3 Ağustos 2026, Pazartesi · 10:12 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Gelir çağı bitti, servet çağı başladı

Gelir çağı bitti, servet çağı başladı

Financial Times’ın “Opinion” bölümünde yayımlanan John Burn-Murdoch imzalı yazı da tam bu noktaya dikkat çekiyor. Yazının ana tezi şu: Dünya, "gelir dünyasından" "servet dünyasına" geçiyor. Yani insanların toplumdaki yerini artık yalnızca maaşları değil, sahip oldukları varlıklar belirliyor. Üstelik yazarın vurguladığı gibi, servet eşitsizliği çok artmamış olsa bile servetin gelir karşısındaki ağırlığı belirgin biçimde yükselmiş durumda.

Aslında tablo Türkiye’ye de hiç yabancı değil.

Son beş yılda konut fiyatları, arsa değerleri, altın ve birçok finansal varlık maaşlardan çok daha hızlı arttı. Aynı işi yapan iki kişiden biri birkaç yıl önce ev alabildiyse bugün önemli sayılabilecek bir servet sahibi oldu. Alamayan ise maaşı artsa bile aynı eve ulaşmakta her geçen gün daha fazla zorlanır hale geldi.

Son beş yılda konut fiyatları, arsa değerleri, altın ve birçok finansal varlık maaşlardan çok daha hızlı arttı.

Benzer bir tablo borsada da yaşandı. Doğru zamanda doğru hisselere yatırım yapanlar servetlerinin ciddi şekilde arttığını gördüler. Buna karşılık yalnızca maaşıyla geçinen milyonlarca kişi, gelirlerindeki artışa rağmen aynı ekonomik sıçramayı yapamadı.

Bu yüzden bugün artık gençlerin en büyük sorusu "Ne kadar maaş alacağım?" değil, "Ev sahibi olabilecek miyim?". Çünkü ekonomik güvenceyi belirleyen unsur giderek aylık gelir değil, sahip olunan varlıklar oluyor.

Türkiye'nin kendine özgü dinamikleri bu dönüşümü daha da hızlandırdı. Yüksek enfl asyon, negatif reel faiz dönemleri ve varlık fiyatlarındaki sert yükseliş, serveti olanla olmayan arasındaki mesafeyi açtı. Çalışarak servet oluşturmak zorlaşırken, mevcut serveti korumak ve büyütmek görece daha kolay hale geldi.

Bu değişim yalnızca ekonomiyi değil, toplumun adalet duygusunu da etkiliyor. İnsanlar çok çalışmanın tek başına yeterli olmadığına inanmaya başladığında, fırsat eşitliğine güven de zayıflıyor ve biz tam da o noktaya gidiyoruz.

Belki de artık şu soruyu daha sık sormalıyız: Türkiye'de kişinin ekonomik geleceğini hâlâ emeği mi belirliyor, yoksa doğru zamanda alınmış bir ev, bir arsa, birkaç hisse senedi ya da aileden kalan miras mı?

Bu sorunun yanıtı, sadece ekonominin değil, gelecek kuşakların hayata bakışını da şekillendirecek.

İlgili Haberler
Makroekonomi Petrol aşağı, altın yukarı! Piyasalarda savaş baskısı... CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Borsada işlem gören Ulusoy Un'da (ULUUN) ad değişikliği CNBC-e · 13 dk önce Makroekonomi Borsa İstanbul kritik enflasyon gününe yükselişle başladı CNBC-e · 14 dk önce Makroekonomi ZERGY’den Temmuz’da 554,4 milyon TL’lik konut satışı Paratic · 15 dk önce Makroekonomi Dolar/TL Haftaya Yükselişle Başladı Haber.com Ekonomi · 15 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.