JEOPOLİTİK RİSKLER VE FAİZ BEKLENTİLERİ
ABD'de zayıf gelen istihdam verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) tahmin edildiği ölçüde sıkılaşmaya gitmeyeceği beklentilerini artırdı. Bu durum, değerli metallerden altın ve gümüşe yönelik talebi yükseltti. Benzer şekilde, gümüşün ons fiyatı da geride kalan haftada yüzde 10,2 değer kazanarak 63,54 dolara yükseldi ve aynı dönemin en hızlı haftalık yükselişine imza attı.
Yeni haftaya yatay başlayan altının onsu 4 bin 340 dolardan, gümüşün onsu ise yüzde 0,8 artışla 64 dolardan işlem görüyor. Altının onsu en son haftalık olarak en hızlı yükselişini 19 Ocak'ta yüzde 8,7 artışla 4 bin 980 dolara çıkarken, gümüşün onsu da aynı haftada yüzde 14,7 değer kazancıyla 102,48 dolara tırmanmıştı.
UZMANLARDAN KRİTİK DEĞERLENDİRMELER
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, altındaki yükselişin en büyük sebebinin son dönemde jeopolitik risklerin, yüksek petrol fiyatlarının ve faiz artırımı ihtimallerinin fiyatlamalara yansıması olduğunu söyledi. Ergezen, son dönemde tüm artan risklere rağmen ısrarla altın tarafında 3 bin 400 dolar bandının altına geçmeyen bir fiyatlama gördüklerine işaret etti.
"Bu da şunu gösteriyordu; bütün bu riskler fiyatlamaların içerisine girmiş durumda. Bundan sonra daha olumlu haberleri daha fazla fiyatlama eğiliminde olacağı beklentisiydi ki bunu da görmeye başladık yavaş yavaş. Uzlaşma ve ateşkes beklentileri hemen fiyatlamalara yansıdı. Bu etki bir süre daha devam edecektir diye düşünüyorum. Son yükselişi bir miktar para girişinin artışına da bağlayabiliriz. Artık hem kurumsal yatırımcılar hem de merkez bankaları tarafına baktığımız zaman en kötünün görüldüğü beklentisi oluşmaya başladı. İyimserlik tarafı bir miktar daha ağır basmaya başladı," diye konuştu.
DOLAR VE PETROLÜN BELİRLEYİCİ ROLÜ
Altın ve gümüş tarafında dolar endeksini takip etmenin çok önemli hale geldiğini dile getiren Ergezen, dolar endeksine paralel hareketlerin, korelasyonun yüksek olduğunu kaydetti. Ergezen, dolar endeksinde gerileme oldukça altın tarafında yükseliş eğilimini, tam tersi durumda ise düşüş eğilimi olduğunu gördüklerine dikkati çekti.
"Şimdi baktığımız noktada şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız; savaş devam ettiği sürece, Hürmüz Boğazı kapalı kaldıkça, buradan geçişler devam etmedikçe petrol fiyatları yüksek kalıyor. Petrol fiyatlarının yüksek kalması enflasyon endişelerini beraberinde getiriyor. Enflasyon endişeleri ise tahvil faizlerini yukarıda tutuyor. Bu da Merkez Bankalarının faiz artırım ihtimallerini artıran unsurlardan. Böyle bir senaryo içerisindeyiz. Faizlerin yüksek oluyor olması ise veya faiz beklentilerinin artıyor olması küresel büyümede yavaşlamaya yol açıyor. Bununla da talep tarafının azaldığını görüyoruz. Böyle bir tablo içerisinde dolayısıyla faizlerin yüksek kalıyor olması ve petrolün bağımlılığı çok daha önemli hale gelmiş durumda. Burada petrol fiyatları geri çekildikçe altın ve gümüş tarafında alıcıların da artmaya devam ettiğini göreceğiz. Bu hafta itibarıyla yine 80 doların üzerinde bulunuyor petrol fiyatı. Ne zaman ki burada 70 dolarlar civarını görürüz, altın ve gümüş tarafında çok daha olumlu fiyatlamalar görme ihtimalimiz yüksek. Dolar endeksi ise hala 100 seviyelerine yakın, bu bir risk unsuru hala," şeklinde konuştu.
GELECEK BEKLENTİLERİ VE HEDEF SEVİYELER
Zafer Ergezen, dolar endeksinin 100 seviyelerine yakın olması ve petrol fiyatlarının 80 dolar üzerinde bulunmasının altın ve gümüşteki yükselişleri bir miktar kısıtlayacağını bildirdi. Ergezen, daha yukarı yükselişler için hem petrol fiyatında hem de dolar endeksinde gerileme görülmesi gerektiğini vurgulayarak, "Aksi takdirde altın tarafında 4 bin 400 dolar seviyesi önemli bir seviye, bunun üstüne çıkmakta zorlanacaktır diye düşünüyorum. Onun üstünde ise 4 bin 550 dolar seviyesi var," dedi.
Gümüş tarafında yine yüksek faizlerin etkisinin olduğunu söyleyen Ergezen, gümüşte, altına göre daha güçlü bir seyir olmasını beklediğini bildirdi. Ergezen, gümüşteki volatilitenin altına nazaran daha belirgin olduğunu dile getirerek, "Bunun en büyük sebebi gümüşün endüstriyel gelişmelere çok daha duyarlı olması. Büyüme endişelerinin gümüş tarafında çok daha net hissedildiğini söylememiz mümkün. Burada altın-gümüş rasyosuna eğer anlaşma sağlanırsa altın-gümüş rasyosunun yeniden 60'lar seviyesine düştüğünü görebiliriz. Onun haricinde 70 seviyelerinin üzerinde ise gümüşün yine altına göre avantajlı olacağını söylemek mümkün. Eğer burada savaşın daha da kötümserleşeceği beklentisi yoksa veya faiz artırım ihtimalleri daha da fazla gerçekleşmiyorsa önümüzdeki en azından 1-2 aylık süre içerisinde gümüşün altına göre bir miktar daha iyi performans göstermesi de beklenebilir," şeklinde görüşlerini paylaştı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.