11 Ağustos 2026, Salı · 09:56 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Sanayide ivme kaybı TCMB’nin faiz politikasını nasıl etkileyecek?

A1 Capita'in günlük bültenine göre, TCMB açısından sanayi üretimindeki zayıflama, iç talebin ve fiyatlama gücünün azalması nedeniyle dezenflasyonu destekliyor. Veri, faiz indirimi için alan oluştururken tek başına yeterl…

Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!

Neden Düştü ? Tümünü Göster >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü >Akfen hisselerinde 'Hamdi Akın ifade' düşüşü

ARACI KURUM RAPORLARI Sanayide ivme kaybı TCMB’nin faiz politikasını nasıl etkileyecek? Piyasaların gözü TCMB ve ABD enflasyon verisinde Küresel rüzgâr Borsa İstanbul’u destekliyor TCMB’den faiz indirimi için kritik mesaj gelebilir Piyasa çevreleri ABD istihdam verisine kilitlendi Tümünü Göster

HİSSE ÖNERİLERİ Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse 7 hissede yükseliş yüzde 10'u aştı: 592 milyar TL'lik dev de listede! Tümünü Göster

TEKNİK ANALİZ FAVÖK’ü ve hisse getirisi yüzde 30’un üzerinde büyüyen 9 şirket Borsada teknik analizde öne çıkan hisseler Borsa İstanbul’da işlem adedi 10 katı aşan hisseler BIST 100’de 4 kriteri birden karşılayan 10 hisse Kârını büyütürken hissesi de yükselen şirketler Tümünü Göster

Takip Et

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaAracı Kurum RaporlarıSanayide ivme kaybı TCMB’nin faiz politikasını nasıl etkileyecek?--- Sanayide ivme kaybı TCMB’nin faiz politikasını nasıl etkileyecek?

11 Ağustos 2026 - 08:16 borsaningundemi.com

A1 Capita'in günlük bültenine göre, TCMB açısından sanayi üretimindeki zayıflama, iç talebin ve fiyatlama gücünün azalması nedeniyle dezenflasyonu destekliyor. Veri, faiz indirimi için alan oluştururken tek başına yeterli görülmüyor.

Sanayi üretimi haziranda yıllık bazda %1,4 geriledi. Alt kırılımda madencilik ve taş ocakçılığı %1,6, imalat sanayi %1,5 azalırken; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi %1,1 arttı. Aylık tarafta ise sanayi üretimi yalnızca %0,1 arttı. Daha önemlisi, imalat sanayi üretimi aylık bazda hiç büyümedi; madencilik %0,5 düşerken elektrik-gaz tarafı %1,5 arttı. Yani aylık toplam endeksteki küçük artışın arkasında esas olarak enerji üretimi var, imalat tarafında gerçek anlamda bir ivmelenme görmüyoruz.

Haziran 2026 sanayi üretim verisi ilk bakışta “aylık artış var” gibi görünse de, detayına indiğimizde tablo zayıf ve yataya yakın bir sanayi görünümüne işaret ediyor. Verileri makro açıdan; Türkiye ekonomisinde sanayi tarafı belirgin biçimde soğumuş durumda olarak değerlendiriyoruz. Yıllık bazdaki %1,4’lük daralma tek başına çok dramatik görünmeyebilir ama esas problem kompozisyon. Çünkü ekonominin ihracat, yatırım ve istihdam kapasitesi açısından kritik olan imalat sanayi yıllık %1,5 küçülüyor ve aylık bazda da yerinde sayıyor. Bu, talep koşullarının hala zayıf olduğuna, finansman maliyetlerinin üretici üzerinde baskı yarattığına ve hem iç hem dış siparişlerde güçlü bir toparlanma olmadığını düşündürüyor.

Burada özellikle imalat sanayi önemli. Sanayi üretiminin kalıcı biçimde toparlanmasını istiyorsak yalnızca elektrik üretiminin artması yeterli değil. Makine, otomotiv, ana metal, kimya, tekstil, dayanıklı tüketim malları gibi üretim alanlarında geniş tabanlı bir canlanma görmek gerekiyor. Toplam imalat endeksinin yıllık %1,5 azalması, üretim tarafında henüz güçlü bir dönüş olmadığını net biçimde gösteriyor.

