dikkat çekti.

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanması beklenen yasal düzenlemeye ilişkin beklentilerini de dile getiren Hatimoğulları, çıkarılacak yasanın demokratik çözümün önünü açması gerektiğini söyledi.

Bu yasanın Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için bir temel oluşturmasını, bir geçiş dönemi yasası niteliğinde olmasını bekliyoruz. Birçok Dersimlinin, sürgündeki siyasetçilerin kendi kentlerine, kendi ülkelerine dönerek demokratik siyasete katılımının önünü açmasını istiyoruz. İmralı'da oluşan mutabakatın da yasaya yansımasını bekliyoruz. Aksi durumda bu yasa beklentiyi karşılamaz ve kâğıt üzerinde kalır.

Hatimoğulları, Kürt sorunu ile Alevi sorununun tek bir yasayla çözülemeyecek tarihsel meseleler olduğunu, ancak demokratikleşme yönünde güçlü adımların atılması gerektiğini ifade etti.

"Kayyım mutlaka lağvedilmelidir"

Konuşmasının son bölümünde kayyım uygulamalarını da eleştiren Hatimoğulları, Dêrsim ve Ovacık belediyelerine ilişkin çağrıda bulundu.

Barışın önemli adımlarından biri kayyımın lağvedilmesidir. Kayyım mutlaka lağvedilmelidir. Dersim Belediyesi'ne kayyım atanmış bir kentteyiz. Birsen Orhan ve Cevdet Konak görevlerine iade edilmeli. Aynı şekilde Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de görevine iade edilmelidir.

Hatimoğulları, konuşmasını cumhuriyetin demokratikleşmesi ve toplumsal barış vurgusuyla tamamladı.

Cumhuriyet Alevisiyle, Kürdüyle barışmalıdır. Bütün halkları ve inançları eşit yurttaş olarak görmelidir. Bunun için silahların susması yetmez; barış inşa edilmeli, adalet ve eşitlik sağlanmalıdır. Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Hristiyanıyla bu coğrafyanın bütün halkları barışı sahiplendikçe gerçek barış inşa olur.

Independent Türkçe

Hakkında daha ayrıntılı: TÜLAY HATİMOĞULLARIÇERÇEVE YASASIMUNZUR FESTİVALİ

DAHA FAZLA HABER OKU

Siyaset

Özgür Özel'den AK Parti'ye geçen Tuzla Belediye Başkanı'na sert tepki: Şadi de, Eren de, Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek

Siyaset

Munzur Festivali'nde konuşan YENİ Partili Günaydın: Adil ve onurlu bir barışı TBMM zemininde inşa etmeliyiz

Siyaset

Babacan'dan oturma eylemindeki şehit aileleri ve gazilere destek

Siyaset

Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş görevden uzaklaştırıldı

İlgili Haberler
Borsa Analistlerden altın yorumu: Uzun vadeli boğa piyasası sona ermedi Borsanın Gündemi · 53 dk önce Borsa Firari FETÖ mensubu Karatepe'nin evinde yüklü miktarda altın ve döviz bulundu Dünya Gazetesi · 2 saat önce Borsa Gülistan Doku soruşturmasında 2 kişi daha tutuklandı Finans Gündem (ing) · 3 saat önce Makroekonomi Gülistan Doku soruşturması: Nevşehir Emniyet Müdür Yardımcısı tutuklandı Independent Türkçe · 3 saat önce Makroekonomi Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 27'ye yükseldi Independent Türkçe · 3 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.