6 Ağustos 2026, Perşembe · 01:44 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

TÜRKLİM/Erçelik: Limanlarda akıllı çözümün anahtarı 'dikey' depolama ve otomasyon

TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, "Türkiye'nin transit yüklerden aldığı payı artırmak için kamu-özel sektör eşgüdümünü güçlendirmeli; liman, demiryolu, kara yolu ve dijital altyapı yatırımlarını bütüncül bir anlayışla hayat…

YAYINLAMA 06 Ağustos 2026 00:00

GÜNCELLEME 06 Ağustos 2026 00:06

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Türkiye, 2025 yılında limanlarda elleçlenen 553,3 milyon ton yük ve yaklaşık 14 milyon TEU konteyner hacmiyle küresel deniz ticaretinde güçlü bir konuma ulaştı. Lloyd's List'in 2024 yılı elleçleme verilerine dayanan 2025 sıralamasında Türkiye'deki limanlar arasında; Ambarlı, Kocaeli, Aliağa, Tekirdağ ve Mersin dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında yer almıştır. Yıllara göre dalgalanmalar yaşamakla birlikte sektörün uzun vadeli büyüme eğiliminin arkasında kapasite artışları, modern ekipman, dijitalleşme ve ulaşım bağlantılarına yönelik yatırımlar bulunuyor. Doğu Akdeniz'in artan lojistik ve stratejik önemi de özellikle Mersin-İskenderun hattındaki limanlarda yeni kapasite ve altyapı yatırımlarını destekliyor. Sanayi Alanları Master Planı kapsamında Marmara'daki sanayi yoğunluğunun Anadolu'ya daha dengeli yayılması ve Samsun-Mersin aksında yeni sanayi alanları oluşturulması hedeflenirken, bu gelişmenin orta ve uzun vadede koridor üzerindeki limanlara yönelik yük ve yatırım talebini artırması bekleniyor. Yük elleçlemelerine bakıldığında ise sektör 2026'nın ilk altı ayında pozitif bir görünüm ortaya koymasına rağmen yurt dışına giden yüklerde gerileme yaşandı. Limanların ilk yarı performansını değerlendiren Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Başkanı Hamdi Erçelik, "Toplam yük elleçlememiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 arttı. Yurt dışına giden yüklerde yaklaşık yüzde 7 gerileme yaşanırken, yurt dışından gelen yüklerde yüzde 1,8, transit yüklerde yüzde 3,9 ve kabotaj yüklerinde yüzde 16'nın üzerinde artış kaydedildi" bilgisini verdi. Erçelik, sektöre yönelik EKONOMİ gazetesine şu değerlendirmeleri yaptı:

Uluslararası finansman ve yeşil dönüşüm fonları sürdürülebilir lojistiğe yöneldi

Demiryolu yatırımlarında yük taşımacılığı odaklı önemli hamleler yapıldı. Özellikle transit yük taşımalarında stratejik projeler devam ediyor. Türkiye'nin lojistik altyapısında dönüşüm sürüyor. Azerbaycan, Gürcistan ve Kars'tan gelen Bakü-Tiflis-Kars hattının Marmaray/YSS Köprüsü ve Kapıkule bağlantılarıyla Avrupa'ya kesintisiz entegrasyonu hususundaki transit projeler sürüyor. Demiryolu taşımacılığını mevcut altyapı üzerinde çok daha aktif kullanmalı ve bunun ekonomik katma değerini doğru analiz etmeliyiz. Uluslararası finansman ve yeşil dönüşüm fonları sürdürülebilir lojistiğe yöneldi. Yük taşımacılığında iltisak hatları ve koridor yatırımlarının önceliklendirilmesi gerekiyor.

Kaynak kullanımı ve doğru projelerin yönetimi hususunda merkezi bir planlama anlayışı önem taşıyor. Demiryolu ağlarının limanlara ve sanayi bölgelerine entegrasyonunda bile önceliklendirme yapılarak seçici olunmalı. Öte yandan Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gelişmeler, İskenderun ve Mersin limanlarındaki yük trafiğini artırıyor ve bölgedeki altyapı yatırımlarını ivmelendiriyor. Kuzey-Güney ticaret aksını bağlayan Samsun-Mersin demiryolu koridoruna yönelik yatırımlar, Karadeniz ile Akdeniz arasındaki sanayi ve limancılık entegrasyonunu önemli ölçüde güçlendirecek.

