HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar ile bir araya geldiğimizde öğrenmek istediğim ana konu AIPC’lerin şirketlerin hayatını nasıl değiştireceğiydi. Yapay zekânın üzerinde kullanılabileceği bu mobil bilgisayarlar, diğer alanları olduğu gibi iş alanını da değiştirecek en önemli etken olan yapay zekânın kullanım tarzını belirleyecek. AIPC’ler, yapay zekâ destekli bilgisayarlar olarak Agentic AI’ın insan boyutundaki karşılığını oluşturuyor.
Urçar konuyu yapay zekânın iş dünyasını nasıl değiştireceği ve iş modellerinin dönüşmesi boyutu ile ele almayı tercih etti. Bu zaten uzun süredir ele aldığımız dijital dönüşüm/iş dönümü konusunun güncel tartışmasına odaklanıyor ancak bu kez dönüştürücü güç olarak yapay zekâyı ele almak gerekiyor. Urçar, yerinde bir biçimde, bunun veriye sahip olma odağında ele alınmasının önemine vurgu yapıyor. Şirketlerin en önemli varlığı (asset) haline gelen veri, rekabet gücü konusunda en önemli unsuru oluşturuyor. Günümüzde yapay zekâ konusunda içinde bulunduğumuz çıkarım (inference) çağı, bu veriyi yapay zekâyı eğitmek için kullandığımız dönemden yapay zekâyı kullanarak analizler yapacağımız ve iş sonuçları elde edeceğimiz döneme geçtiğimizi vurguluyor. Bütün bunlar Urçar’ın yapay zekâyı çarpıcı bir ve en önemli oyun değiştirici olarak tanımlamasının haklılığını gösteriyor.
Bu dünyada yeni olan AIPC’ler, şu anda tam olarak anlaşılmasa da Agentic AI’ın gelişmesi ile birlikte tam olarak yerine oturacağa benziyor. Yapay zekâ ajanları, bir araya gelerek bir işi yaptıktan sonra dağılıp yeni işler için farklı takım kadrolarıyla başka bir işi yapmak için bir araya gelebilen futbolcular gibi çalışıyor. Bunun fiziksel dünyadaki karşılığının kişilerin uzmanlıkları ve verisi ile eğitilen AIPC’lerin aynı şekilde çalışması olduğunu anlamak zor değil ancak insan zekâsının kısıtları nedeniyle bugünden bunu göremiyoruz.
Ne zaman görmeye başlayacağız? Para bitince ve yeni para kazanmak yeterince zor hale gelince… Şirketler, verilerini yapay zekâya vererek buluta açmanın bu bilgilerin başka yapay zekâlar tarafından kullanılması riskini yarattığını sürekli vurguladıkları öğrenme seviyesine geldiler. Ancak yapay zekânın işlerde kullanımının yoğunlaşması ile birlikte harcanan “token”ların maliyetinin yüksekliğini fark etmeleri çok daha uzun zaman aldı. Bundan bir sonraki aşamada yapay zekânın kullandığı verinin iletilmesinin/taşınmasının yarattığı telekomünikasyon maliyetini keşfedecek olan şirketler, ana operasyonel omurgalarını dik tutabilmek için ne yapacaklarını düşünmek zorunda kalacaklar. Bunu şimdiden anlayacaklarından emin değilim.
Bunları söyledikten sonra Urçar’ın AIPC, telekomünikasyon ve veri güvenliğini merkeze alan üç boyutlu yeni şirket stratejisine değinmek istiyorum. AIPC’ler token maliyetini ortadan kaldıramasa da verinin buluta gidip gelmesinin yarattığı telekomünikasyon maliyetini bertaraf edecek bir araç sunuyor. Ancak bu durum, tercihin bu şekilde oluşacağı anlamına gelmiyor. Bugün dijital içeriği online kanallardan tüketmenin walkman’den discman’e kadar uzanan bir dizi araçla tüketmemizin yerini almış olması bu konuda çarpıcı bir örnek oluşturuyor. İşin ekonomisi boyutunda, altyapıyı sunan telekomünikasyon şirketleri ile bu altyapı üzerinden sundukları servisle büyük paralar kazanan ya da çok daha yüksek piyasa değerlerine ulaşan OTT’ler arasındaki tartışmalar da önümüzdeki dönemde gündeme gelecek bir diğer boyutu oluşturuyor. Bunlar Odyssey tadında bir maceranın başlangıcında olduğumuzu gösteriyor. Efsanede olduğu gibi varacağımız nokta evimiz olsa da, o ev yolculuğa başladığımız dönemdeki gibi olmayacak.
