Elektrikli araç fiyatlarını artık yalnızca kur ve maliyet belirlemiyor. ÖTV matrahının birkaç bin liralık hareketi de belirliyor. 160 kW ve altındaki elektrikli otomobillerde yüzde 25 ÖTV için uygulanan 1 milyon 650 bin TL’lik matrah sınırına dayanan 12 model adeta bıçak sırtında ilerliyor. 1 liralık zam bile en az 594 bin liralık fiyat farkına neden olabilir.
Ali Yıldırım10 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Türkiye otomobil pazarında fiyatlama sistemi giderek otomobilin üretim maliyetinden, donanımından ve hatta segmentinden bağımsız yeni bir denkleme dönüşüyor. Özellikle yüzde 100 elektrikli otomobillerde birkaç bin liralık fiyat hareketi, tüketici açısından yüz binlerce liralık maliyet farkı yaratabilecek noktaya geldi. Bunun temel nedeni Özel Tüketim Vergisi’nde (ÖTV) uygulanan matrah sistemi. Elektrikli otomobillerde 160 kW ve altında motor gücüne sahip araçlar için ÖTV matrahı 1 milyon 650 bin TL’yi aşmadığı sürece yüzde 25 ÖTV uygulanıyor. Aynı otomobilin vergisiz fiyatı bu sınırı geçtiği anda ise oran doğrudan yüzde 55’e yükseliyor. 160 kW üzerindeki elektrikli otomobillerde ise aynı 1 milyon 650 bin TL sınırının altında yüzde 65, üzerinde yüzde 75 ÖTV söz konusu. Mevcut sistem 24 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren düzenlemeyle oluşturuldu. Kağıt üzerinde yüzde 25 ile yüzde 55 arasında yalnızca 30 puanlık bir ÖTV farkı bulunuyor. Ancak ÖTV’nin ardından yüzde 20 KDV de ÖTV eklenmiş tutar üzerinden hesaplandığı için tüketicinin karşısına neredeyse 2 katı bir etiket çıkıyor. Yani maksimum sınır yüzde 25’lik vergi sisteminde trafik tescil masrafları vb durumlar hariç 2 milyon 475 bin liraya ulaşıyor.
1 liralık zammın karşılığı 594 bin liralık fiyat farkı
Aslında tablo fiyat tarafında oldukça hassas. Bugün ÖTV matrahı tam 1 milyon 650 bin TL olan, motor gücü de 160 kW’ı aşmayan bir elektrikli otomobile yüzde 25 ÖTV eklendiğinde rakam 2 milyon 62 bin 500 TL’ye çıkıyor. Bunun üzerine yüzde 20 KDV hesaplandığında otomobilin vergiler dahil fiyatı 2 milyon 475 bin TL oluyor. Matrah sınırının aşılması halinde ise tablo değişiyor. 1 milyon 650 bin 1 liralık çıplak fiyata sahip olan bir otomobil eğer 160 kw güç seviyesini aşmıyorsa, yüzde 55’lik ÖTV dilimine adım atmış oluyor. Böylece aracın fiyatı bu şartlarda 3 milyon 69 bin 2 liraya çıkıyor. Yani 1 aracın maliyetindeki 1 liralık artış vergi kaynaklı 594 bin liralık farka neden oluyor. Bu yüzden markalar Türkiye’de elektrikli otomobil fiyatlarının önemli bir bölümü ÖTV duvarına göre milimetrik biçimde konumlandırılıyor.
12 model bıçak sırtında, opsiyonla vergiye patlıyor
Pazardaki güncel fiyatlara bakıldığında yüzde 25 ÖTV avantajını korumak için kritik fiyat hattında çok sayıda model bulunuyor. Hatta birçok sektör temsilcisi bu sınırda satılan birçok elektrikli otomobili ‘zararına’ sattıklarını ifade ediyor. Özellikle yaklaşık 2,4-2,5 milyon TL bandında kümelenmiş elektrikli otomobillerde fiyatların birbirine olağanüstü yakın olması çok da tesadüf değil. Vergi dilimini doğrudan aracın ilan edilen anahtar teslim fiyatı değil, ÖTV mevzuatına göre hesaplanan ÖTV matrahı belirliyor. Opsiyon, aksesuar, kampanya, tescil ve fiyat listelerindeki diğer unsurlar nedeniyle nihai liste fiyatıyla teorik 2 milyon 475 bin TL sınırı her modelde bire bir örtüşmeyebilir ve buna tescil masrafları dahil olmuyor.
