Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında reel sektörün güçlü bir ivme yakaladığına dikkat çeken Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, bankaların yeşil dönüşümde yalnızca kaynak sağlayan değil, dönüşümü yönlendiren aktörler olduğuna da dikkat çekti.
06 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Ece CEYHUN
Sürdürülebilirlik yalnızca çevresel duyarlılık ya da kurumsal sosyal sorumluluk değil; rekabet gücünü, üretim sürekliliğini ve risk yönetimini etkileyen stratejik bir konu. COP31 yaklaşırken, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm finansmanı şirketlerin gündeminde de üst sıralara tırmanıyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige’ye göre COP31’e giden süreç, reel sektörün yeşil dönüşüme artan ilgisini daha görünür hale getiriyor.
Garanti BBVA, BBVA ile birlikte Antalya’da düzenlenecek COP31’in Küresel Bankacılık Partneri oldu. Zirvenin, iklim gündeminde taahhütlerden uygulamaya geçişi hızlandırması bekleniyor. BBVA Grubu ve Garanti BBVA bu kapsamda sürdürülebilir faaliyetlerin finansmanını destekleyen kapsamlı bir program yürütecek. Edige, bankaların yeşil dönüşümde yalnızca kaynak sağlayan değil, dönüşümü yönlendiren aktörler olduğuna dikkat çekerek “Sürdürülebilirlik sadece bir çevre konusu değil, işin ta kendisi. Bugün atılmayan her adımın yarın daha yüksek bir maliyeti olacağını anlatmak, finans sektörünün ülke ekonomisi açısından önemli sorumluluklarından biri” diye konuştu.
3,5 trilyon TL’lik hedefte 1,3 trilyon TL’ye ulaşıldı
Garanti BBVA’nın 2018- 2025 döneminde 400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefini erken tamamladıktan sonra, 2018-2029 dönemi için hedefini 3,5 trilyon TL’ye yükselttiğini hatırlatan Edige, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla bu hedefin yaklaşık 1,3 trilyon TL’lik bölümüne ulaştıklarını söyledi. Edige, “Bizi asıl heyecanlandıran, Türkiye’de firmaların sürdürülebilirlik konusundaki azmi, başarısı ve ilgisi.
Bu trendin devam etmesiyle hem hedefimize ulaşacağımıza hem de Türkiye’nin sürdürülebilirlik ivmesini yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. Edige, 2029’a kadar yaklaşık 3,1 trilyon TL’lik yeni kaynağın iklim değişikliğiyle mücadele, doğal sermaye, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir tarım, su verimliliği, sosyal altyapı, toplumsal eşitlik ve finansal kapsayıcılık gibi alanlarda değerlendirileceğini söyledi.
Finansman yeni alanlara yayılıyor
Yeşil dönüşümün ciddi bir sermaye ihtiyacı doğurduğunu vurgulayan Edige, finans sektörünün bu süreçte reel sektörün dönüşüm kapasitesini artıran stratejik bir rol üstlendiğine de dikkat çekerek “Özellikle gelişmekte olan ülkelerde finansmanın önemli bir bölümünün bankalar aracılığıyla sağlanması, sermayeyi doğru alanlara yönlendirme ve dönüşümü ölçekleme sorumluluğumuzu artırıyor” dedi.
Edige’nin verdiği bilgiye göre Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman alanında geliştirdiği ürün ve çözümlerle Türkiye’nin düşük karbonlu, dayanıklı ve kapsayıcı ekonomiye geçişini desteklerken; iklim dönüşümünü hızlandıran yatırımların yanı sıra sağlık, eğitim ve sosyal altyapı gibi toplumsal kalkınmayı güçlendiren alanlara finansman ve danışmanlık sağlıyor.
Yenilenebilir enerjiler, temiz yakıtlar, enerji depolama teknolojileri, temiz teknolojiler, enerji verimliliği, su yönetimi, temiz ulaşım ve sürdürülebilir tarım gibi stratejik iklim değişikliği ile mücadele alanlarında müşterilerinin dönüşümünü önceliklendiren banka, emisyon yoğun sektörlerin dönüşümünü mümkün kılan geçiş finansmanı uygulamaları ve sürdürülebilirlik yolculuğuna bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Banka, kadın girişimcilere yönelik uygulamalarıyla kadınların ekonomik güçlenmesini desteklemeye de devam ediyor.
Müşterilere dönüşüm desteği
Garanti BBVA’nın sürdürülebilir konusunda sorumluluğu yalnızca kredi kullandırmak olarak görmediğini belirten Edige, müşterilerin karbonsuzlaşma planlarını oluşturmasına, iklim risklerini analiz etmesine ve dönüşüm stratejilerini yapılandırmasına destek verdiklerini şu sözlerle anlattı: “Biz bu dönüşümü ‘Birlikte Yaparız’ anlayışıyla, müşterilerimizle omuz omuza yürüdüğümüz bir yolculuk olarak görüyoruz. Sürdürülebilir finans bizim için bir ürün değil, bir duruş.”