Sanayi üretimi GSYH ile birebir aynı şey değil; hizmetler, inşaat, tarım ve vergiler de büyümeyi etkiliyor. Ama sanayi üretimindeki yıllık küçülme, özellikle de imalat sanayindeki gerileme, ikinci çeyrekte büyümenin üretim tarafında belirgin bir ivme kaybı yaşandığını düşündürüyor. Burada ilginç olan; aylık üretim %0,1 artmış. Dolayısıyla ; Ekonomi sanayi tarafında sert bir daralmadan ziyade düşük büyüme–durgunluk sınırında hareket ediyor.

TCMB açısından bu verinin ilginç tarafı; ekonomik aktivite açısından olumsuz ama dezenflasyon açısından olumlu. Çünkü üretim ve talep zayıfladıkça şirketlerin fiyat artırma gücü azalıyor. İç talebin ve siparişlerin yavaşlaması, firmaların maliyet artışlarını son tüketiciye aktarmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle sanayi üretimindeki zayıflık enflasyonun ana eğiliminin aşağı gelmesine yardımcı olabilir.

Başka bir ifadeyle TCMB açısından; Sanayi üretimi zayıflıyor, iç talep soğuyor, kapasite baskısı azalıyor , fiyatlama gücü azalıyor , dezenflasyon güçleniyor, ileride faiz indirimi için alan oluşuyor. Ancak bunun hemen “TCMB faiz indirecek” şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. Çünkü Merkez Bankası yalnızca büyümeye bakmıyor. Hizmet enflasyonu, kira, ücretler, döviz kuru, beklentiler ve özellikle son dönemde petrol fiyatları da önemli. Dolayısıyla bu sanayi üretim verisi TCMB'nin faiz indirimi lehine kullanabileceği bir veri, fakat tek başına faiz indirimi için yeterli değil. Ben TCMB açısından bu veriyi güvercin yönde küçük ama anlamlı bir veri noktası olarak değerlendiririm.

Tahvil açısından veri daha net biçimde olumlu. Çünkü tahvil yatırımcısının görmek istediği kombinasyon; düşen enflasyon + yavaşlayan ekonomi + ileride daha düşük politika faizi. Sanayi üretiminin yıllık %1,4 azalması ve imalat sanayinin %1,5 daralması, ekonominin aşırı ısınmadığını gösteriyor. Eğer bu tablo temmuz ve ağustos aylarında da devam eder ve aynı zamanda enflasyonun ana eğilimi aşağı gelirse piyasa TCMB'nin önümüzdeki aylarda faiz indirimine daha fazla alan bulacağını fiyatlamaya başlayabilir. O durumda özellikle orta ve uzun vadeli TL tahviller açısından destekleyici bir ortam oluşabilir. Yani teorik zincir: zayıf sanayi, düşük büyüme, daha düşük enflasyon baskısı , faiz indirimi beklentisi , tahvil faizlerinde düşüş. Ancak petrol yeniden sert yükselirse bu ilişki bozulabilir. Çünkü düşük büyümenin avantajını enerji kaynaklı enflasyon götürebilir.

ABD tarafında bugün ve önümüzdeki birkaç günün en önemli konusu enflasyon. Temmuz TÜFE'si için piyasa yıllık yaklaşık %3,4 civarında bir artış bekliyor. Bu veri kritik çünkü Fed açısından şu anda iki zıt kuvvet var: Bir tarafta temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı ekonominin ve işgücü piyasasının soğuduğunu söylüyor; diğer tarafta petrol fiyatındaki yeniden yükseliş enflasyonun ikinci tur etkileri konusunda Fed'i rahatsız ediyor.

Dolayısıyla benim burada bakacağım şey yalnızca manşet TÜFE değil. Çekirdek enflasyonun aylık seyri ve özellikle hizmet enflasyonu Fed fiyatlamasını belirleyecek. Veri beklentinin altında kalırsa tahvil faizlerinin gevşemesi ve teknoloji hisselerinin yeniden öne çıkması mümkün. Beklentinin üzerinde bir veri ise tam tersine "Fed faiz artırmak zorunda kalabilir" tartışmasını yeniden güçlendirir ve özellikle Nasdaq tarafında baskı yaratabilir. Bu önemli çünkü Amerikan hisselerinde ikinci çeyrek bilanço sezonu oldukça güçlü geçti.

