YAYINLAMA 09 Ağustos 2026 17:35
GÜNCELLEME 09 Ağustos 2026 17:39
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye’nin yıllardır taşıdığı sorunların demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini belirterek, TBMM’ye sunulan Çerçeve Yasa kapsamında değerlendirmelerde bulundu.
Barış, kardeşlik, huzur ve özgürlük talebinin herkes tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade eden Yavaş, ancak kalıcı bir barışın yalnızca yasal düzenlemeyle sağlanamayacağını söyledi. Yavaş, “Gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz. Barışın temeli adalettir, hukuktur, güvendir ve toplumsal mutabakattır” dedi.
“Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir”
Türkiye’nin en büyük meselelerinden birinin vatandaşın devlete ve adalete duyduğu güvenin zedelenmesi olduğunu belirten Yavaş, CHP’li belediyelere ve belediye başkanlarına yönelik operasyonlara da dikkat çekti.
Yavaş, henüz yargılama süreçleri tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz bırakılmasını eleştirerek, belediye başkanlarının görev yaptıkları ve ailelerinin yaşadığı şehirlerden yüzlerce kilometre uzağa gönderilmesini de sorguladı.
Yavaş, AYM kararlarının tartışıldığı, AİHM kararlarının uygulanmadığı, seçilmişlerin iradesinin yargı kararları ve kayyum uygulamalarıyla ortadan kaldırıldığı ve insanların düşüncelerini açıklarken soruşturma endişesi taşıdığı bir ortamda demokratikleşme konusunun yalnızca belirli bir mesele üzerinden ele alınamayacağını söyledi.
Yavaş, demokratikleşme tartışmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir. Hukuk herkes içindir ya da hukuk değildir. Özgürlük herkes içindir ya da özgürlük değildir.”
Çerçeve Yasa için “hukuki ve anayasal itirazlar” vurgusu
Çerçeve Yasa konusunda hukukçular tarafından ciddi hukuki ve anayasal itirazlar dile getirildiğini belirten Yavaş, düzenlemenin yeterince tartışılmadan ve toplumun farklı kesimlerinin kaygıları giderilmeden yasalaştırılmasının yeni sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Yavaş, “Millet bilmeden, toplum tartışmadan, farklı kesimlerin kaygıları giderilmeden yapılan siyasi mutabakatlar, toplumsal mutabakatın yerine geçmez” dedi.
Yavaş’a göre yapılması gerekenler arasında Anayasa ve mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması, yargının bağımsızlığına ilişkin toplumdaki şüphelerin ortadan kaldırılması, seçilmişlerin iradesinin güvence altına alınması ve insanların düşüncelerini açıklamaktan korkmadığı bir ortamın oluşturulması bulunuyor.
Türkiye’nin yıllardır taşıdığı sorunların demokratik yollarla çözülmesini; silahların tamamen sustuğu, insanların kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrıştırılmadığı, herkesin kendisini eşit yurttaş hissettiği bir ülkeyi kim istemez ki?
— Mansur Yavaş (@mansuryavas06) August 9, 2026
Barışa kim karşı çıkabilir?
Kardeşliğe…
“Millet sürecin seyircisi değildir”
Demokrasi anlayışında milletin kendisine sonucu açıklanan bir sürecin seyircisi olmadığını belirten Yavaş, “Millet bu ülkenin sahibidir” ifadelerini kullandı.
Yavaş, gerekli demokratik düzenlemelerin, toplumun kaygıları giderildikten ve milletin bu konuda vereceği yetki ortaya konulduktan sonra, açık ve şeffaf biçimde TBMM çatısı altında hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
“Kürt meselesi dâhil hiçbir mesele çözümsüz değil”
Türkiye’nin Kürt meselesi dahil hiçbir meselesinin çözümsüz olmadığını belirten Yavaş, çözüm sürecinin iktidarda kalma veya seçim kazanma hesabına endekslenmemesi gerektiğini söyledi.
Yavaş, yıllarca cezaevinde tutulan siyasetçilerin ve milletvekillerinin seçim hesaplarının bir parçası haline getirildiği izlenimini güçlendirecek adımların, toplumun sürecin samimiyetini ve gerçek niyetini sorgulamasının önüne geçilemeyeceğini ifade etti.
Türkiye’nin ihtiyacının kapalı kapılar ardındaki mutabakatlar değil, milletin önünde kurulmuş büyük bir toplumsal mutabakat olduğunu belirten Yavaş, demokratik düzenlemelerin de millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM çatısı altında gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Yavaş açıklamasının sonunda ise şehitlerin hatırasına dikkat çekerek, “Unutmamak üzere isimlerini köprülerimize, alt ve üst geçitlerimize kazıdığımız şehitlerimizin aziz hatıralarına haksızlık edildiği duygusuyla vicdanlarımızın sızlamasına izin vermemek, bu ülkenin vatandaşları olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir” dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.