Bazı markalar maliyetleri yansıtamıyor
Normal şartlarda üretici veya distribütör; kur, üretim maliyeti, lojistik gideri ve fabrika fiyatındaki değişimi satış fiyatına yansıtır. Türkiye’de ise elektrikli otomobilde fiyat artışı yapılırken önce ÖTV matrahı hesaplanmak zorunda kalınıyor. Otomobilin maliyetine 20 bin TL eklenmesi gerekiyorsa ve bu 20 bin TL aracı matrah sınırının üzerine taşıyorsa, tüketicinin karşılaşacağı sonuç yalnızca 20 bin TL zam olmuyor. Markalar ya maliyet artışını kendi marjından karşılayarak otomobili yüzde 25 ÖTV diliminde tutacak ya da fiyatı artırarak yüzde 55’lik bölgeye geçmesine izin verecek. İlk seçenek kârlılığı baskılıyor, ikinci seçenek ise satış adetlerini tehdit ediyor.
Yüzde 25’te bir tane lüks var
Bir dönem birçok marka en düşük vergi diliminde kendine yer bulurken, şimdi markaların her birinin voltajı yavaş yavaş düşüyor. Özellikle lüks sınıfta da ilk etapta birçok marka yer alırken şimdi sadece Volvo kaldı. En küçük modellerinden birini Türkiye’de yollara çıkan marka EX30 ile bıçak sırtı dilimde kendine yer buluyor. Ufak boyutlarına rağmen tercih edilen model, 2 milyon 472 bin liralık fiyat etiketiyle sınırda yer alıyor. Aracın vergisiz fiyatında 2 bin liranın üzerinde bir fiyat artışıyla fiyat çok rahat 3.1 milyon TL seviyesine yaklaşacak. Kısa bir süre önce MINI Countryman de bu seviyede yer alıyordu. Fakat o da ufak fiyat hareketiyle vergi dilimini yüzde 25’ten yüzde 55’e taşıdı. Bazı modeller ise kampanya desteğiyle bu fiyat etiketinde yer alıyor. Bunlardan biri de Skoda Elroq.
Tesla Model Y sınırda, Togg T10X’in hareket alanı var
Tablodaki en dikkat çekici örneklerden biri Tesla Model Y. 2 milyon 474 bin 985 TL seviyesindeki fiyat, 2 milyon 475 bin TL’lik vergi tavanına neredeyse santimetrik temas halinde. Aradaki 15 TL’lik fark aracın fiyatını 3 milyon liranın üzerine taşıyacak. Listedeki modeller arasında fiyat açısından nispeten daha fazla hareket alanına sahip araçlardan biri Togg T10X V2. 2 milyon 411 bin TL seviyesindeki fiyatı, listedeki bazı ithal rakiplerine kıyasla daha aşağıda. Bu durum Togg’a olası maliyet artışlarını karşılamada belirli bir hareket alanı sağlasa da matrah sistemi nedeniyle bu alan sınırsız değil.
160 kW altı elektrikliler pazarı domine etti
Elektrikli otomobil pazarında vergi düzenlemelerinin etkisi motor gücü dağılımına da net şekilde yansıyor. Ocak- Temmuz 2026 döneminde 160 kW ve altındaki elektrikli otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 artarak 84 bin 190 adede ulaştı. Bu araçlar toplam pazardan yüzde 89,5 pay aldı. Buna karşılık 160 kW'ın üzerindeki elektrikli otomobil satışları ise yüzde 57,8 gerileyerek 9 bin 856 adede düştü. Yüksek güçlü modellerin pazar payı yüzde 10,5'te kaldı. Motor gücüne göre uygulanan ÖTV dilimleri, tüketicilerin tercihini daha düşük güçlü ve daha düşük vergi avantajına sahip modellere yönlendirirken, premium segmentte yer alan yüksek güçlü elektrikli otomobillerin satışlarında sert daralma yaşandı.
Hyundai Ioniq 6 tam sınırda ancak 2 ay dayanır
Geçen hafta Türkiye lansmanı gerçekleşen Hyundai Inoiq 6 da bu limitte yer alan modellerden. Makyajlanan modelin 125 kw olan versiyonu 2 milyon 483 bin liralık etiket taşıyor. Bu fiyat trafik tescil masrafları dahil fiyat yani matrah sistemine dahil değil. Yani yüzde 25’lik vergi diliminde. 160 kw versiyon ise vergisiz fiyatı 1 milyon 650 bin liranın üzerinde. Bu yüzden otomobilin fiyatı yüzde 55 vergi matrahıyla 3.7 milyon lirayı geçiyor. 4 yıldır ÖTV baremlerinde bir değişiklik olmadığını söyleyen Hyundai Türkiye Genel Müdürü Murat Berkel, “Bu yüzden elektrikli araç satışları genel olarak düşüyor. Yüzde 25 vergi diliminde bırakmaya çalıştığımız bu model maksimum 2 ayda daha kalır. Sonrasında bir üst vergi dilimine geçer” dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.