Artış unutulmuşken akıldan çıkmaz oldu! Süre uzadı TÜFE’de durum ne? Ölümü gösterip…
Başlık ne bir şifre, ne bir zeka sorusu. Bu sayılar dolar ve TÜFE’nin 2003’ün Ocak ayından başlamak üzere kaç ayda ikiye katlandığını gösteren basit bir veri seti. Veriler tam “Nereden nereye savrulmuşuz” dedirtecek türden…
Başlangıç tarihi hem dolar, hem TÜFE için 2003’ün Ocak ayı. Söz konusu ayın değerleri kaç ay sonra yüzde 100 artarak ikiye katlanmış… Ocak 2003’ü başlangıç alırsak öyle bir dinginlik var ki, hem dolar, hem TÜFE değil aylarca, yıllarca adeta yerinde saymış. Hele hele son birkaç yıl değilse de 2021 sonrasındaki tırmanışlar düşünülürse o dinginlik çok daha iyi ortaya çıkıyor.
Bu arada bir açıklama yapmakta yarar var. Başlangıcı 2003’ün Ocak ayı alıyorum ama biliniyor ki TÜİK’in 2025 yılını baz alarak oluşturduğu yeni TÜFE serisinde veriler 2005 yılının Ocak ayına kadar gidiyor, öncesi yok. Bu yüzden 2003 ve 2004’ün verilerini eski endeksin artış oranlarını kullanarak geri götürerek oluşturmak gerekti.
Artış unutulmuşken akıldan çıkmaz oldu!
Dolar 2003’ün Ocak ayında 1,66 lira, bugün için şaka gibi geliyor ama öyle, 1,66 lira. Ve bu tutarın yalnızca bir kat artması, yani yüzde 100 artması tam 166 ay sürmüş.
166 ay, bir başka ifadeyle yaklaşık 14 yıl. Dolar ancak 2016’nın Kasım ayında 3,27 liraya ulaşmış ve bir kat artmış.
Ya sonrası; son döneme göre iyi ama öncesine göre müthiş bir hızlanma… 2003’ün Ocak ayından sonra tam 166 ayda ikiye katlanan dolar, bu sefer yalnızca 40 ayda aynı “performası” göstermiş ve bir kat artış kaydetmiş.
Artık doların TL’ye karşı giderek güçlenmesi mi dersiniz, Türk parasının nefesinin kesilmesi mi bilmem, sonraki bir kat artış 21 ayda, bir sonraki 20 ayda gerçekleşmiş.
Süre uzadı
Önce çok uzun süre çok az değişen, ardından hızlı bir değer artışı sergileyen dolar, son 35 ayda ise önceki dönemlerdeki ölçüde değerlenmedi. Dolar temmuz ayı ortalamasında 46,95 olarak gerçekleşti ve Ağustos 2023’teki düzeyin yüzde 75 üstünde bulunuyor.
Doların ikiye katlanma süresinin uzaması ilk bakışta memnun olunması gereken bir durum tabii ki. Ancak bu aynı dönemde enflasyonun da benzer şekilde düşmüş olmasından değil, Türk parasının değer kazanmasından kaynaklanıyor. Biraz sonra değineceğim; TÜFE’deki ikiye katlanma süresinde de görece bir iyileşme var ama bu iyileşme dolardan daha belirgin değil. Yani dolardaki artış hızının düşmesi, Türk parasının reel olarak değerlendiğinin bir göstergesi.
TÜFE’de durum ne?
Şimdi de fiyatların nasıl seyrettiğine bakalım…
Yine 2003’ün Ocak ayı. Yeni seri TÜFE’nin geri yürütülmesiyle bulunan endeks değeri 2,98 düzeyinde. Aradan sekiz yılı aşkın bir süre geçiyor ve Mayıs 2011’de fiyat düzeyini göstereni tüketici fiyat endeksi bir kat artış gösteriyor. Tam 100 ayda bir kat artış…
100 ayda bir kat artışın anlamı şu:
“Bu 100 ayda fiyatlar demek ki aylık ortalama yüzde 0,7 artış göstermiş.”
Sekiz yıl boyunca aylık ortalama yüzde 0,7 artış…
Bugün için tam anlamıyla rüya gibi bir oran.
Aylık ortalama bu düzeyde oluşsa yıllık enflasyon yüzde 8,8 demek. Türkiye yıllardır tek hane hayali kuruyor da bırakın yüzde 8,8’i, önümüzdeki yıllarda 20’nin altına inmek bile pek mümkün görünmüyor.
2003’ten 2011’e kadar 100 ayda ikiye katlanan TÜFE’de, ikinci ikiye katlanma süresi de biraz azalmakla birlikte ilkine yakın; 88 ay. Üçüncü dönem ise 40 ay.
Katlanma süresi giderek kısalıyor ve 18 aya kadar iniyor. Fiyatlar 2022’nin Ocak ayından 2023’ün Temmuz ayına kadar olan bir buçuk yılda tam iki katına çıkmış.
İzleyen dönem hemen hemen aynı ve 20 ay.
İçinde bulunduğumuz dönem belli ki 20 ayı aşacak. Bu yılın temmuzu itibarıyla geçen yılın mart ayından bu yana 16 ay geçti ve fiyat artışı yüzde 43 düzeyinde. Bir kat artışa daha çok var.
Ölümü gösterip…
Bir dönem dolarda 166 ay, TÜFE’de 100 ay olan ikiye katlanma sürelerinden sonra 2023 yılında en kısa süreler görülüyor ve sonrasında bu süreler az da olsa uzuyor. Akla ister istemez o meşhur söz geliyor:
“Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek…”
Tabii ki hiç kimse masa başında karar vererek “Durun şu fiyatları önce az artıralım, sonra hızlandıralım; aynı şeyi dolarda da yapalım” demiyor ama uygulanan politikalar buna yol açıyor. Önemli olan ne yapıldığından çok yapılanların nelere yol açtığı, yani önemli olan sonuç…
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.