Edige, yeşil kredilerle yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sıfır atık ve döngüsel ekonomi gibi yatırımların desteklendiğini; çatı GES çözümleri için özel finansman modellerine, kadın girişimcilere, elektrikli araç şarj altyapıları, sürdürülebilir tarım, çevreci konut ve yeşil leasing gibi alanlara odaklandıklarını vurguladı.
Sürdürülebilir finansmanda öncü uygulamalar
Sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi ve türev işlemlerinde üstlendikleri koordinatörlük görevlerinin bankanın bu alandaki uzmanlığını ortaya koyduğunu belirten Edige, sürdürülebilirlik çerçevelerinin ve performans göstergelerinin belirlenmesinden işlemlerin uluslararası standartlarla uyumlu biçimde tasarlanmasına kadar farklı aşamalarda sorumluluk aldıklarını söyledi.
Edige, sürdürülebilirlik kriterlerini kredi ürünlerinin yanı sıra faiz ve kur riskinden korunma işlemleri başta olmak üzere farklı risk yönetimi araçlarına da entegre ettiklerini, böylece çevresel ve sosyal performansı şirketlerin finansman yapılarının ve risk yönetimi süreçlerinin bir parçası haline getirdiklerini belirtti.
Tematik ihraçlarla sürdürülebilir finansman
Garanti BBVA’nın tematik tahvil ihraçları ve sendikasyon işlemleriyle yeni kaynaklar yaratmayı sürdürdüğünü belirten Edige, bankanın Ekim 2025’te Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracıyla 20,2 milyon ABD doları kaynak sağladığını söyledi. Edige, 2026 yılında da sürdürülebilir tarımda iklim değişikliğine uyuma yönelik 30 milyon euroluk yeşil tahvil ihraç edilirken toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı projeler ile iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık yatırımları için de 30’ar milyon ABD doları tutarında iki sürdürülebilir tahvil ihracı gerçekleştirildiğini aktardı.
Uluslararası piyasalardan sağlanan adil geçiş temalı sendikasyon kredisi de bankanın bu alandaki kaynak çeşitliliğini güçlendiriyor.
Dönüşüm risk, sermaye ve müşteri odağında yönetilecek
Edige’ye göre önümüzdeki dönemde iklim, su ve biyoçeşitlilik riskleri daha görünür hale gelecek. Finans sektörünün ise dönüştürücü rolü güçlenecek. Garanti BBVA’nın bu sürece üç başlıkta hazırlandığını ifade eden Edige, “Risk tarafında iklim, su ve doğa risklerini finansal modele entegre ediyoruz. Sermaye tarafında kaynağı dönüşüm etkisi yüksek alanlara yönlendiriyoruz. Müşteri tarafında ise finansmanın yanında dönüşüm için danışmanlık sağlıyoruz. 2050 net sıfır taahhüdümüz ve 2030 sektörel karbonsuzlaşma hedeflerimiz doğrultusunda sürdürülebilir finansmanı Türkiye’de dönüşümün en önemli kaldıraçlarından biri haline getireceğiz” ifadelerini kullandı.
COP31 yeni iş birliklerine zemin hazırlayacak
COP31’in Türkiye’de gerçekleşmesinin hem diplomatik ve hem ekonomik açıdan önem taşıdığını belirten Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, “Ülkemizin sürdürülebilirlik alanında attığı adımlar, COP31’in Türkiye’ye gelmesini sağladı. Bu, Türkiye’nin bu alandaki başarısını dünyaya göstermek için büyük bir fırsat.
Garanti BBVA olarak, BBVA ile birlikte zirvenin ‘Küresel Bankacılık Partneri’ olduk. Bu ortaklığı; Türkiye'nin sürdürülebilir dönüşümünü hızlandıracak stratejik bir yolculuğun başlangıcı olarak görüyoruz” dedi. Yeşil dönüşümü hızlandıracak sermaye ve iş birliği mekanizmalarının kalıcı hale gelmesi, Edige’ye göre COP31’in Türkiye açısından en önemli kazanımları olmaya aday.
SKDM riskine yeni Hazine çözümü
Karbon maliyetlerinin şirketler için yeni bir risk alanı oluşturduğunu vurgulayan Sinem Edige, Garanti BBVA’nın Avrupa Birliği ile ticaret yapan şirketlere yönelik yeni bir hazine çözümü geliştirdiğini de anlattı. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında sertifika fiyatlarındaki dalgalanmalarından doğabilecek maliyet riskini yönetmeyi amaçlayan çözümün türev ürün olarak yapılandırıldığını ve ilk işlemin çimento sektöründe faaliyet gösteren kurumsal bir müşteriyle gerçekleştirildiğini belirtti.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.