Dijitalleşmeyi başaramayıp dijital dönüşüm yolculuğuna hapsolmuş şirketlerin ne kadarının bu yolculuktan sağ çıkacağı konusunda umutlu bir oran veremiyorum. Ama yine de bu yolculuk ile ilgili bazı şeyleri aktarmak istiyorum.
Daha büyük resme bakınca…
Urçar ile şirketler ve kurumsal dünya üzerinden konuştuğum konuyu, daha büyük resim içinde değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Gemini’nin desteği ile bu konuyu masaya yatırmak çok zor olmadı. Sevgili uzmanım, HP’nin Mart 2026’da çizdiği çerçeveyi baz alarak bu şirketin farklı alanlarda geleceği nasıl gördüğünü toparladı. Şöyle:
HP'nin yapay zekâ odaklı çalışma geleceği, iş yeri deneyimleri ve teknoloji alanlarındaki değerlendirmeleri ve yenilikleri şu başlıklar altında toparlanabilir:
- Yapay zekâ ve yerleşik zekâ çözümleri: HP, geleceğin çalışma düzenini daha basit ve bağlantılı hale getirmek amacıyla yerel yapay zekâ ve yakınlık tabanlı bağlantı sunan yeni zekâ katmanı HP IQ'yu duyurmuştur. Bu sistem; Ask IQ, Analyze, Notes & Knowledge ve Meeting Agent gibi özelliklerle çalışanların verimliliğini artırmayı hedefler.
- Ekosistem ve işbirliği yenilikleri: Cihazların birbiriyle iletişim kurmasını ve dosya paylaşımını kolaylaştıran mekansal zekâ teknolojisi HP NearSense tanıtılmıştır. Bu teknoloji ilerleyen süreçte HP Poly video konferans çözümleri, yazıcılar ve çevre birimlerini de kapsayacak şekilde genişletilecektir.
- Hibrit ve yapay zekâ destekli donanımlar: Gelişmiş yapay zekâ iş akışları için optimize edilen, yüksek NPU performansına ve uzun pil ömrüne sahip yeni nesil yapay zekâ PC’leri (örneğin EliteBook 6 G2q) ve kurumsal yapay zekâ geliştirmeleri ile hibrit altyapıları destekleyen yeni nesil HP Z Workstation serisi duyurulmuştur.
- Geleceğin güvenliği ve Kuantum direnci: Fiziksel BitLocker atlatma saldırılarını durduran dünyadaki ilk donanım çözümü olan HP TPM Guard ile donanım tabanlı korumalar güçlendirilmiştir. Ayrıca hem yeni nesil LaserJet yazıcı serisinde hem de genişletilmiş HP Wolf Security kabiliyetlerinde kuantum dirençli güvenlik önlemleri hayata geçirilmiştir.
- İş Akışı ve Dijital Deneyimli Yönetim: Belge sayısallaştırma süreçlerini hızlandıran yapay zekâ destekli LaserJet modelleri ve süreçleri reaktif destekten proaktif yönetime taşıyan Workforce Experience Platform (WXP) yenilikleri (karbon ayak izi raporları, yapay zekâ destekli iyileştirme yolları vb.) sunulmuştur.
- Oyun Teknolojileri ve Kişiselleştirme: Oyuncular için donanım/oyun ayarlarını tek tıkla optimize eden OMEN AI desteği, yeni nesil HyperX OMEN masaüstü bilgisayarlar ve içerik üretimi ile iletişimi zenginleştiren OMEN Gaming Hub yapay zekâ kabiliyetleri tanıtılmıştır.
Yükselen güç, AIPC’ler
Bunu takip eden çalışmamız, AIPC’leri konu aldı. Kapasiteleri 40 TOPS ile başlayıp günümüzde 85 TOPS’a kadar çıkan bu makinelerin işlevi ve iş modeli içinde alabilecekleri roller de hızla değişiyor ve gelişiyor.