Liman yatırımlarında kamu-özel sektör eşgüdümü güçlendirilmeli

Türk limancılık sektörü, uluslararası deniz taşımacılığı ağlarının ayrılmaz bir parçası. Küresel hatlara, teknolojik dönüşüme ve güncel düzenlemelere entegre olamadığınızda rekabet gücünüz zayıflıyor. Bu konumumuzu koruyabilmek için kamu ile özel sektör arasındaki eşgüdümü güçlendirmeli; liman, demiryolu, kara yolu ve dijital altyapı yatırımlarını bütüncül bir anlayışla hayata geçirmeliyiz. Yunanistan'daki Pire ve Mısır'daki Port Said gibi güçlü aktarma merkezleri karşısında Türkiye'nin transit yüklerden aldığı payı artırabileceği lokasyonlara ve rekabetçi yatırım modellerine odaklanmamız gerekiyor. Başta yatırım ve işletme modeli henüz sonuçlandırılmamış, Çandarlı Limanı olmak üzere planlanan yatırımların güncel yük talebi, mevcut kapasite, ana deniz hatları ve hinterland bağlantıları temelinde değerlendirilmesi sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor.

Yeşil dönüşüm finansman süreçleri kolaylaştırılmalı

Bazı özelleştirilmiş limanlarda işletme sürelerinin 49 yıla tamamlanmasına ilişkin hukuki ve bürokratik süreçler belirsizlik yaratabiliyor ve ek yatırım şartlarının fizibilitesini etkiliyor. Liman işletme sözleşmelerinin netleşmesi ve yatırım ortamının öngörülebilir hale gelmesi yeni projelerin önünü açacaktır. Çevre dönüşümü kapsamında Ulaştırma Bakanlığı, Yeşil Liman Sertifikasyonu'nu kademeli olarak zorunlu hale getirdi. Kullanılan elektriğin yeşil enerjiden teminine kadar birçok sürdürülebilirlik kriteri AB ve uluslararası standartlarca talep ediliyor. 2030 hedeflerine kadar bu regülasyonlara uyum sağlanması bekleniyor. Bu doğrultudaki yeşil dönüşüm finansman süreçlerinin kolaylaştırılması şart. Doğrudan ekonomik getirisi kısa vadede görülemeyen bu yüksek maliyetli çevresel yatırımlar, birçok firmanın temkinli yaklaşarak bekle-gör pozisyonu almasına neden oluyor.

Akıllı limancılığın önemi her geçen gün artıyor

Yeni liman yatırımları yüksek sermaye, uzun izin süreçleri ve uygun kıyı alanı gerektirir. Bu nedenle süreç, yeni saha oluşturarak fiziksel büyümenin yanı sıra mevcut liman alanlarında verimlilik ve kapasite artırıcı yatırımlara doğru ilerliyor. Birim saha ve rıhtım başına daha fazla yük elleçlenmesini sağlayacak dijitalleşme, otomasyon, makine ve ekipman yatırımları giderek ağırlık kazanacak. Saha içi taşıma mesafelerinin azaltılması ve istif süreçlerinin optimize edilmesi de önemli. Singapur Limanı, 2025 yılında 44,66 milyon TEU konteyner elleçleyerek dünyanın önde gelen limanları arasındaki konumunu güçlendirdi. Özellikle Tuas Limanı'nda otomatik saha vinçleri, sürücüsüz taşıma araçları, uzaktan operasyon ve 5G altyapısı gibi uygulamalar otonom ve akıllı limancılığın kapasite ve verimlilik üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor.

Kamu destek olursa sektör dar alanlarda çözüm için hazır

Türkiye'deki ana limanların karasal genişleme sahaları kısıtlı. Büyüme odaklı düşündüğümüzde mevcut alanlarda yatay genişleme imkânı oldukça sınırlı. Bu doğrultuda ya deniz dolgusuyla kapasite artışına gidilmesi ya da otomasyon ve modern vinç sistemleriyle dikey alandan azami seviyede faydalanarak istifleme yüksekliğinin artırılması gerekiyor. Liman hinterlandındaki alanlar, kentsel dönüşüm veya konut proje-lerine açılıyor. Bu kentsel baskı, limanların kapasite artışları ve lojistik entegrasyonu önündeki en büyük engellerden biri.

