9 Ağustos 2026, Pazar · 12:35 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Manevra harbi nasıl yeniden mümkün olacak?

Dünkü yazımıza "Manevra harbi bitti mi?" diye sorarak başlamıştık. Bugün ise manevra harbini yeniden işler kılmak için yürütülen konsept çalışmalarına bakmak istiyorum. Batı’daki askerî akademilerde ve kurmay çevrelerind…

Batı’daki askerî akademilerde ve kurmay çevrelerinde bu konuda ciddi bir düşünce mesaisi yürütülüyor. Ukrayna savaşı, uzun süre değişmeyen cephe hatları ve gelişen keşif, gözetleme, insansız sistemler ve ateş imkânları, klasik manevra anlayışının hangi şartlarda uygulanabileceği sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Fakat önce bir yanılgıyı düzeltmek gerekiyor.

Görülmek her zaman vurulmak anlamına gelmiyor.

Modern savaş alanında bir birliğin tespit edilmesi ciddi bir risk yaratıyor. Ancak tespit ile teşhis arasında bir fark var. Teşhis ile hedefleme arasında da bir mesafe bulunuyor. Hedefleme ile angajman arasında da aynı durum geçerli.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Son aşamada ise imha söz konusu.

Bir sensörün hedefi görmesi, o hedefin etkili biçimde vurulabileceği anlamına gelmiyor.

Bu ayrım, geleceğin manevra harbini anlamak açısından önemli.

Çünkü savaş alanının şeffaflaşması, hareket etmenin imkânsız hale gelmesi demek değil. Asıl mesele, hareket eden bir kuvvetin düşmanın bütün sensörlerini ve ateş sistemlerini aynı anda karşısına çıkarmayacak bir harekât düzeni kurabilmek.

Burada ilk kavram karşımıza çıkıyor: orkestrasyon.


Orkestrasyon

Bir harekâtı nasıl tasarlıyorsanız, ona uygun silah ve sistemlerden oluşan bir kuvvet yapısına ihtiyacınız var.
Bunu müzik üzerinden düşünmek mümkün.

Nasıl bir eser çalacaksınız?

Klasik Batı müziği çalacaksanız orkestranızın enstrümanları farklı olacaktır. Türk halk müziği icra edecekseniz başka bir enstrüman grubuna ihtiyaç duyarsınız.

Uzun hava söyleyecekseniz orkestraya mutlaka bir obua koymanız gerekir mi?

Askerî harekât da böyledir.

Elinizde çok sayıda silah ve sistem bulunması, bunların hepsini her harekâtta kullanmanız gerektiği anlamına gelmez.

Önce harekâtın nasıl icra edileceğine karar vermek gerekir. Ardından bu harekâtı mümkün kılacak kuvvet yapısı ve yetenekler oluşturulmalıdır.

Peki sorun nerede?

Mesele "hangi yeni silahı alalım?" sorusundan önce "nasıl bir harekât yapacağız?" sorusunu cevaplamaktır.

Manevra harbinin yeniden mümkün kılınması, farklı silahların envanterde bulunmasından çok bunların doğru bir sistem içinde bir araya getirilmesine bağlıdır.

İkinci kavram ise senkronizasyondur.


Her enstrüman aynı anda çalmaz

İyi planlanmış bir harekâtta bütün unsurların aynı anda harekete geçmesi gerekmez. Her unsurun ihtiyaç duyulan yerde ve ihtiyaç duyulan zamanda görevini yerine getirmesi gerekir.

Orkestradaki obua her zaman çalmaz.

Ama sıra geldiğinde doğru sesi çıkarır ve eserin bütünlüğüne katkıda bulunur.

Harekâtta da durum aynıdır.

Ateş desteği, elektronik harp, insansız sistemler, hava unsurları, kara birlikleri, istihbarat ve lojistik unsurları aynı anda ve aynı yoğunlukta kullanılmaz. Bunların etkisinin doğru zamanda ve doğru yerde birleştirilmesi gerekir.

Peki modern manevra harbinin temel problemi nedir?

Bu problem yalnızca hızla ilgili değildir. Asıl meselelerden biri senkronizasyondur.

Birlikler ne zaman hareket edecek?

Ateş desteği ne zaman başlayacak?

Elektronik harp ne zaman devreye girecek?

İnsansız sistemler hangi aşamada kullanılacak?

Lojistik hangi noktaya kadar önden taşınacak?

Bu soruların cevabı harekâtın safhalarında saklıdır.

İyi planlama, her unsura aynı anda konuşma hakkı vermek değildir. Doğru unsurun doğru zamanda devreye girmesini sağlamaktır.

Üçüncü mesele aldatmadır.


Aldatma cepheden geriye çekiliyor

Klasik savaşta aldatma çoğu zaman taktik düzeyde düşünülürdü. Birliklerin gerçek niyetini gizlemek, sahte bir taarruz yapmak ve düşmanı yanlış istikamete yönlendirmek bunun parçalarıydı.

Bugünün sensör yoğun savaş alanında taktik aldatmanın işi zorlaştı.

Birlik hareketlerinin sürekli izlendiği, insansız sistemlerin geniş alanları gözetlediği ve farklı kaynaklardan gelen bilgilerin birleştirilebildiği bir ortamda büyük bir kuvvetin hazırlığını tamamen gizlemek kolay değil.

Peki bu durumda ne değişiyor?

Aldatmanın ağırlık merkezi biraz daha yukarıya, stratejik düzeye kayıyor.

Düşmana yalnızca nerede olduğunuzu değil, ne yapmak istediğinizi de yanlış düşündürmeniz gerekiyor.

Burada bilgi ortamındaki harekâtın önemi artıyor.