AI PC (Yapay Zekâ Destekli Kişisel Bilgisayar) ekosisteminin hızla yaygınlaşması ve güçlenmesi, donanım dünyasından yazılıma kadar geniş bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmektedir. Bu alandaki temel gelişme dinamikleri ve bilinenler şu şekildedir:
- Donanım Boyutu ve NPU Gücü (Yerel İşleme)
- Dedicated NPU (Sinir İşleme Birimi): AI PC'lerin kalbini, yapay zekâ yüklerini CPU ve GPU'dan devralarak çok daha verimli işleyen özel NPU çipleri oluşturur. Modern işlemciler (Intel Core Ultra, AMD Ryzen AI, Snapdragon X serisi gibi) artık 40 ila 85 TOPS (Saniyede Trilyon İşlem) arasında değişen NPU performansları sunmaktadır.
- Bulut Bağımlılığının Azalması: İşlemlerin doğrudan cihaz üzerinde (on-device) yapılması, verilerin uzak sunucuya gönderilmesinden kaynaklanan gecikmeleri ("internet lag") ortadan kaldırır.
- Enerji Verimliliği ve Gizlilik: Yerel yapay zekâ işleme, bulut tabanlı sistemlere kıyasla daha az enerji harcayarak pil ömrünü korur. Hassas kurumsal veriler veya kişisel dosyalar cihaz dışına çıkmadığı için gizlilik ve güvenlik üst düzeyde tutulur.
- Yazılım ekosistemi ve kullanıcı deneyimi
- İşletim Sistemi Entegrasyonları: Microsoft’un Copilot+ PC standartları ve Apple Intelligence gibi işletim sistemi katmanındaki gelişmeler, AI özelliklerini doğrudan sistemin merkezine yerleştirmiştir.
Gelişmiş uygulama alanları
- i) Akıllı Asistanlar ve Arama: Doğal dilde komutlarla bilgisayar hafızasındaki dosyaların taranması (örneğin Windows'taki Recall benzeri özellikler) veya metin/ses girdileriyle anlık bağlamsal yanıtlar alınması.
- ii) İş Akışı Otomasyonu: Toplantı notlarının otomatik çıkarılması, belgelerin ve PDF'lerin saniyeler içinde özetlenmesi.
iii) İletişim ve Multimedya: Görüntülü görüşmelerde anlık dil çevirileri (Live Captions), otomatik kadrajlama, arka plan silme ve stüdyo kalitesinde ses/görüntü iyileştirmeleri (Windows Studio Effects).
- Pazarın dönüşümü ve kurumsal benimseme
- Hızlı pazar büyümesi: Kurumlar ve bireysel kullanıcılar arasında üretkenliği artırma aracı olarak görülen AI PC'ler, geleneksel bilgisayar pazarının yerini hızla almakta; büyük işletmelerin IT altyapılarında standart bir tercih haline gelmektedir.
- Bağımsız yazılım satıcıları (ISV) desteği: Pek çok yazılım üreticisi (üretkenlik, tasarım, kodlama ve güvenlik araçları), yerel yapay zekâ yeteneklerini doğrudan yazılımlarına entegre ederek uygulamaları daha akıllı ve "ajan tabanlı (agentic)" hale getirmektedir.
Özetle; AI PC'ler artık sadece daha hızlı işlem yapan makineler değil; kullanıcı alışkanlıklarını öngören, internet bağlantısı olmasa bile çevrimdışı çalışabilen, güvenliği donanım seviyesinde artıran ve günlük iş akışlarını kökten basitleştiren yeni nesil bir bilişim standardına dönüşmektedir.
Bu noktada mühendis hastalığı olarak biraz teknik konulara da girmekten kendimi alamadım çünkü bu alanda önemli bir gelişim olduğunu düşünüyorum. Merkezi işlem birimleri (CPU) ile yaşamaya alışmış bilgisayar dünyasında grafik işlem birimleri (GPU) ile yaşanan değişimin benzeri sinir işlem birimleri (NPU) ile yaşandığında kendinizi yabancı hissetmeyin diye bir bilgi notu hazırladık. Gemini, değiştirmeden aktardığım notta göreceğiniz gibi NPU’yu sinir işleme birimi olarak kullanmış. Ben önce nöral kullanmayı düşündüm ama sonra okula giderken “sinir sistemi” ifadesini kullandığımızı hatırlayıp sinir işlem birimi ifadesinde karar kıldım.
