3 Ağustos 2026, Pazartesi · 02:22 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

TİM/Gültepe: Rekabetçiliğin yeni adı 'moneyshoring'

Avrupa'ya yakın olmanın tek başına sipariş getirmediğini söyleyen TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye'nin önce fiyat rekabetçiliğini yeniden kazanması gerektiğini vurgulayarak, "Moneyshoring'i sağlayamazsak 'nearshoring…

YAYINLAMA 03 Ağustos 2026 00:00

GÜNCELLEME 03 Ağustos 2026 00:07

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

İMAM GÜNEŞ / İSTANBUL

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, sanayinin özellikle tekstil ve hazır giyimde yaşadığı rekabet kaybının artık geçici bir dalgalanma olmaktan çıktığını söyledi. EKONOMİ’ye konuşan Gültepe, Avrupa’ya coğrafi yakınlığın tek başına sipariş getirmediğini belirterek, “Türkiye’nin önceliği nearshoring değil moneyshoring olmalı. Çünkü fiyat rekabetçiliğini sağlayamazsak yakınlık avantajı çalışmaz” dedi. Kur artışının enflasyonun gerisinde kalmasının sanayicinin maliyet yapısını bozduğunu ifade eden Gültepe, döviz dönüşüm desteğinin artırılması ve reeskont kredilerinin daha düşük maliyetle kullandırılması gerektiğinin altını çizdi.

Tekstıl ve hazır giyim sadece sipariş değil ekosistem kaybediyor

Tekstil ve hazır giyimde sorunun yalnızca maliyet artışı olmadığını belirten Gültepe, sektörün tedarik zincirinde ciddi bir çözülme yaşandığını ifade etti. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin kendisinin kan kaybetmesinden ziyade bütün bir ekosistemin kan kaybettiğine dikkat çeken Gültepe, “Oyuncu sayısı azalıyor, oyuncunun niteliği geriliyor. Tedarikçi tarafı küçüldüğü için entegrasyon kayboluyor. Fiyatı tutsanız bile müşterinin beklediği servis seviyesini sağlayamıyorsunuz” dedi.

Yabancı alıcıların Türkiye algısında belirgin bir bozulma olduğunu aktaran Gültepe, “Müşteri bize doğrudan ‘Türkiye’de eski seviye yok, ne oldu size’ diyor. Servis ve kalite eskisi gibi değil, zaten pahalısınız diyorlar. Bu geri bildirimleri sahada çok net alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bazı alıcıların Türkiye’den tamamen çıktığını, bazılarının ise siparişlerinin çok küçük bir bölümünü Türkiye’de tuttuğunu anlatan Gültepe, “Yüzde 10-15’lik kısmı Türkiye’de bırakıp asıl büyük siparişleri başka ülkelere veren müşteri sayısı arttı. Pandemi, savaşlar veya Hürmüz Boğazı gibi kriz dönemlerinde bize yönelenler oldu ama bu kalıcı bir dönüş değil. Türkiye’yi çoğu zaman güvenli bir B planı olarak görüyorlar. Türkler yapar mı yapar diyorlar. Ama pahalı olduğumuz için alternatif ülkelere gitmeyi tercih ediyorlar” diye konuştu.

AB’de pay kaybının nedeni moneyshoring eksikliği

Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin ana pazarı olmaya devam ettiğini ancak pazar payının birçok sektörde gerilediğini söyleyen Gültepe, bu kaybın temel nedeninin fiyat rekabetçiliğindeki bozulma olduğunu vurguladı. Gültepe, sözlerine şöyle devam etti: “AB’de hemen hemen bütün sektörlerde payımız aşağı geliyor, Çin ise payını artırıyor. Rakip ülkeler maliyet baskısı yaşamadığı için teknolojiye, markaya ve lojistiğe yatırım yapabiliyor. Biz ise önce fiyat rekabetçiliğini yeniden kurmak zorundayız. Avrupa’ya yakın olmak tek başına sipariş getirmiyor. Müşterinin ilk baktığı konu fiyat. Bu nedenle bizim önceliğimiz moneyshoring olmalı. Moneyshoring’i sağlayamazsak nearshoring ve friendshoring avantajı kağıt üzerinde kalır. Rakip ülkeler büyümeye devam ederken biz pazar kaybetmeye devam ederiz.”