Karada genişleme sahası kısıtlı olan limanlar, deniz dolgusu ve kıyı altyapı projeleriyle büyüyebilir. Fiziki imkanlar çerçevesinde sektördeki işletmelerimiz gerekli finansman ve yatırımı üstlenerek kendi çözümlerini üretmeye hazır. Ancak bu noktada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki imar, ÇED ve tabiat varlıkları izin süreçlerinin hızlandırılması ve yatırımcılara destek olunması büyük önem taşıyor. Ayrıca, limanların sürdürülebilir operasyon yürütülebilmesi ve ani talep artışlarını karşılayabilmesi için minimum %25 oranında bir büyüme rezervine sahip olması gerekiyor.

portre | Sürdürülebilirlik çalışmalarına öncülük ediyor

ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü mezunu olan Hamdi Erçelik, kariyerine Borusan Grup'ta başladı. 1996'dan itibaren Birlik Galvaniz, Kerim Çelik ve Borçelik'te görevler üstlendi. 2014'te eTA'nın Genel Müdürü oldu. 2019-2021 döneminde Borusan Lojistik Endüstri ve Gıda İçecek Sektörü Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. Şubat 2021'de Borusan Limanı'nın Genel Müdürü olan Hamdi Erçelik, 8 Mart 2024'te yapılan genel kurulda Türkiye Liman İşletmecileri Derneği'nin (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçildi. Erçelik, başkanlık görevini devralmadan önce, üç yıl dernekte sürdürülebilirlik faaliyetlerinden sorumlu başkan yardımcılığı yaptı. Erçelik, limancılık ve lojistik deneyiminin yanı sıra sürdürülebilirlik çalışmalarına öncülük ediyor.

Sektörün önünü açacak 10 adım

Hamdi Erçelik, sektörün önündeki engelleri aşmak için çözüm önerilerini şöyle aktardı:

▶ Demiryolunu mevcut altyapıda daha etkin kullanmalı, transit yüklerin ekonomik katma değerini doğru hesaplamalıyız.

▶ Limanları ve sanayi bölgelerini bağlayan iltisak hatlarıyla yük koridorlarını önceliklendirmeliyiz.

▶ Kaynakları merkezi ve stratejik planlamayla yönetmeli, projeleri talep, kapasite ve verimlilik açısından seçmeliyiz.

▶ Samsun-Mersin koridorunu güçlendirerek Karadeniz ile Akdeniz arasındaki sanayi ve liman bağını geliştirmeliyiz.

▶ Kamu-özel sektör eşgüdümünü artırmalı; liman, demiryolu, kara yolu ve dijital altyapı yatırımlarını bütüncül yürütmeliyiz.

▶ Çandarlı başta olmak üzere yeni limanları güncel yük talebi, deniz hatları ve hinterland bağlantılarına göre planlamalıyız.

▶ Liman işletme sözleşmelerini netleştirip yatırım ortamını öngörülebilir hale getirmeli, belirsizlikleri azaltmalıyız.

▶ Yeşil liman kriterlerine uyumu kolaylaştıracak finansman modelleri geliştirmeli, çevre yatırımlarını desteklemeliyiz.

▶ Dijitalleşme, otomasyon, dikey depolama ve modern ekipmanla mevcut limanlarda da kapasite ve verimliliği artırmalıyız.

▶ İmar, ÇED ve kıyı izinlerini hızlandırmalı; limanlarda ani talep artışları için en az yüzde 25 büyüme rezervi bırakmalıyız.

Arz-talep dengesini doğru yöneten öne çıkacak

Bazı ana ticaret hatlarında spot konteyner navlunlarının kısa sürede yüzde 70-120 arasında yükseldiğine dikkat çeken Hamdi Erçelik, "Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri ile Kızıldeniz-Süveyş güzergahındaki kesintiler nedeniyle gemilerin daha uzun rotalara yönelmesi; artan yakıt, sigorta ve kapasite maliyetleriyle birlikte navlunlar üzerindeki başlıca baskı unsurları arasında yer alıyor. Güvenlik riskleri ve uzun rota kullanımı devam ettiği sürece fiyatların kriz öncesi seviyelere kalıcı olarak dönmesi zaman alabilir" şeklinde konuştu. Navlun ve diğer taşıma maliyetlerindeki kalıcı artışların ithalat ve üretim maliyetleri üzerinden küresel enflasyona yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini belirten Erçelik, benzer bir aktarımın pandemi döneminde de görüldüğünü ifade etti. Erçelik, kapasite arzının talebi karşılamadığı hatlarda fiyat baskısının arttığını, alternatif rota ve tedarik zincirlerini esnek biçimde yönetebilen işletmelerin bu süreçte rekabet avantajı sağlayacağını kaydetti.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Fatih Erbakan’dan kademeli emeklilik çağrısı: Mağduriyet artık giderilmeli Ekonomim · 37 dk önce Borsa Türk Telekom, 2026 yılının ikinci çeyreğinde 5,96 milyar TL net kâr elde etti Ekonomim · 54 dk önce Borsa İnce'den muhalefete uyarı: Kazanıyoruz rehavetine kapılmayın Ekonomim · 54 dk önce Borsa Bir CHP’li belediye başkanı daha istifa etti Ekonomim · 1 saat önce Borsa Etsy iş gücünü yüzde 12 azaltma kararı aldı Ekonomim · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.