Karadeniz’de ticari gemilere yönelik artan saldırılar denizcilik sektöründe güvenlik endişelerini artırırken, Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER), kamu otoritelerine güvenli deniz koridorlarının oluşturulması çağrısında bulundu.
05 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!AYSEL YÜCEL
Dernek, devlet öncülüğünde uluslararası diplomatik girişim başlatılmasını, kriz koordinasyon mekanizması kurulmasını ve olası uzun süreli kriz senaryolarına karşı armatörlere finansman desteği sağlayacak modellerin hazırlanmasını önerdi.
KOSDER’in geniş katılımlı istişare toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, sivil ticari gemilere yönelik füze, insansız hava aracı (İHA) ve patlayıcı mühimmat saldırılarının artık ‘kabul edilebilir ticari risk’ sınırlarını aştığı belirtilerek, deniz taşımacılığında can güvenliğinin tüm ticari kaygıların önünde geldiği vurgulandı.
Personelin haklarına hukuki güvence talebi
Sonuç bildirgesinde, yüksek savaş riski taşıyan bölgelerde görev yapan gemi kaptanları ve gemi adamlarının güvenlik konusundaki yetki ve sorumluluklarının netleştirilmesi gerektiği belirtildi. Riskli seferlere katılmama veya seferden çekilme hakkının hukuki güvence altına alınmasının önemine dikkat çekildi.
Sigorta süreçlerinde hazırlık vurgusu
Bildirgede, saldırılar sonrasında yürütülecek hukuki süreçlerin devlet bağışıklığı, saldırıyı gerçekleştiren tarafın tespiti ve uluslararası yargı yetkisi gibi nedenlerle karmaşık hale geldiği ifade edildi. Bu nedenle meydana gelen her saldırının güçlü delillerle desteklenen kapsamlı hukuki dosyalarla kayıt altına alınması gerektiği kaydedildi.
Sigorta açısından ise P&I, Gövde-Makine ve Savaş Riski poliçelerinin sefer öncesinde ayrıntılı şekilde gözden geçirilmesi, riskli bölgelere giriş öncesi gerekli bildirimlerin eksiksiz tamamlanmasının kritik önem taşıdığı belirtildi.
IMO nezdinde diplomatik girişim önerisi
KOSDER, güvenlik sorununun artık tek tek armatörlerin yönetebileceği boyutu aştığını belirterek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda diplomatik girişim başlatılmasını istedi.
Bildirgede, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülecek girişimlerle yalnızca tahıl taşımacılığını değil; enerji, hammadde, gübre ve yem yüklerini de kapsayacak güvenli deniz koridorlarının oluşturulması çağrısı yapıldı.
Ayrıca Türk bayraklı gemilere sağlanan diplomatik ve idari kolaylıkların Türk sahipli veya Türk işletmesindeki gemileri de kapsayacak şekilde genişletilmemesi halinde sektörün bayrak değişimine yönelebileceği ve Türk filosunun tonaj kaybıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuldu.
KOSDER, İMEAK Deniz Ticaret Odası, Türk Armatörler Birliği ve ilgili kamu kurumlarının katılımıyla kalıcı bir kriz koordinasyon mekanizmasının vakit kaybetmeden oluşturulmasını da önerdi.
‘Laid-up’ süreci için finansman modeli önerildi
Bildirgede ekonomik etkiler de değerlendirilerek, artan savaş riskinin bazı hatlarda navlunları gemilerin günlük işletme maliyetlerini karşılayamayacak seviyelere düşürdüğü belirtildi. Bu durumun özellikle Türk koster filosu üzerinde ciddi mali baskı oluşturduğu ifade edilirken, krizin uzaması halinde bazı gemilerin geçici olarak seferden çekilmesinin gündeme gelebileceği kaydedildi.
Bu kapsamda güvenli ‘laid-up’ (bağlama) alanlarının önceden belirlenmesi ve faaliyetlerine ara vermek zorunda kalan armatörlerin finansmana erişimini sağlayacak destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiği vurgulandı.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.