YAYINLAMA 11 Ağustos 2026 10:24
GÜNCELLEME 11 Ağustos 2026 10:28
Borsa İstanbul'un sanayi üretimi gibi verilere gün içi fiyat hareketlerinde çok büyük bir tepki vermediğini ifade eden Dr. Sevgen, piyasanın asıl meselesinin faiz politikaları olduğunu belirtti. Dr. Sevgen, borsanın şu an tek bir soruya odaklandığını; faizlerin daha fazla artıp artmayacağı veya ne zaman düşmeye başlayacağı beklentisinin fiyatlamaları şekillendirdiğini dile getirdi. Özellikle iç piyasada yaşanan likidite sıkışıklığının, yatırımcıların enflasyon, büyüme ve para arzı haberlerine daha fazla odaklanmasına neden olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin yeni jeostratejik hikayesi
Piyasada henüz tam olarak fiyatlanmamış önemli bir hikaye olduğunu savunan Dr. Sevgen, Türkiye'nin jeostratejik yapısı üzerinden yeni bir kurgu yapıldığını belirtti. Bu hikayenin temelinde Türkiye’nin enerji nakil hatları üzerindeki kritik rolü, Körfez ülkeleriyle yakınlaşma ve bölgedeki olası normalleşme süreçlerinin yer aldığını ifade etti. Dr. Sevgen, bu gelişmelerin ülkeye döviz girdisini artırabileceğini ancak uluslararası siyasetteki risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlattı.
Faiz beklentileri ve TCMB'nin adımları
Önümüzdeki döneme dair faiz indirimi beklentilerinin piyasayı diri tuttuğunu belirten Dr. Sevgen, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini değiştirmese bile haftalık repo ihalelerini açarak faizler üzerinde düşürücü bir etki yaratabileceğini öngördü. Bu tür eylemlerin piyasada önemli bir rahatlama sağlayabileceğini ifade eden Dr. Sevgen, mevcut yapıda kötü senaryoların büyük ölçüde fiyatlara yansıdığını ve aşağı yönlü risklerin kısıtlı olduğunu savundu.
Teknik analiz: 13.850 puan eşiği ve yatırımcı stratejisi
Borsa İstanbul grafiğini yorumlayan Dr. Sevgen, 13.850 puan seviyesinin üzerine çıkılıp orada kalıcı olunamamasının tedirgin edici bir görüntü oluşturduğunu söyledi. 'Yükselemeyen borsa düşer' kuralını hatırlatan Dr. Sevgen, 13.700 seviyesinin altına inilmesi durumunda 13.200-13.300 bölgesine kadar geri çekilme yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu dönemde yatırımcılara yeni pozisyon almaktansa mevcut pozisyonlarını korumalarını veya bir miktar nakit bulundurmalarını tavsiye etti.
Küresel piyasalar ve altın analizi
ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki yükselişi ve altın fiyatlarındaki hareketliliği değerlendiren Dr. Sevgen, Amerika'daki borç krizinin ve parasal sisteme olan güvensizliğin altını desteklediğini ifade etti. Çin gibi ülkelerin altın alımlarına devam ettiğine dikkat çeken Dr. Sevgen, altının 4.000 dolar seviyelerine inmesinin bir panik hareketi olduğunu, mevcut 4.300 dolar seviyelerinin ise daha makul bir dengelenme noktası olduğunu belirtti. Dr. Sevgen, parasal sistemdeki kırılma noktalarının altın fiyatları için en önemli referans olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.