AI PC'lerin (Yapay Zekâ Destekli Kişisel Bilgisayar) işlem gücünü ifade eden TOPS (Tera Operations Per Second / Saniyede Trilyon İşlem) değeri, temel olarak cihazların kalbinde yer alan NPU (Neural Processing Unit / Sinir İşleme Birimi) adı verilen özel işlemcilerin kapasitesini belirtir.
NPU'ların ve dolayısıyla TOPS değerlerinin bu kadar hızla artmasının arkasında yatan temel mimari ve mühendislik gelişmeleri şunlardır:
- Çoklu İşlem (Paralel İşleme) Kapasitesinin Geliştirilmesi: Geleneksel CPU'lar işlemleri ardışık olarak yaparken, NPU'lar yapay zekâ modellerinin temelini oluşturan matris ve tensör çarpımlarını aynı anda binlerce küçük işlem birimiyle (paralel olarak) gerçekleştirir. Bu mimari, birim zamanda yapılan işlem sayısını katbekat artırır.
- Veri Yolu ve Bellek Entegrasyonu (Data Movement Optimization): Verilerin işlemci ile bellek arasında taşınması sırasında oluşan darboğazları azaltmak için yüksek bant genişliğine sahip bellekler doğrudan çip içine entegre edilir. Bilginin daha hızlı akması, NPU'nun saniyede gerçekleştirdiği trilyonlarca işlem (TOPS) hızını sürdürülebilir kılar.
- Düşük Hassasiyetli Aritmetik (Low-Precision Arithmetic): Yapay zekâ çıkarım (inference) işlemlerinde her zaman yüksek hassasiyetli devasa sayılara gerek duyulmaz. 8-bit veya daha düşük formatlardaki veri yapıları kullanılarak hesaplama karmaşıklığı azaltılır, bu da donanımın aynı enerjiyle çok daha fazla işlem (daha yüksek TOPS) yapmasını sağlar.
- Donanım Seviyesinde Özel Mimari Tasarımları: Üreticiler (Intel, AMD, Qualcomm vb.) çip tasarımlarında systolic array gibi özel veri akış mimarileri kullanarak yapay zekâ algoritmalarını donanım seviyesinde hızlandırırlar. Bu sayede ilk nesil AI PC'ler 40 TOPS civarında sınırları zorlarken, yeni nesil çözümler 85 TOPS ve üzeri seviyelere ulaşabilmektedir.
Bu güç artışı, buluta bağımlılığı azaltarak yapay zekâ modellerinin doğrudan cihaz üzerinde (on-device) çok daha hızlı, kesintisiz ve yüksek enerji verimliliğiyle çalışmasını sağlar.
Telekomünikasyon maliyetleri/avantajı için bir projeksiyon
Urçar’ın bahsettiği konulardan biri olan veri haberleşmesi ve maliyetleri konusunda da bir çalışma yaparak teknoloji yatırımı yapacaklara yardımcı olmak istiyorum. Burada kullanılacak veri miktarının nasıl değişeceği üzerinden bir inceleme yaptık çünkü veri miktarının artmasına paralel olarak birim fiyatlarda ortaya çıkan düşüşün maliyet bazlı bir analizde hata yapma olasılığını düşüreceğine inanıyorum.
Yapay zekânın internet veri trafiğindeki bugünkü payı ve gelecekteki seyri, geleneksel web trafiğinden çok farklı bir dinamikle hızla şekillenmektedir. Konunun bugünkü durumu ve geleceğe yönelik öngörüleri şu başlıklar altında özetlenebilir:
1. Mevcut Durum: Yapay Zekânın Trafikteki Payı
- Üretken Yapay Zekâ Uygulamaları: Doğrudan sohbet botları ve üretken yapay zekâ uygulamalarının (ChatGPT, Gemini vb.) mobil ve web ağlarındaki doğrudan veri trafiği payı bugün için nispeten küçük oranlardadır (örneğin mobil şebekelerde genel trafiğin yüzde 1'inin altındadır). Ancak bu oran, kullanım sıklığına ve uygulamaların tipine (metin tabanlı vs. video/görsel üreten araçlar) göre değişkenlik gösterir.
- Arka Plan ve Bot Trafiği: Yapay zekâ modellerini eğitmek için internet sitelerini tarayan botlar, gerçek zamanlı veri çekiciler (fetchers) ve yapay zekâ aracıları (agents) hesaba katıldığında, internetteki otomatik/makine kaynaklı trafiğin payı devasa boyutlara ulaşmıştır. Güvenlik ve altyapı raporlarına göre, web sitelerini tarayan ve veri toplayan yapay zekâ kaynaklı bot hareketliliği toplam internet trafiğinin önemli bir dilimini oluşturmaktadır.
