YAYINLAMA 06 Ağustos 2026 00:00
GÜNCELLEME 06 Ağustos 2026 00:06
YENER KARADENİZ / İSTANBUL
İsviçre'nin toplam saat ihracatı 2026'nın ilk altı ayında yüzde 0,7 gerileyerek 12,8 milyar İsviçre Frangı’na inerken, Türkiye’ye yapılan ihracat aynı dönemde yüzde 6,9 artışla 165,2 milyon franka (Yaklaşık 9 milyar 556 milyon TL) ulaştı. Söz konusu rakam 2024’ün ilk yarısında 145,2, 2025’in ilk yarısında ise 154,5 milyon İsviçre frangı olarak gerçekleşmişti. Bu yılın ilk yarısındaki performansla Türkiye, İsviçre saat ihracatında dünyanın 17’nci büyük pazarı konumunu korudu. Aynı dönemde ABD, Çin, Almanya, İtalya, İspanya ve Hollanda gibi birçok önemli pazarda daralma yaşanırken Türkiye’nin büyümesini sürdürmesi dikkat çekti.
Haziranda ivme hızlandı
Yılın ilk yarısındaki istikrarlı büyümenin ardından haziran ayında Türkiye pazarında daha güçlü bir ivme görüldü. Haziranda Türkiye’ye yapılan İsviçre saat ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26 artarak 33,7 milyon İsviçre Frangı’na yükseldi. İlk 30 Pazar arasında Türkiye ithalat artış oranında 10. Sırada yer aldı. Değer olarak ise Türkiye aylık bazda İsviçre’nin en büyük 15’inci ihracat pazarı oldu. Haziran ayında Türkiye’nin performansı, birçok büyük pazarı geride bıraktı. Aynı dönemde Çin’e ihracat yüzde 16,5, Almanya’ya yüzde 10,6, İtalya’ya ise yüzde 21,4 gerilerken, Türkiye yüzde 26’lık artışla en hızlı büyüyen büyük pazarlar arasında yer aldı.
İlk yarıda tablo farklı
Ocak-Haziran döneminde ise küresel görünüm daha zayıf kaldı. İsviçre’nin en büyük pazarı olan ABD’ye ihracat yüzde 14,8 gerilerken, Çin’e yüzde 5, Almanya’ya yüzde 10,5, İtalya’ya yüzde 6,3 ve İspanya’ya yüzde 34,3 düşüş yaşandı. Buna karşılık Fransa yüzde 63,4, Hindistan yüzde 31,5 ve Türkiye yüzde 6,9 büyüme kaydetti.
Haziran toparlanmayı getirdi
Haziran ayı verileri ise İsviçre saat sektöründe yeniden toparlanma sinyali verdi. Toplam ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,2 artarak yaklaşık 2,4 milyar İsviçre Frangı’na ulaştı. Artışta özellikle çelik, değerli metal ve iki renkli (gold-steel) saatler öne çıkarken, 200-500 frank fiyat segmentindeki saat ihracatı yüzde 54,1 arttı. 3 bin frank üzerindeki lüks saat ihracatı da yüzde 14,2 büyüdü.
Gelir dağılımındaki bozulma lüks tüketime yansıyor
İsviçre saat ihracatındaki artış, Türkiye'de son yıllarda belirginleşen gelir ve servet dağılımındaki bozulmanın tüketim alışkanlıklarına yansıması olarak değerlendiriliyor. Enflasyon karşısında geniş kesimlerin alım gücü gerilerken, yüksek gelir grubunun harcama iştahını koruması lüks tüketim pazarını canlı tutuyor. Türkiye'nin İsviçre saat ihracatında üst sıralara yükselmesi de bu eğilimin dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor.
Saat artık bir statü göstergesi
Sektör temsilcilerine göre lüks saat, artık yalnızca zamanı gösteren bir aksesuar değil; kişisel serveti, sosyal statüyü ve başarıyı simgeleyen önemli bir yatırım ve prestij ürünü haline geldi. Özellikle Rolex, Patek Philippe, Audemars Piguet ve Richard Mille gibi markalarda arzın sınırlı olması, ikinci el piyasasında da yüksek değerlerin oluşmasına yol açıyor. Bu durum lüks saatleri sadece tüketim ürünü olmaktan çıkarıp, değerini koruyan alternatif bir yatırım aracı olarak da öne çıkarıyor. Türkiye'de son yıllarda artan yüksek gelir grubu ve yeni zengin profili de lüks saat talebini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Özellikle girişimcilik, teknoloji, finans, ve sosyal medya kaynaklı oluşan yeni servet sahiplerinin lüks saatlere ilgisinin arttığı belirtiliyor. Küresel finans devi UBS'in son raporu da bu durumu doğruluyor. Kurumun Küresel Servet Raporu'na göre Türkiye'deki dolar milyoner sayısı 93 bine ulaştı. Bir yıllık süreçte ülkede 5.650 yeni kişi milyoner statüsü kazandı ve bu artış hızı ile Türkiye, dünya genelinde ikinci sıraya yerleşti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.