YAYINLAMA 08 Ağustos 2026 08:54
GÜNCELLEME 08 Ağustos 2026 09:01
Altın fiyatlarının 4.300 dolar sınırına yaklaşarak yedi haftanın zirvesini gördüğü bir dönemde, Prof. Dr. Serap Durusoy, altının genellikle savaş sırasında değil, savaş bittikten sonra yükseldiğine dair teorik yaklaşıma değindi. Küreselleşme süreciyle ülkelerin organik bir bütün haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Durusoy, ABD ile İran arasındaki ilişkilerdeki gelgitlerin ve Donald Trump'ın öngörülemez politikalarının küresel ekonomide ve emtia fiyatlarında ciddi dalgalanmalar yarattığını ifade etti. Merkez bankalarının altın alımlarının devam ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Durusoy, yatırımcılara panik satışından kaçınmalarını ve altını uzun vadeli bir tasarruf aracı olarak değerlendirmelerini tavsiye etti.
‘ABD’yi sat’ teması ve Trump etkisi
Küresel piyasalarda ‘ABD'yi sat’ temasının tekrar gündeme gelebileceğini söyleyen Prof. Dr. Durusoy, Trump'ın korumacı politikalarının küresel kapitalizmde bir zemin kaymasına yol açtığını savundu. Trump'ın dünya ekonomisiyle adeta dans ettiğini ve bu durumun tansiyonu yükselttiğini belirten Prof. Dr. Durusoy, ABD'nin kendi içindeki makro sorunları nedeniyle korumacı politikalarda ısrar ettiğini ve bu durumun Amerikan varlıklarında bir satış dalgası yaratmasının şaşırtıcı olmayacağını ifade etti.
Türkiye için stagflasyon riski kapıda mı?
Yurt içi piyasalara dair değerlendirmelerinde reel sektörün durumuna dikkat çeken Prof. Dr. Durusoy, artan konkordato ilanları ve kapanan şirket sayılarının endişe verici boyutta olduğunu vurguladı. Türkiye’de sadece talebi baskılayarak enflasyonun düşürülemeyeceğini, üretimin de desteklenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Durusoy, "Stagflasyon gümbür gümbür geliyor" diyerek yüksek enflasyon ile üretim daralmasının aynı anda yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Faiz indirimi beklentisi ve dış ticaret dengesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) dezenflasyon sürecinde üzerine düşeni yaptığını ifade eden Prof. Dr. Durusoy, faiz indirimlerine ilişkin öngörüsünü paylaştı. Eylül ayından itibaren, reel sektörün rahatlatılması amacıyla bebek adımlarıyla da olsa küçük faiz indirimlerinin başlayabileceğini öngören Prof. Dr. Durusoy, yıl sonu enflasyon hedefinin tutturulmasının mevcut veriler ışığında güç olduğunu belirtti. Dış ticaret verilerini de yorumlayan Prof. Dr. Durusoy, lüks tüketim ithalatının gelir adaletsizliğini yansıttığını, ancak son verilerde hammadde ve aramalı ithalatının artıp tüketim malı ithalatının azalmasının üretim süreci açısından umut verici bir gelişme olduğunu söyledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.