İşveren raporlu işçinin eksik ücretini tamamlar mı?
Sosyal Güvenlik Kurumu, kısa vadeli sigorta kapsamında iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halinde, sigortalı çalışanlara raporlu oldukları günler için iş göremezlik ödeneği veriyor. Ödeneğin tutarı yatarak tedavide prime esas kazancın yarısı, ayakta tedavide ise 3'te 2'si oranındadır. Peki emekli olduktan sonra sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışanlar rapor parası alabilir mi? İşçilerin raporlu oldukları günlerde ücretin eksik kısmı işveren tarafından karşılanmak zorunda mı? Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sorularını yanıtladı
Ahmet KıvançGiriş: 08 Ağustos 2026 - 09:09 Güncelleme: 08 Ağustos 2026 - 09:18
Google’da haber kaynağınızı Habertürk olarak seçmek için tıklayın REKLAMEmekli işçi, emekli aylığını kestirmeden sigortalı olarak bir işte çalıştığında sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödenir. SGDP, brüt ücretin yüzde 32,25’i oranındadır. Bu primin 2,25 puanlık kısmı kısa vadeli sigorta kolları priminden oluşmaktadır. Kısa vadeli sigorta normalde iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halini kapsamaktadır.
Ancak, 5510 Sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesi uyarınca, sosyal güvenlik destek primine tabi işçiler sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası için tanınan haklardan faydalanırlar. İş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla rapor kullanan emekli işçiye SGK tarafından iş göremezlik ödeneği verilir.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), normal işçi raporlu olduğunda da her bir gün için yatarak tedavilerde prime esas günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde ise prime esas günlük kazancın 3’te 2’si oranında geçici iş göremezlik ödeneği verir. Halk arasında buna rapor parası denilir. Rapor parası, istirahatin üçüncü gününde başlamak üzere verilir.
REKLAMSGK’nın hastalık halinde emekli işçilere rapor vermemesi, kanuna göre doğrudur. Ancak, kanunun kendisi yanlıştır. Sosyal güvenlik destek priminin emekli işçinin aylığına bir etkisi yoktur. Sadece, yukarıda belirttiğim gibi iş kazası ve meslek hastalığı durumunda işçiye rapor parası ödenmesine imkan sağlamaktadır. Emekli işçi hastalandığında rapor parası alamamaktadır. Kanun yapılırken, emekli işçinin zaten emekli aylığı aldığı, raporlu olduğu günlerde emekli aylığı ile yetinmesi gerektiği düşüncesinden hareket edilmiş. Oysa, bu işçi emekli aylığı geçinmesine yeterli olsa zaten çalışmaz.
Günümüzde 2 milyon 188 bin emekli, SGDP’ne tabi çalışmaktadır. Bunlar evet emekli aylığı alıyorlar ama bir yandan da SGK’ya prim ödüyorlar. Emekli işçilerin sigortasız çalışmasını teşvik edici bu uygulamadan dönülmelidir. Emekli işçiye de hastalandığı günlerde, diğer işçiler gibi rapor parası verilmesi gerekir.
Gelelim ikinci soruya. İşveren gerek emekli işçinin, gerekse normal işçinin raporlu olduğu günlerde SGK tarafından ödenmeyen veya eksik ödenen ücretini ödemek zorunda değildir. Bazı işletmelerde işveren, işçisini mağdur etmemek için kendi arzusuyla SGK’nın eksik ödediği ücreti tamamlayabiliyor. Ancak, bu tamamen işverenin inisiyatifine bağlı bir uygulamadır. İşverenin yasal olarak eksik ücreti tamamlama zorunluluğu bulunmamaktadır.
REKLAMSize verilen veya verildiğini söylediğiniz bilgilerin bir kısmı yanlış veya eksik. Son 3,5 yıl mevzusu sadece hangi statüde emekli olunacağı hususuyla ilgili. Onun da doğrusu şudur: Birden fazla statüde çalışması bulunanlar son 7 yıl içinde en fazla hangi statüde çalışmışlarsa o statünün kurallarına göre emekli olurlar. Çalışma süresi eşitse, eşit olan son statü geçerlidir.
