YAYINLAMA 07 Ağustos 2026 09:54
GÜNCELLEME 07 Ağustos 2026 09:57
Küresel enerji arzına ilişkin endişelerin petrol fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Dr. Nuri Sevgen, bu hareketliliğin arkasında sadece Hürmüz Boğazı ile ilgili haberlerin değil, bölgedeki tanker saldırılarının da etkili olduğunu ifade etti. Bölgedeki askeri stratejiler açısından Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma anlaşmalarının jeostratejik önemi artırdığına dikkat çeken Dr. Sevgen, petrol fiyatlarında kalıcı bir yükselişin ancak büyük bir tıkanıklıkla mümkün olabileceğini belirtti.
Dr. Sevgen, dünyadaki finans kapital temsilcilerinin ve küresel liderlerin petrol fiyatlarındaki aşırı oynaklıktan rahatsız olduğunu ve ABD’ye bu konuda mesajlar iletildiğini belirtti. Bu baskılar nedeniyle petrol fiyatlarında bundan sonra kontrolsüz hareketlerin sınırlı kalacağını öngören Dr. Sevgen, özellikle Japonya gibi petrol ithalatına bağımlı ekonomilerin bu durumdan ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı.
Japon yeni müdahalesi ve Fed’in faiz çıkmazı
Japonya’nın yene müdahale ederken dolar yerine Euro kullanmasını teknik bir açıdan değerlendiren Dr. Sevgen, bu hamlenin doların rezerv para statüsünü koruma ve dolar endeksindeki sert düşüşleri sınırlama amacı taşıdığını açı. Japonya’nın enflasyon baskısı nedeniyle faiz artırmak zorunda kalabileceği korkusunun piyasaları tedirgin ettiğini ifade eden Dr. Sevgen, Japonya’nın mevcut durumunu ‘saatli bir bomba’ olarak nitelendirdi.
ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında ise piyasadaki faiz artırım beklentilerine katılmadığını belirten Dr. Sevgen, mevcut veriler ışığında Fed’in bu yıl faiz artırmasının çok zor olduğunu, aksine faiz indirimlerinin gündeme gelebileceğini savundu. Bu noktada, ABD tarım dışı istihdam verilerinin piyasalardaki oynaklığı ve Fed’in şahin veya güvercin duruşunu belirlemede kilit rol oynayacağını ekledi.
Borsa İstanbul: 13.850 direnci ve yıl sonu hedefi
BIST 100 endeksi özelinde teknik bir analiz sunan Dr. Sevgen, endeksin 13.650 destek ve 13.850 direnç seviyeleri arasında sıkıştığını belirtti. 13.650 seviyesinin altına inilmediği sürece yukarı yönlü potansiyelin korunduğunu ifade eden Dr. Sevgen, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen yıl sonu için 20.000 hedefinde bir değişiklik olmadığını vurguladı.
Yabancı yatırımcıların son dönemdeki satışlarını ise piyasadaki genel eğilim ve İran kaynaklı jeopolitik tedirginliklere bağlayan Dr. Sevgen, bu satışların çok büyük rakamlar olmadığını ve yabancıların şu an için hisse senedinden ziyade tahvil tarafına ilgi gösterdiğini not etti.
Halka arzlar ve likidite sıkışıklığı
Son dönemde artan halka arzların piyasadaki likiditeyi olumsuz etkilediğini savunan Dr. Sevgen, piyasada TL bulmanın zor olduğu bir dönemde gelen büyük çaplı halka arzların ana hisseler üzerinde satış baskısı yarattığını belirtti. Dr. Sevgen, yatırımcıların kısa vadeli kâr amacıyla bu şirketlere girdiğini, ancak gelen şirketlerin çoğunun tanınmış veya büyük ölçekli şirketler (İSO 500 gibi) olmamasının borsanın genel gücü açısından bir eksiklik yarattığını ifade etti.
Altın ve gümüşte teknik yükseliş beklentisi
Kıymetli metaller tarafında görünümün olumlu olduğunu belirten Dr. Sevgen, altında bir flama-bayrak formasyonu oluştuğuna dikkat çekti. Ons altının 4.300-4.350 dolar seviyesinin üzerinde kalması durumunda 4.500 dolar seviyelerine doğru bir hareket başlatabileceğini öngören Dr. Sevgen, gümüşte de 60 dolar seviyesinin kritik olduğunu ve bu seviyenin üzerinde yukarı yönlü potansiyelin arttığını söyledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.