2. Gelecekteki Değişim ve Beklentiler
- Bot Trafiğinin İnsan Trafiğini Aşması: Sektörel öngörüler ve altyapı raporları, yapay zekâ sistemlerinin (özellikle otonom çalışan AI ajanlarının ve tarayıcıların) internetteki payının katlanarak artacağını göstermektedir. Öyle ki, önümüzdeki yıllarda internetteki bot ve yapay zekâ kaynaklı trafiğin, insan kaynaklı trafiği geride bırakması beklenmektedir.
- Ajan Tabanlı (Agentic AI) Patlama: Yapay zekâ artık sadece pasif olarak veri okuyan bir araç olmaktan çıkıp web üzerinde aktif olarak işlem yapan (ürün kıyaslayan, sepet dolduran, rezervasyon yapan) bir yapıya evrilmektedir. İnsanlar bir görevi 3-5 sayfaya bakarak çözerken, yapay zekâ ajanlarının arka planda binlerce sayfayı taraması ve veri alışverişinde bulunması, ağlar üzerindeki veri talebini (özellikle uplink/veri yükleme ve eşzamanlı işlem trafiğini) patlatacaktır.
- Altyapı ve Ağ Dönüşümü: Cisco gibi büyük altyapı sağlayıcılarının raporlarına göre; yapay zekâ çıkarım (inference) trafiğinin önümüzdeki on yıl içinde toplam ağ trafiğinin dörtte birine yaklaşacağı tahmin edilmektedir. Bu durum, telekomünikasyon ve geniş bant operatörlerinin geleneksel "download (indirme) odaklı" ağ yapılarını, yapay zekânın gerektirdiği yoğun "upload (yükleme) ve simetrik hız" ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlamasını zorunlu kılmaktadır.
Özetle; yapay zekâ bugün internet trafiğinin doğrudan tüketim ayağında henüz küçük bir yüzdeye sahip gibi görünse de, arka plandaki model eğitimi, gerçek zamanlı veri çekme ve otonom dijital ajanların yaygınlaşmasıyla birlikte internet trafiğinin ana belirleyicisi ve lider sürücüsü konumuna gelmektedir.
Bütün bunların arasında şirketlerin kurumsal başarıları için doğru ve güncel veri ile hareket etmesi gerektiğini not düşmek gerekiyor. İnsanlar genellikle deneyimleri ile ve “uzman” adı altında istihdam edilen kişiler de kendi uzmanlık alanları ile sınırlı kalarak kararlar alırlar. Özellikle teknoloji alanındaki uzmanlık, belirli sistemlere bağımlılık ve onlar doğrultusunda düşünme hastalığını getiriyor.
Benim gördüğüm kapitalizmin yarattığına benzer bir dönüşümden geçiyoruz. Liderlerin tanrılardan aldığı güçle yönettiği döneme son veren kapitalizm, gücü para olarak yeryüzüne indirerek aristokratların ve ruhban sınıfının iktidarına son vermekle –ya da yeni bir denge kurmakla- kalmadı aynı zamanda sosyal demokrasiden komünizme kadar uzanan birçok yeni sistem yarattı. Veriyi buluttan kendi üzerine indiren AIPC’lerin benzer bir dönüşüm yaratmasını engelleyecek herhangi bir unsur yok.
Bu macerayı yaşarken bir şeye karar vermemiz gerekiyor. Değerli olan, makineyi kullanabilen insan (sanayi toplumundaki işçi) mıdır yoksa bir süreci iyi yöneten insan mıdır? Barbar Conan serisinde Hirkanya çeliğinden muazzam kılıçlar yapan usta mı yoksa ortalama bir kılıcı üretip ucuza satarak yoksulluk içinde yaşayan çalışanlar mı değerli olacak? Yapay zekânın karşımıza bu soruyu çıkaracağını düşünüyorum. Herkesin bir tek hayatı olduğuna göre, en iyisini yaşamak gerekmez mi? Umarım yapay zekâ çağında bu iyiyi son 200 yılın çalkantıları içinde değil, daha istikrarlı bir düzlemde tanımlarız.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.