Zeynep Aktaş – Yüksek getirili enstrümanlar yatırımcıların radarında. Katılım fonlarında yıllık getiri sıralaması ise yatırım aracının seçiminden çok daha fazlasını anlatıyor. En fazla kazandıran 25 fonun getirisi yüzde 46,36 ile yüzde 89,32 arasında değişirken, sıralamanın zirvesini teknoloji teması belirliyor. Hisse senetleri, gümüş, enerji ve çoklu varlık yönetimi de üst sıralara taşınan kategoriler arasında yer aldı. Para piyasası fonları ise daha dar bir getiri aralığında kümeleniyor. Oluşan tablonun verdiği mesaj ise performansın tek bir varlık sınıfına dayanmadığını; yatırım evreninin genişliği, yabancı piyasalara erişim, döviz cinsi varlıklar ve portföy yöneticisinin dağılım tercihleriyle şekillendiğini gösteriyor.
Teknoloji getiri makasını açtı
CPU fonu, yüzde 89,32 yıllık getiriyle oluşan tablonun ilk sırasında yer alıyor. Fonun yerli ve yabancı teknoloji şirketlerine, teknoloji temalı yatırım fonlarına, borsa yatırım fonlarına ve kira sertifikalarına uzanan stratejisi, tablodaki en yüksek performansın arkasındaki geniş yatırım alanını ortaya koyuyor. Türk lirası ile döviz cinsi varlıkları birlikte kullanabilmesi ve küresel teknoloji şirketlerine erişebilmesi, getiriyi destekleyen olası unsurlar arasında değerlendirilebilir. KTJ fonu yüzde 67,94 getiriyle ikinci sırada yer alıyor. İki teknoloji fonunun zirveyi paylaşması, tematik yatırımın doğru varlık seçimiyle güçlü bir getiri farkı yaratabildiğine işaret ediyor. Bununla birlikte iki fon arasındaki 21,38 puanlık makas, aynı temayı taşımanın benzer sonuç üretmeye yetmediğini söylüyor. Şirket seçimi, coğrafi dağılım, döviz ağırlığı ve aktif yönetim kararları performans üzerinde belirgin şekilde ayrıştırıcı rol üstleniyor.
Hisse, gümüş ve enerji yarışı
Hisse senedi yoğun katılım fonları, getiriyi doğrudan katılım endekslerinde yer alan şirketlerin performansından alıyor. Bu grupta YHK fonunun yüzde 66,13’e ulaşan getirisi, yerli hisse stratejisinin teknoloji temalı fonlarla rekabet edebildiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte aynı kategoride KHC fonunun getirisinin yüzde 46,36’da kalması, fon türünün tek başına performansı açıklayamadığını göstermesi açısından önemli. Gümüşe dayalı fon ve borsa yatırım fonlarına yönelen stratejide listeye girmeyi başaran KGM fonu yüzde 65,40 ile kategorisinin en iyi performansını sergiledi. Kıymetli madenleri daha geniş bir çerçevede kullanan KUT fonu ise yüzde 54,26’da kaldı. Oluşan fark, belirli bir madene yoğunlaşma ile farklı kıymetli madenler arasında dağılım yapmanın performans üzerindeki etkisini gösteriyor. Enerji temalı katılım fonlarında KNJ yüzde 63,24’e ulaşan getirisiyle yerli elektrik şirketleriyle yurt dışındaki temiz, yenilenebilir ve alternatif enerji şirketlerini buluşturan yapının sonucunu yansıtıyor. Tablonun ilk sıralarındaki görünüm üç ayrı getiri motoruna işaret ediyor: teknoloji şirketlerinin büyüme potansiyeli, katılım endekslerindeki hisse performansı ve emtia fiyatlarına erişim. Yatırımcı açısından kritik ayrım, bu temaların taşıdığı farklı oynaklık düzeylerinde oluşuyor.
Varlık dağılımı riski dengeledi
Çoklu varlık katılım fonlarında getiride listeye girmeyi başaran en yüksek performansı CKF fonu yüzde 60,23 ile gerçekleştirdi. FFH ise yüzde 47,50 ile kategorinin ne denli değişken performans sergileyebildiğini işaret ediyor. Bu grupta performansı belirli bir yatırım teması yerine stratejik ve taktiksel varlık dağılımı şekillendiriyor. Ortaklık payları, kira sertifikaları, katılma hesapları, altın ve diğer kıymetli madenler arasında dağılım yapılması, fon yöneticilerine piyasa koşullarındaki değişime uyum sağlayabilecekleri geniş bir hareket alanı veriyor. Çoklu varlık fonları arasındaki listeye girenler arasında en yüksek ile en düşük getiri farkının yaklaşık 13 puan olması, çeşitlendirmenin her fonda aynı sonucuüretmediğini ortaya koyuyor. Portföyde hangi varlık sınıfına ne kadar ağırlık verildiği, dağılımın hangi dönemde değiştirildiği ve kısa vadeli fırsatların nasıl değerlendirildiği performansı belirleyen temel unsurları arasında yer alıyor. Fon sepetlerindeki getirilere bakıldığında ise en yüksek yüzde 50,53 ile SPT fonu sağlarken GO2 yüzde 49,12 ile hemen gerisinde duruyor. Yerli ve yabancı yatırım fonları ile borsa yatırım fonlarına erişim sağlayan bu yapı, riski farklı yöneticiler ve varlıklar arasında dağıtıyor. Buna karşılık tematik fonlardaki güçlü fiyat hareketlerinin getiri üzerindeki etkisi daha sınırlı kalabiliyor. Para piyasası katılım fonlarından PPK yüzde 46,51 ve AIS yüzde 47,77 yükseliş kaydetti. Her iki fon arasında oldukça dar bir fark söz konusu. Vadesi en fazla 184 gün olan likit araçlara yönelen ve ağırlıklı ortalama vadeyi 45 günle sınırlayan bu fonlar, yüksek likidite ile daha düşük dalgalanma arayışına karşılık veriyor. Katılım ilkelerine dayalı yatırım alanı hisse senetleri, kira sertifikaları, katılma hesapları, murabaha işlemleri ve kıymetli madenlerle biçimleniyor. Ortaya çıkan tablo, daha yüksek getirinin tematik yoğunlaşma ve piyasa riskiyle; daha dengeli sonuçların ise çeşitlendirme, kısa vade ve likiditeyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Geçmiş performansın geleceğe taşınacağı varsayımı yerine fonun stratejisi, risk değeri, varlık dağılımı ve vade birlikte ele alınmalı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.