Kamuoyu, medya, diplomasi, sosyal medya ve askerî bilgi faaliyetleri artık harekâtın çevresinde duran unsurlar değil. Bunlar harekâtın bir parçası haline geliyor.

Düşmanın karar verme sürecini etkilemek önem kazanıyor.

Onun kuvvetlerini yanlış yere yönlendirmek de aynı şekilde önem taşıyor.

Elindeki bilgiden yanlış sonuç çıkarmasını sağlamak, geleceğin manevrasında fizikî hareket kadar önemli hale geliyor.

Dördüncü mesele ise küçük birliklerin inisiyatifi.


Komutanın karar alanı

Komuta kontrol sistemlerindeki gelişme savaşın önemli bir paradoksunu ortaya çıkardı.

Bugün bir ülkenin en üst makamından cephedeki tek ere kadar uzanan bir izleme ve bilgi zinciri kurulabiliyor. Üst komutanlıklar daha fazla bilgiye sahip. Birliklerin nerede olduğu ve ne yaptığı çok daha hızlı görülebiliyor.

Bu büyük bir avantaj.

Fakat burada başka bir soru ortaya çıkıyor.

Bu imkân, alt kademelerin karar alanını daraltabilir mi?

Üst kademenin ast birlikleri sürekli izleyebilmesi, zaman içinde ast komutanların inisiyatifini zayıflatabilir.

Her hareketin yukarıdan görüldüğü bir sistemde küçük birlik komutanının "Ben burada farklı bir karar vermeliyim" deme cesareti azalabilir.

Oysa modern savaş alanının belirsizliği, alt kademelerde inisiyatifi daha önemli hale getiriyor.

Üst komutanlık her şeyi görebilir. Fakat her şeyi aynı anda değerlendiremez.

Bilgiye sahip olmak, o bilginin anlamını her zaman doğru yorumlamak anlamına gelmez.

Peki bunun sonucu ne?

Komuta kontrol sistemleri gelişirken görev emri anlayışının ve alt kademe inisiyatifinin de güçlendirilmesi gerekiyor.

Mesele kontrol ile inisiyatif arasında doğru dengeyi kurmak.

Üst komuta neyi başarmak istediğini açıkça ortaya koymalı. Ast komutan ise değişen şartlar karşısında bunun nasıl yapılacağına karar verebilmeli.

Belki de geleceğin manevra harbinin temel özelliklerinden biri burada ortaya çıkıyor.

Savaş alanı daha fazla görülüyor. Daha fazla veri üretiliyor. Daha fazla sensör, haberleşme ve komuta kontrol imkânı bulunuyor.

Fakat bütün bu gelişmeler insanın karar verme kapasitesini ikame etmiyor.

Tam tersine, doğru yerde karar verebilen insanın önemini artırıyor.


Peki manevra harbini yeniden kurmak ne anlama geliyor?

Bu, geçmişteki savaş biçimlerine geri dönmek anlamına gelmiyor.

Yeni bir orkestrasyon anlayışı gerekiyor. Hangi kuvvetin, hangi silahın ve hangi sistemin hangi harekâtta kullanılacağı baştan tasarlanmalı.

Ardından bunların birbirleriyle senkronize edilmesi gerekiyor.

Aldatma, şeffaflaşan savaş alanında daha üst bir seviyede düşünülmeli.

Bütün bu sistemin içinde küçük birlik komutanlarına karar verebilecekleri bir alan bırakılmalı.

Sonuçta mesele daha fazla silah sahibi olmak değil.

Mesele, eldeki bütün imkânları tek bir harekât fikri etrafında birleştirebilmek.

İyi bir orkestra, çok sayıda enstrümanın aynı anda çaldığı orkestra değildir.

Hangi enstrümanın ne zaman susacağını ve ne zaman devreye gireceğini bilen orkestradır.

Geleceğin manevra harbi de böyle şekillenecek.

Her şeyi aynı anda yapmak yerine doğru şeyi, doğru zamanda ve doğru yerde yapabilen ordular için manevra alanı yeniden açılabilir.

Bu yazıda ateş gücünü konuşmadık, bu yazıda lojistiği konuşmadık.

Ayrıca nasıl bir manevra konusunu konuşmadık.

Onları da başka bir yazıda ele alırız.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA OKU

Hakkında daha ayrıntılı: manevra harbiDr. Osman Gazi Kandemir

DAHA FAZLA HABER OKU

TÜRKİYE'DEN SESLER

Gürsel Tokmakoğlu Caydırıcılık ve denge

TÜRKİYE'DEN SESLER

Nabi Kırmızı Toplumsal barış süreci

TÜRKİYE'DEN SESLER

Mesut Değer Bir kanunu bazen maddelerinden çok kelimeleri ele verir

TÜRKİYE'DEN SESLER

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz "Doğuya bakıştan" kapsamlı stratejik ortaklığa: Hindistan'ın ASEAN yolculuğu

İlgili Haberler
Borsa Salah transferi Trabzon turizmini hareketlendirdi Uzmanpara · az önce Makroekonomi Piyasalarda yön değişti: Altın ve gümüşte yılbaşından beri böylesi görülmedi Sözcü Ekonomi · 8 dk önce Borsa Gümüş altını solladı: Bir haftada çift haneli yükseliş Dünya Gazetesi · 27 dk önce Borsa ADAUSDT.P Aylık Short CRT Yapısı TradingView TR · 32 dk önce Makroekonomi 16 yıllık süreçte yeni aşama! Tüm hesaplar tek bir çatı altında birleştirildi: 2 milyarlık riskli harcama tespit edildi Star Ekonomi · 41 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.