11 Ağustos 2026, Salı · 01:57 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Okyanuslar yükselirken bastığımız toprak çöküyor

Küresel iklim krizi okyanusları yükseltirken, kıyı kentlerinin altındaki toprak da hızla batıyor. Nature Communications’ta yayımlanan yeni bir araştırma, yoğun nüfuslu kıyılarda bağıntılı deniz yükselmesinin yılda 6 mili…

Okyanuslar yükselirken bastığımız toprak çöküyor

Küresel iklim krizi okyanusları yükseltirken, kıyı kentlerinin altındaki toprak da hızla batıyor. Nature Communications’ta yayımlanan yeni bir araştırma, yoğun nüfuslu kıyılarda bağıntılı deniz yükselmesinin yılda 6 milimetreye ulaştığını belgeledi. Yeraltı suyu çekimi ve kentsel baskıyla derinleşen çifte tehdit, yarım milyardan fazla insanı ve kıyı ekonomilerini büyük sel riskine sürüklüyor.

11 Ağustos 2026 00:00

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Başak Nur GÖKÇAM

Sürdürülebilirlik yalnız­ca geleceği koruma ça­bası değil, bugün bastı­ğımız zemini, yatırımlarımızı ve iktisadi varlığımızı koru­ma mücadelesidir aslında. Ye­şil dönüşümün çevresel bo­yutlarını tartışırken sıklıkla gözden kaçırdığımız fiziksel gerçeklikler, makroekono­mik dengeleri kökünden sar­sacak bir boyuta ulaştı.

Geze­gen genelinde iklim krizinin tetiklediği erimeler okyanus­ları yukarı taşırken, insan fa­aliyetleri de karayı aşağı çe­kiyor. Bugün küresel ölçekte 500 milyondan fazla insan, al­çak kıyı bölgelerinde inşa edi­len trilyon dolarlık ekonomik ekosistemlerin ortasında çif­te bir sel riskiyle yaşıyor.

Dünya genelindeki kıyı top­lulukları görünmez ancak son derece yıkıcı bir kıskacın or­tasında kalmış durumda. Bir yandan okyanus seviyeleri küresel ölçekte tırmanırken, diğer yandan mega kentlerin ve sanayi havzalarının üzeri­ne kurulduğu toprak hızla çö­küyor. Münih Teknik Üniver­sitesi (TUM) ve Tulane Üni­versitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, zemin çökmesinin yarattığı tahriba­tı beklenenden çok daha er­ken bir vadede kapımıza getir­diğini ortaya koydu.

Yıllık 6 milimetre yükseliş yaşanıyor

Nature Communications dergisinde yayımlanan rapo­ra göre, yoğun nüfuslu kıyı böl­gelerinde yaşayan insanlar yılda ortalama 6 milimetreye varan göreceli deniz seviyesi yükselişine maruz kalıyor. Bu oran, küresel kıyı ortalaması olan 2,1 milimetrenin tam üç katına tekabül ediyor. İklim kaynaklı mutlak deniz seviye­si yükselişi olan 3,15 milimet­relik oran da bu alanlarda iki­ye katlanmış durumda. Arada­ki farkın temel nedeni ise kıyı kentlerinin altındaki zeminin kademeli olarak batması.

Arazi çökmesinin arkasın­da doğanın kendi döngülerin­den ziyade kontrolsüz insan faaliyetleri yatıyor. Sanayi ve tarım için gerçekleştirilen yo­ğun yeraltı suyu pompalama­sı, petrol ve doğalgaz çıkarımı, nehir deltalarındaki tortulla­rın sıkışması ve kentsel alan­ların zemine bindirdiği deva­sa beton ağırlığı birincil et­kenler arasında yer alıyor.

Konuyla ilgili değerlendir­mede bulunan araştırma eki­binden Tulane Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Torb­jörn Törnqvist, kıyı yöneti­minde bakış açısının değiş­mesi gerektiğini belirterek, “Deniz seviyesinin yükselişi­ni anlamak ve yanıt vermek is­tiyorsak, sadece okyanusu de­ğil, karanın kendisini de göz­lemlemeliyiz. Yoğun nüfuslu kıyılarda insan faaliyetleri, su ve kaynakların aşırı kulla­nımı nedeniyle karanın çök­mese neden oluyor. Şehirlerin ağırlığı bu çöküşü yoğunlaş­tırarak kırılganlığımızı ar­tırıyor” ifadelerini kullandı.

Kıyı ekonomileri tehlikede

Zeminin çökmesi ve denizle­rin yükselmesi, küresel tedarik zincirlerini, altyapı varlıkları­nı ve gayrimenkul piyasalarını tehdit ediyor. Liman kentlerin­de yaşanan zemin çökmesi, kı­yı koruma duvarlarının işlevi­ni yitirmesine ve yeraltı tatlı su kaynaklarına tuzlu su karışma­sına yol açıyor.

Bu kapsamda uydu verile­rinin önemine ilişkin konu­şan Alman Jeodezi Araştırma Enstitüsü (DGFI-TUM) Kı­demli Araştırmacısı Dr. Nico­le Christensen ise uydu verile­rinin önemine değinerek, “Uy­dulardan elde ettiğimiz hassas veriler ile zemin ölçümlerini birleştirdiğimizde, tehlikenin ne kadar hızlı geliştiğini görü­yoruz. Kıyı kentlerinde sür­dürülebilir bir gelecek için ye­raltı suyu yönetiminden imar planlarına kadar her adımı bu verilere göre yeniden tasarla­mak zorundayız” dedi.

Gizli tehdit: Akifer çöküşü

Kıyı şehirlerinin altında devasa bir hidrolik denge yatıyor. Yer altındaki su katmanları (akiferler), zemin parçacıkları arasında basınç oluşturarak devasa beton kütlelerini ve kentsel yükü adeta bir yastık gibi yukarıda tutuyor. Ancak kontrolsüz sanayileşme ve aşırı su çekimi bu iç basıncı aniden düşürdüğünde, toprak tanecikleri arasındaki boşluklar kapanarak geri döndürülemez bir sıkışma başlatıyor. Kentsel altyapıda çatlaklara yol açan bu sessiz çöküş, tatlı su rezervlerine deniz suyunun sızmasına neden olarak kıyı kentlerinin yaşam damarlarını kesiyor.

İklim finansmanı ve risk primleri

Göreceli deniz seviyesi yükselmesi sigortacılık sektörünü doğrudan etkiliyor. Yüksek çöküş hızına sahip kıyı bölgelerindeki ticari gayrimenkullerin sigorta primleri son 5 yılda yüzde 35 artış gösterdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, gelişmekte olan ülkelerin kıyı koruma altyapıları için 2030’a kadar yıllık 300 milyar dolarlık adaptasyon finansmanına ihtiyacı bulunuyor.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Yeni tahıl koridoru aciliyet kazandı Dünya Gazetesi · 1 saat önce Makroekonomi Borsada bilanço alarmı: SPK'dan şirketlere ek süre kararı CNBC-e · 2 saat önce Kripto Bitwise's Rasmussen: Circle is mispriced as stablecoins head toward trillions CoinDesk · 2 saat önce Kripto Strategy builds $4.75 billion cash cushion as only bitcoin isn’t enough for investors CoinDesk · 2 saat önce Borsa İmamoğlu: Özel’in uyarılarını destekliyor, kararının altına imzamı atıyorum Ekonomim · 4 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.