YAYINLAMA 07 Ağustos 2026 08:57
GÜNCELLEME 07 Ağustos 2026 09:39
Küresel piyasalarda altının ons fiyatındaki hareketliliği değerlendiren Prof. Dr. Yılmaz, altındaki bu yükseliş hızının korunamayabileceğini ifade etti. Altın fiyatlarının 4.000 dolar seviyelerinin üzerini test etmesinin piyasaların ABD'deki yeni dönem politikalarına olan inancını gösterdiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, ancak bu durumun ABD’nin para politikasındaki kafa karışıklığıyla da bağlantılı olduğunu vurguladı. Fed yetkililerinin faiz artışı konusundaki çelişkili sinyalleri ve Eylül ayına yönelik %60 oranındaki faiz artışı beklentisinin piyasaları etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarındaki gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.
Hızlı devalüasyon enflasyonu yükseltir mi?
Ekonomi çevrelerinde tartışılan ‘hızlı devalüasyon’ önerilerini değerlendiren Prof. Dr. Yılmaz, ani bir kur sıçramasının mevcut ekonomik programın kazanımlarını yok edebileceği uyarısında bulundu. Hızlı bir devalüasyonun enflasyonu %30 seviyelerinden tekrar %40-50 bandına çıkarabileceğini savunan Prof. Dr. Yılmaz, bu durumun fiyatlama davranışlarını bozacağını ve yıl sonunda yüksek ücret artışı taleplerini tetikleyerek enflasyonist bir döngü yaratacağını ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, şok bir devalüasyonun beklentileri olumsuz etkileyerek kalıcı bir hayat pahalılığına yol açabileceğini belirtti.
Kademeli değer kaybı ve ‘pipetle nefes alma’
Sanayicinin içinde bulunduğu zor durumu su altında pipetle nefes almaya benzeten Prof. Dr. Yılmaz, şirketlerin ciddi bir baskı altında olduğunu ve bazılarının kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Çözüm olarak tek seferlik bir şok yerine, TL'deki değer kaybının kontrollü bir şekilde hızlandırılmasını öneren Prof. Dr. Yılmaz, petrol fiyatlarının 70 doların altına sarkması durumunda kurdaki aylık değer kaybının %2’nin üzerine çıkarılabileceğini belirtti. Prof. Dr. Yılmaz, bu yöntemin enflasyonu %30’larda tutarken reel sektöre bir nebze olsun nefes aldırabileceğini belirtti.
Sanayisizleşme ve inşaat sektöründeki tıkanma
Türkiye’nin ağır çekimde bir enflasyonla mücadele programı yürüttüğünü ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, bu sürecin yan etkilerinin sanayisizleşmeyi hızlandırdığına dikkat çekti. Geçmişte büyümenin motoru olan inşaat sektörünün de yüksek faizler nedeniyle tıkandığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, 10 yıllık konut kredisi maliyetlerinin ulaştığı seviyelerin talebi imkansız kıldığını vurguladı. Prof. Dr. Yılmaz, sadece kredi paketleriyle sanayideki yapısal sorunların çözülemeyeceğini, mevcut faiz oranlarıyla inşaat sektöründe de yeni bir momentum yaratılmasının zor olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.