YAYIN TARİHİ, 08 Ağustos 2026 08:56 GÜNCELLEME, 08 Ağustos 2026 09:01
ABD’den gelen zayıf istihdam verisi ve Fed’in faiz artırımı olasılığındaki düşüş, altın ve gümüş fiyatlarını uçurdu. Çin’in rekor alımları, gümüşteki arz açığı ve Hürmüz Boğazı’ndaki yumuşama sinyalleriyle birleşen 5 kritik gelişme, piyasalarda sert yükselişi tetikledi.
7 Ağustos Cuma günü değerli metaller piyasasında dikkat çekici bir yükseliş dalgası yaşandı. Altın günü ons başına %2,4 kazançla 4.342 dolardan tamamlarken, gün içinde 4.411 dolar seviyesini test etti. Gümüş ise %3,6’lık primle 64,27 dolara tırmandı.
Fiyatlardaki bu sert yukarı yönlü hareket, beş farklı piyasa dinamiğinin aynı anda aynı yönde birleşmesiyle gerçekleşti. İşte değerli metalleri yukarı taşıyan ana faktörler ve piyasaların önümüzdeki dönemde takip edeceği kritik başlıklar...
1. ABD istihdam verisindeki sürpriz düşüş ve Fed beklentileri
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun Cuma sabahı açıkladığı verilere göre, ABD ekonomisi Temmuz ayında 80.000 artış beklentisine karşın 23.000 istihdam kaybı yaşadı. Buna ek olarak Haziran ayı istihdam artışı 57.000’den 20.000’e revize edildi. Mayıs ve Haziran aylarındaki toplam aşağı yönlü revizyon 103.000’e ulaştı.
Zayıflayan işgücü piyasası, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) azami istihdam hedefini yeniden ön plana çıkardı. Faiz artırımı ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte Hazine tahvil getirileri geriledi. Faiz getirisi bulunmayan fiziksel altını elde tutmanın fırsat maliyetinin düşmesi, doğrudan alım talebini artırdı.
2. Eylül ayı faiz artışı olasılığında keskin düşüş
İstihdam verisinin ardından CME FedWatch verileri, Fed’in Eylül ayında faiz artırma olasılığının Perşembe günkü %55 seviyesinden Cuma sabahı %40’a gerilediğini gösterdi. Yaklaşık altı haftadır yüksek enflasyon ve dirençli istihdam varsayımıyla fiyatlanan faiz artışı beklentisi, Temmuz verisiyle birlikte zayıfladı.
Düşen faiz beklentileri, reel getirileri (nominal tahvil faizleri eksi enflasyon beklentileri) baskılayarak altın fiyatlarındaki yükselişi destekledi.
3. Çin Merkez Bankası’ndan rekor altın alımı
Çin Halk Bankası (PBOC) tarafından açıklanan verilere göre, banka Temmuz 2026’da rezervlerine yaklaşık 20 ton altın ekledi. Böylece alım serisini üst üste 21. aya taşıyan Çin, Ekim 2023’ten bu yana en yüksek tek aylık alımını gerçekleştirdi.
Altının ons fiyatının 4.000 doların üzerinde seyrettiği bir dönemde gerçekleşen bu hamle, merkez bankası alımlarının faiz oranlarından bağımsız olarak sürdüğünü gösteriyor. Çin’in sistematik olarak dolar riskini azaltma ve rezerv çeşitlendirme stratejisi, küresel ölçekte yıllık 800 ile 1.000 ton arasındaki yapısal talep tabanını korumaya devam ediyor.
4. Gümüşte çift yönlü destek: Parasal ve endüstriyel talep
Gümüş, Cuma günkü işlemlerde %3,6 değer kazanarak altını geride bıraktı ve altın-gümüş oranını yaklaşık 67:1 seviyesine düşürdü. Gümüş, altını destekleyen düşük faiz ortamından faydalanmanın yanı sıra güçlü endüstriyel dinamiklerle destekleniyor.
Güneş panelleri, elektrikli araçlar ve yapay zeka altyapısından gelen yüksek talep nedeniyle gümüş piyasası üst üste beşinci yılında da arz açığı verdi. 2026 yılı genelinde de altıncı arz açığının oluşması bekleniyor. Fiziksel arz yetersizliği ile parasal talebin bir araya gelmesi, gümüşün yüzdesel bazda daha hızlı yükselmesine zemin hazırladı.
5. Hürmüz Boğazı görüşmeleri ve enerji fiyatları
Piyasaları etkileyen bir diğer unsur ise Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin diplomatik temaslar oldu. İranlı milletvekillerinin Umman arabuluculuğundaki anlaşma taslağını tartıştığı haberleri ve yapılan olumlu açıklamalar, petrol fiyatlarındaki risk primini hafifletti.
Gerginliğin azalmasıyla gerileyen petrol fiyatları, enerji kaynaklı enflasyon baskısını ve dolayısıyla Fed’in faiz artırma gerekçesini zayıflatıyor. Bu durum reel getirileri düşürerek kıymetli metaller üzerindeki baskıyı azaltan bir diğer faktör olarak öne çıktı.
Piyasalar bundan sonra neye odaklanacak?
Beş ayrı faktörün aynı yönde birleşmesi güçlü bir fiyat hareketini beraberinde getirse de piyasaların yönünü belirleyecek kritik veriler henüz açıklanmadı. Fed’in 16 Eylül’deki faiz kararı öncesinde açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Üretici Fiyat Endeksi (ÜPE) ve Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verileri, faiz patikasına ilişkin net tabloyu ortaya koyacak.
Bununla birlikte, Hürmüz Boğazı’na ilişkin diplomatik sürecin resmiyet kazanması ve uygulanması da enerji piyasaları ve küresel enflasyon beklentileri açısından yakından takip edilecek.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.