Hazır giyim ihracatındaki gerilemeye dikkat çeken Gültepe, sektörün son dört yılda yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat kaybettiğini söyledi. İhracatın 21,2 milyar dolardan 16,9 milyar dolara gerilediğini vurgulayan Gültepe, “Her yıl yüzde 5-7 arasında küçülen bir yapı oluştu. Üç yıl öncesine kadar güçlü büyüyen sektör bugün maalesef hızla daralıyor” dedi.

Sektörde moral bozukluğunun yüksek olduğunu belirten Gültepe, “İstihdam küçülüyor, insanlar geleceğini göremiyor. Sektörün enerjisi bozuldu. Bundan sonra bir süre daha küçülerek devam edecek gibi görünüyor. Sektör eski seviyelerinden daha çok küçülerek büyümek zorunda. Bunu da başarabilmesi fiyat rekabetçiliğinin sağlanması gerekiyor” diye konuştu.

Sanayiciden “destek değil rekabet zemin” talebi

Kur-enflasyon dengesizliğinin yalnızca üreticiyi değil finans sistemini de etkilediğini söyleyen Gültepe, “Ciro ve kârlılık düşüyor, teminat yapıları bozuluyor. Kurun enflasyonun gerisinde kalması sanayiciden bankacılık sistemine kadar herkesi etkiliyor” ifadelerini kullandı.

İhracatçının nefes alabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin artırılması gerektiğini belirten Gültepe, “Yüzde 3 olan destek yüzde 10’a çıkarılırsa ciddi rahatlama sağlar. Bu kaynak zaten ihracatçıya gidiyor. İhracatçının ayakta kalması ekonominin de lehinedir. Bu firmaları sağlıklı çalışmasını sağlamak için gerekli. Reeskont faizinin yüzde 15 seviyesine çekilmesini istedik. Uygulama noktasındaki taleplerimizi de Merkez Bankamıza bildirdik. Gerekirse faturalandırma yapılabileceğini söyledik. Uygun bir çözüm çıkmasını bekliyoruz” dedi.

Sanayicinin temel beklentisinin kalıcı destek paketlerinden çok rekabet edebileceği bir ekonomik zemin olduğunu vurgulayan Gültepe, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün sanayicinin istediği şey ayrıcalık değil. Kur, finansman ve maliyet koşullarında rakipleriyle benzer şartlarda üretim yapmak istiyor. Fiyat rekabetçiliğini yeniden kurabilirsek Türkiye’nin kalite, hız ve yakınlık avantajı yeniden değer üretir.”

TİM’den 2 bin kişilik kongre merkezi yatırımı

Büyük alım heyetleri ve uluslararası organizasyonlar için yeni bir kongre merkezi projesi üzerinde çalıştıklarını dile getiren TİM Başkanı Mustafa Gültepe, projeyi yaklaşık iki yıl içinde tamamlamayı öngördüklerini söyledi. Hedeflenen merkezin en az 2 bin kişilik kapasiteye sahip olacağını belirten Gültepe, “Merkezi, yalnızca toplantı altyapısı değil, Türkiye’nin ihracat tanıtımı ve uluslararası iş ağlarını güçlendirecek bir merkez olarak planlıyoruz. Genel kurullar, büyük ödül törenleri ve uluslararası etkinlikler için önemli bir ihtiyacı karşılayacak” diye konuştu.

İhracatçı birliklerinde işçilik yükü yüzde 40’ı aştı

Yüksek enflasyonun ihracatçı birliklerinin mali yapısını ciddi biçimde zorladığını söyleyen TİM Başkanı Mustafa Gültepe, gelir-gider dengesinin bozulduğuna dikkat çekti. Gelirlerin ihracata bağlı olduğu için aynı hızda artmadığına değinen Gültepe, “Ancak giderler enflasyon oranında yükseliyor. Eskiden bütçelerde yüzde 20-25 seviyesinde olan personel giderleri bugün yüzde 40’ın üzerine çıktı. Dolayısıyla işçilik maliyetlerindeki hızlı artış birliklerimizin faaliyet bütçelerini de daraltıyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Kavukcu'dan transfer açıklaması: Barış Alper Yılmaz'a teklif geldi m? Ekonomim · 47 dk önce Borsa Trump: İran ile anlaşma görüşmeleri başlayacak Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Trump: Hürmüz konusunda anlaşma var Ekonomim · 1 saat önce Borsa Her Amerikalı 114 bin dolar borçlu! Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Borsa Adana'da traktörün altında kalan muhtar hayatını kaybetti Ekonomim · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.