Türkiye gıda sanayisinin en yüksek katma değer üreten alanlarından biri olan bisküvi ve atıştırmalık sektörü, güçlü üretim altyapısı ve ihracat performansıyla küresel pazarlardaki etkinliğini artırırken, değişen tüketici beklentileri sektörün dönüşümünü de hızlandırıyor. Artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; verimlilik, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve güçlü marka yönetimiyle öne çıkan şirketler rekabette avantaj sağlıyor.
Oylum Sınai Yatırımlar AŞ Onursal Başkanı Yılmaz Büyüknalbant, sektörün geldiği noktayı değerlendirirken, "Bisküvi ve atıştırmalık sektörü, Türkiye gıda sanayisinin en dinamik ve en yüksek katma değer üreten alanlarından biridir. Güçlü üretim altyapımız, ihracat kabiliyetimiz ve stratejik konumumuz sayesinde dünya pazarlarında önemli bir oyuncuyuz" dedi. Büyüknalbant, günümüzde rekabet anlayışının da değiştiğine dikkat çekerek, "Sektör artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; verimlilik, markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarındaki başarısıyla değerlendiriliyor. Rekabet yalnızca fabrikalarda değil; markalarda, teknolojide ve tüketici güveninde kazanılıyor" diye konuştu.
Tüketici beklentileri üretimi yeniden şekillendiriyor
Sektörde tüketici davranışlarının hızla değiştiğini ifade eden Büyüknalbant, artık ürün tercihinde yalnızca lezzetin belirleyici olmadığını söyledi. "Tüketici artık lezzetin yanında doğal içerik, güvenilir üretim, sürdürülebilirlik ve ulaşılabilir fiyat dengesini de önemsiyor. Bu değişim üreticileri daha yenilikçi olmaya yönlendiriyor" diyen Büyüknalbant, bu dönüşümün sektörün geleceğini şekillendirdiğini belirtti.
Oylum ihracatta büyümesini sürdürüyor
1969 yılından bu yana faaliyet gösteren Oylum'un kalite odaklı üretim anlayışıyla uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürdüğünü dile getiren Büyüknalbant, şirketin sahip olduğu BRCGS ve SEDEX sertifikalarıyla dünyanın birçok ülkesine ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. 2025 yılı performansını değerlendiren Büyüknalbant, "2025 yılında ihracatımızı ABD doları bazında yaklaşık yüzde 16 artırmayı başardık. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, ihracatın toplam ciromuz içindeki payını yüzde 50 seviyesine çıkarmaktır" ifadelerini kullandı.
Sanayicinin en büyük ihtiyacı öngörülebilirlik
Son yıllarda kur ile enflasyon arasındaki dengenin bozulmasının ihracatçıları zorladığını belirten Büyüknalbant, özellikle enerji ve işçilik maliyetlerindeki artışın rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Bu süreçte Oylum'un verimlilik yatırımlarına ağırlık verdiğini kaydeden Büyüknalbant, "Biz bu dönemde yalın üretime, enerji yönetimine ve modernizasyon yatırımlarına odaklandık. Elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 65'ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor, yaptığımız yatırımlarla birim üretim maliyetlerini azaltıyoruz" dedi.
Kamu tarafından uygulanacak destek mekanizmalarının önemine de değinen Büyüknalbant, finansmana erişimin kolaylaştırılması, ihracat desteklerinin güçlendirilmesi ve yeşil dönüşüm yatırımlarının teşvik edilmesinin sektörün rekabet gücüne katkı sağlayacağını ifade etti. "Sanayicinin bugün en büyük ihtiyacı yalnızca uygun maliyetli finansman değil; öngörülebilirliktir. Yatırımlar ancak güven ortamında hız kazanabilir" diye konuştu.
Hedef, dünyanın güçlü gıda markaları arasında yer almak
Türkiye'nin bugün dünyanın önemli bisküvi üreticileri arasında bulunduğunu belirten Büyüknalbant, üretim kapasitesinin artık güçlü markalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi. "Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Amerika pazarlarına güçlü üretim ve lojistik altyapımızla ürün sunuyoruz. Ancak küresel pazarda kalıcı başarı için yalnızca üretmek yeterli değil. Güçlü markalar oluşturmak, inovatif ürünler geliştirmek ve tüketici sadakati yaratmak gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Bu doğrultuda Oylum'un uluslararası pazarlardaki marka yatırımlarını sürdürdüğünü ifade eden Büyüknalbant, şirketin dünyanın önemli gıda fuarlarında düzenli olarak yer aldığını, Avrupa ve Amerika pazarlarında markalı ihracatını büyütmeye odaklandığını söyledi. Turquality programını da bu vizyonun önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten Büyüknalbant, "Türkiye artık yalnızca dünyanın üretim üssü olmayı değil, dünyanın güçlü gıda markalarını çıkaran ülkelerden biri olmayı hedeflemelidir" dedi.
Dijital dönüşüm rekabetin merkezine yerleşiyor
Bisküvi sektörünün yalnızca maliyet baskısıyla değil, küresel tedarik zincirlerindeki değişim ve tüketici beklentilerindeki dönüşümle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Büyüknalbant, un, bitkisel yağ, kakao, şeker ve enerji gibi temel girdilerde yaşanan küresel dalgalanmaların üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini söyledi.
Jeopolitik gelişmeler ve lojistik maliyetlerinin planlamayı zorlaştırdığına işaret eden Büyüknalbant, tüketicinin artık yalnızca fiyatı değil, ürünün güvenilirliğini ve üretim standartlarını da satın aldığını belirtti. Oylum'un bu dönüşüme teknoloji yatırımlarıyla hazırlandığını anlatan Büyüknalbant, "Yeni ürün geliştirme çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyor, dijital dönüşüm, veri yönetimi ve yapay zekâ destekli süreçlerle üretimimizi geleceğe hazırlıyoruz" dedi. Yeni dönemde sektörün rekabet yapısının köklü şekilde değişeceğini belirten Büyüknalbant, sözlerini şöyle tamamladı: "Rekabet; üretim kapasitesi kadar veriyi doğru kullanan, sürdürülebilirliği iş modeline entegre eden ve güçlü marka algısı oluşturan şirketler arasında yaşanacaktır."
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.