4 Ağustos 2026, Salı · 09:42 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Toprağa yapılan yatırım, geleceğe atılan imzadır

Toprağa yapılan yatırım, geleceğe atılan imzadır

Sanayi ile tarımın aynı şehirde yan yana büyüyebileceğini yıllardır söylüyoruz. Çünkü güçlü bir ekonomi yalnızca bacası tüten fabrikalarla değil, ekilen tarlalarla, dolan ahırlarla, hasat edilen ürünlerle de ayakta kalıyor. Üstelik iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği, gıda güvenliğinin ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir dönemde bu gerçeğin değeri çok daha iyi anlaşılıyor. Bugün tarım artık sadece çiftçinin meselesi değil. Soframıza gelen ekmeğin, sebzenin, meyvenin, etin, sütün meselesi. Dolayısıyla tarıma yapılan her yatırım aslında hepimizin geleceğine yapılan yatırımdır.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin son yedi yılda tarım ve hayvancılık alanında hayata geçirdiği çalışmaları da bu bakış açısıyla değerlendiriyorum. Elbette 98 farklı proje ve yaklaşık 1,5 milyar liralık destek önemli bir büyüklüğü ifade ediyor. Ancak bence asıl dikkat çeken nokta, bu yatırımların sadece rakamlardan ibaret olmaması; üretimin her aşamasına dokunan, çiftçinin ihtiyacına doğrudan karşılık veren bütüncül bir destek modeli ortaya koymasıdır.

Bir üretici tarlasını sürerken mazot desteğini hissediyor. Ekim zamanı gübresini daha uygun şartlarda alabiliyor. Yem bitkisi desteğiyle hayvancılığını sürdürüyor. Modern sera kurarak dört mevsim üretim yapabiliyor. Sulama altyapısıyla suyu daha verimli kullanıyor. Ürünü katma değerli hale geldiğinde ise sözleşmeli üretim modeliyle pazarlama kaygısını azaltıyor.

İşte kalkınma dediğimiz tam da budur. Üreticiyi yalnızca bugünün sorunlarıyla baş başa bırakmayan, yarının ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayıştır.

Şu bir aşikardır ki 525 milyon liralık sulama yatırımını da göz ardı etmemek gerekiyor. İklim değişikliğinin en büyük etkilerinden biri suya erişim olacak. Bugün yapılan her sulama yatırımı, aslında geleceğin tarımını güvence altına alıyor. Bu nedenle bu tür projeler günü kurtarmak için değil, yarını inşa etmek için yapılıyor.

Bir başka dikkat çekici nokta ise tıbbi ve aromatik bitkilere verilen önem. Geleneksel ürünlerin yanında katma değeri yüksek alternatif ürünlere yönelmek artık bir tercih değil, zorunluluk. Dünyada bu pazar hızla büyürken Kocaeli'nin de bu alanda üretici yetiştirmesi önemli bir vizyonun göstergesi.

Elbette sadece bitkisel üretim değil; hayvancılık, arıcılık, meyvecilik ve kooperatifçilik gibi birçok alanın aynı anda desteklenmesi de kırsal kalkınmanın bütüncül ele alındığını gösteriyor. Çünkü kırsalda yaşayan insanın yalnızca bir gelir kapısı yok. Çeşitlenen üretim, aynı zamanda daha güçlü bir kırsal ekonomi anlamına geliyor.

Çünkü geleceğin en zengin ülkeleri yalnızca en çok üretenler değil, aynı zamanda kendi gıdasını güvence altına alabilen ülkeler olacak ve unutmayalım ki toprağa sahip çıkan şehirler, geleceğine de sahip çıkar.

İlgili Haberler
Makroekonomi Barış umudu petrolü düşürdü, altını yükseltti CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi İş Bankası kârı beklentiyi karşılamadı, hedef düştü Paratic · 17 dk önce Makroekonomi Altında yön arayışı: Gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar? 4 Ağustos 2026 güncel altın fiyatları Ekonomist · 18 dk önce Makroekonomi Küresel piyasalarda karışık seyir: Gzöler SpaceX bilançosunda... Sabah Finans Ekonomi · 23 dk önce Makroekonomi Tarım arazilerinde yeni dönem! Arazi şartı 5 hektardan 2 hektara indirildi Sabah Ekonomi · 23 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.