Dünkü fiyatlamaların en dikkat çekici kısmı petroldü. Petrol yaklaşık %5 yükseldi. Bunun arkasında ABD-İran görüşmelerinde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda beklentilerin zayıflaması var. İran'ın yaptırımların kaldırılması ve tazminat gibi koşullar ileri sürmesi piyasanın hızlı anlaşma beklentisini azalttı. Burada piyasa açısından kritik zincir; Hürmüz, petrol , ABD enflasyonu , Fed, tahvil faizleri , hisse değerlemeleri. Bu nedenle petrol artık sadece enerji piyasasının konusu değil.

Bu sabah Asya'da ise belirgin bir ayrışma görüyoruz. Nikkei yaklaşık %2,1 yükselirken, Hang Seng yaklaşık %0,6 geriliyor, Şanghay ise yataya yakın seyrediyor. Japonya'da asıl mesele yen. Dolar/yen yaklaşık 158,9 civarında ve ABD-Japonya'nın ortak döviz müdahalesi sonrasında yenin elde ettiği kazanımların önemli kısmı geri verilmiş durumda. Daha önce dolar/yen 163,99 ile yaklaşık 40 yılın zirvesine kadar çıkmıştı.

Burada yeni gelişme BOJ tarafında. Son toplantının özetinde bazı üyelerin faiz artırım hızının artırılmasını tartıştıkları görülüyor. Bu da eylülde yeni bir BOJ faiz artırımı ihtimalini güçlendiriyor. Dolayısıyla Japon piyasasında önümüzdeki dönemde "zayıf yen Japon hisselerine iyi gelir" şeklindeki klasik denklem biraz daha karmaşık hale geliyor. Çünkü BOJ sıkılaşması ve yeni döviz müdahaleleri yenin aşırı değer kaybetmesini sınırlayabilir.

Çin tarafında ise görüntü daha problemli. Temmuz ayında hem tüketici enflasyonunun hem de üretici fiyat artışının yavaşladığı belirtiliyor. Bu da Çin'de iç talebin yeterince güçlü olmadığı tartışmasını yeniden gündeme getiriyor. Dolayısıyla Çin hisselerinde asıl katalizör hala Pekin'den gelecek yeni talep ve büyüme destekleri.

Küresel piyasalarda şu anda bir "risk-off" rejimine geçmiş değiliz. Daha çok rekor seviyelerdeki borsaların iki önemli riski fiyatlamaya çalıştığı bir dönem görüyoruz. Birincisi ABD enflasyonu. İkincisi Hürmüz ve petrol.

ABD enflasyonu beklenti dahilinde veya altında gelir ve aynı zamanda Hürmüz tarafında tansiyon düşerse, bence piyasanın ana eğilimi tekrar hisse senedi lehine döner. Çünkü ABD ve Avrupa şirket karları hala güçlü. Ama yüksek TÜFE + 80 doların üzerinde kalıcı petrol kombinasyonu ortaya çıkarsa tablo değişir. Özellikle petrol ile ABD 10 yıllık tahvil faizinin aynı anda yükseldiği bir tablo görürsek, bunu küresel hisse piyasaları açısından daha ciddi bir uyarı olarak değerlendiririm. O zaman piyasa "Fed ne zaman faiz indirecek?" sorusundan yeniden "Fed faiz artırmak zorunda kalacak mı?" sorusuna döner. (M. BAKİ ATILAL)

Günün önemli şirket haberleri (11/08/2026)

Piyasaların gözü TCMB ve ABD enflasyon verisinde

BİST haftanın ilk gününde 2 hisseye tedbir getirdi

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

ETİKETLER :
İlgili Haberler
Borsa Altın uçuşa geçti: İşte piyasaların konuştuğu yeni hedef! Uzmanpara · az önce Makroekonomi Altın iki ayın zirvesine ulaştı! 11 Ağustos 2026 gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar? Ekonomist · 42 dk önce Borsa Faiz ve savaş belirsizliği alüminyumu zirveye taşıdı Ekonomim · 46 dk önce Makroekonomi Piyasalarda yapay zeka iyimserliği Sabah Finans Ekonomi · 48 dk önce Makroekonomi Küresel piyasalarda Orta Doğu endişeleri ile yapay zeka iyimserliği karşı karşıya AA Ekonomi · 54 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.