REKLAMSigortanın hepsini yatırdığını belirtiyorsunuz ama neye göre hepsini diyorsunuz? Kaç gün yatırdığınızı belirtmiş olsanız eksik mi tamam mı olduğunu belirtmek mümkün olur.
İlk defa sigortalı çalışmaya 2003 yılında başladığınız için 3600 günle emekli olamazsınız. Normal emeklilik için prim günü yeterli olmayan SSK’lıların kısmi emeklilik koşulları, ilk defa sigortalı çalışmaya başlama tarihine göre şöyledir:
8 Eylül 1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar: 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 prim günü, kadın 58, erkek 60 yaş
8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 tarihleri arasında çalışmaya başlayanlar: Kadın 58, erkek 60 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve en az 4500 prim günü.
BAĞ-KUR’luların kısmi emeklilik koşulları, ilk defa sigortalı çalışmaya başlama tarihine göre şöyledir:
REKLAM8 Eylül 1999 tarihinden önce başlayanlar: En az 5400 prim günü ve kadın 56, erkek 58 yaş.
8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 tarihleri arasında başlayanlar: Kadın 60, erkek 62 yaş ve en az 5400 prim günü.
30 Nisan 2008 tarihinden sonra çalışmaya başlayan SSK ve BAĞ-KUR’lular:
Bu tarihten itibaren çalışmaya başlayanlarda koşullar eşitlenmiştir. Emeklilik yaşı kademeli olarak artırıldığı için en az 5400 prim gününü tamamladıkları tarihte normal emeklilik yaşına 3 yıl ilave edilir. Ancak 65 yaşını aşamaz. 5400 prim gününü 31 Aralık 2035 tarihine kadar tamamlayan kadınlar 61, erkekler 63 yaşında emekli olurlar.
Türkiye’deki prim günleriniz, yurt dışı borçlanması yapmadan 4500 gün ise 60 yaşında SSK’dan emekli olursunuz. Emekli aylığı bağlattıktan sonra da yurt dışında çalışabilirsiniz. Askerlik borçlanması yapmış olmanız sorun teşkil etmez.
Türkiye’deki prim günleriniz 4500’ün altında ise bu kez yurt dışı borçlanması yapabilirsiniz. Yurt dışı borçlanmalar artık BAĞ-KUR (4/b) statüsünde değerlendiriliyor. BAĞ-KUR’dan kısmi emeklilik için toplam prim gününüz en az 5400 olmalı. Bu süreyi tamamlayabilirseniz başka borçlanma yapmadan 62 yaşında emekli olabilirsiniz. Ancak, emekli olduktan sonra yurt dışında veya Türkiye’de sigortalı bir işte çalışamazsınız.
REKLAMİlk defa sigortalı çalışmaya başlama tarihine göre SSK’dan emeklilikte 7000 güne, BAĞ-KUR’dan emeklilikte ise 9000 güne tabisiniz. Her ikisinden de 60 yaşında emekli olabilirsiniz.
Mesajınızdan anladığım kadarıyla son çalışmalarınız BAĞ-KUR kapsamında bulunuyor ve hala devam ediyor. Daha net ifade etmek gerekirse, son 2520 prim günü içinde BAĞ-KUR çalışmalarınız 1260 gün ve daha fazla ise SSK’dan değil BAĞ-KUR’dan emekli olabilirsiniz.
SSK’dan emekli olabilmeniz için son 2520 günün 1260’ının SSK statüsünde olması gerekir. Prim günlerinizin artması teorik olarak emekli aylığını artırır. Ancak, prime esas kazancınız asgari ücret veya buna yakın düzeyde ise elde edeceğiniz artış düşük olur. Önemli olan hem prim gününün, hem de prime esas kazancın yüksek olmasıdır.
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.