YAYINLAMA 11 Ağustos 2026 16:51
GÜNCELLEME 11 Ağustos 2026 16:57
YENİ Parti'nin TBMM'de kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin aldığı tutum, partinin kuruluşundan kısa süre sonra yaşadığı ilk büyük siyasi sınav olarak tartışmaların odağında.
Cumhur İttifakı'nın DEM Parti ile birlikte Meclis'e sunduğu Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi dün gece TBMM Genel Kurulu'nda yapılan oylama ile kabul edildi.
Genel Kurul görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren düzenleme, açık oylama sonuçlarına göre 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser", 2 "mükerrer" oyla kabul edilerek yasalaştı.
Oylamaya iktidar dahil pek çok partiden katılmayan ya da ret oyu verenler oldu. Ancak YENİ Parti'nin ret oyları ile kabul oylarının birbirine yakınlığı farklı açılardan yorumlanıyor.
YENİ Parti'nin tutumu nasıl alındı?
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada kendisinin ve parti yöneticilerinin kabul oyu kullanacağını ancak milletvekillerinin seçildikleri illerde halk ne diyorsa ona göre karar vereceklerini duyurmuştu.
Genel Kurul oturumu öncesinde düzenlenen kapalı grupta da bu yönde yani yöneticilerin "kabul" oyu kullanması diğerlerinin serbest kalması kararı alındı. Bu nedenle oylamada partiler içinde en belirgin oy ayrışması Yeni Parti grubunda yaşandı.
YENİ Partili 91 milletvekilinin 35'i kabul, 54'ü ret oyu verirken 2 milletvekili ise oylamaya katılmadı.
Bu arada milletvekillerinin kendi seçim bölgelerinin hassasiyetine göre oy kullanacağı belirtilmesine karşın aynı ilde hem kabul hem ret oyu veren vekillerin olduğu dikkat çekti. Parti yöneticilerinin büyük çoğunluğu Özel'in dediği gibi kabul oyu verdi, bazı isimler ise ret verdi.
Özgür Özel, kendisinin ve parti yöneticilerinin neden "kabul" oyu kullanacağını şu sözlerle açıkladı:
"Partisine butlan atanan, cumhurbaşkanı adayı tutuklanan biziz. Bu teklife hayır dememiz için binlerce tepki alan biziz. Bize 'O masada neden oturuyorsunuz?' dediler. Bize yapılanları en çok biz biliyoruz. Bu yasaya hayır deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan bizleriz. O masa Erdoğan'ın değil barış umudunun masasıdır. Öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha ölüm olmasın diye bu sorumluluğu alacağız."
"Yasayı halka anlatmak iktidarın sorumluluğu"
Peki YENİ Parti kurmayları yasaya ilişkin tutumu nasıl açıklıyor?
DW Türkçe'den Gülsen Solaker'e konuşan parti yetkilileri bu tutum ile barışa, PKK'nın silah bırakmasına ve daha fazla kayıp gelmemesine kurumsal olarak "evet" dediklerini ve Kürt seçmenlere kendilerinin de barıştan yana olduklarını gösterdiklerini söylüyor. Yetkililere göre, diğer yandan yeni kurulan ve eski CHP gibi olmayacağını söyleyen bir parti olarak tabandan gelen tepkilere de kayıtsız kalmalarının mümkün olamayacağını ve vekilleri bunun için serbest bıraktıklarını ifade ediyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eski dönemlerde seçmeni ve örgütü dinlemeyen kararları tartışma konusu olmuş ve Ekmeleddin İhsanoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı gösterilmesine gelen eleştirilere karşılık Kılıçdaroğlu'nun "tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz" demesi siyasi tarihe geçmişti.
YENİ Parti kurmayları kendilerinin aynı hataya düşmeyeceğini belirterek bunu "yeni nesil siyaset" olarak tanımlıyor seçmenin sözlerine kulak vereceklerini belirtiyor.
Öte yandan YENİ Partililere göre sürecin toplumsallaşamamasının ve halkın yasaya şüpheli yaklaşmasının asıl sorumlusu kendileri değil ve halkı ikna etme görevi yasa teklifini asıl sunanlarda.
YENİ Partili bir kurmay halkın tepkisinin aslında barışa değil iktidarın şu andaki antidemokratik uygulamalarına olduğunu söyleyerek "Milletvekillerimiz bu tepkiye kayıtsız kalamıyor. Seçmenimiz AKP'ye hiçbir şey yapılmaz" diyor.
YENİ Parti yasayı AYM'ye götürecek mi?
Genel Kurul'daki oylama öncesinde partinin kabul ya da ret oyu vermesi gerektiğini düşünenlerin ve seçmenlerin çifte baskısı altına kalan YENİ Parti şimdi yeni bir baskı ile karşı karşıya.
Kamuoyunda bazı hukukçular ve kesimlerde yasanın Anayasa'ya aykırılıklar içerdiği belirtilerek bu nedenle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) götürülmesi isteniyor. Ancak kulislerde YENİ Parti'nin yönetim olarak "evet" verdiği bir yasayı AYM'ye götürmesine yüksek ihtimal verilmiyor.
Yasalar TBMM'de kabul edildikten sonra Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından AYM'ye götürülebiliyor. Bunu TBMM'deki iki büyük parti grubu yani AK Parti ve YENİ Parti ile TBMM milletvekili sayısının beşte biri yani 120 milletvekili yapabiliyor.
Yasanın Resmi Gazete'de yayımlanması ise diğer yasa tekliflerindeki gibi hemen olmayacak.
Yasanın ilk maddesine göre PKK'lıların cezalarının ertelenebilmesine yönelik işlemlerin başlayabilmesi için önce PKK/KCK'nın ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesinin ardından yasa Resmi Gazete'de yayımlanacak.
MGK kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasının ardından çerçeve yasa resmen yürürlüğe girecek ve PKK'lılar için 6 aylık başvuru süresi başlayacak.
Yeni Parti'nin süreçteki rolü bundan sonra ne olacak?
Sürecin Ekim 2024'te başlatıldığı sırada CHP'de şimdi ise YENİ Parti çatısı altında olan Özel yönetimi yaklaşık son 2 yıl demokrasi, şeffaflık ve usul açılarından çeşitli eleştiriler getirdi.
YENİ Parti yetkililerine göre Ekim ayından itibaren yeni yasa teklifleri sunulabilir ve bu düzenlemelerde kendileri bir çeşit "denetçi" rolünü üstlenecek. Parti kurmayları olası yeni yasalarda "devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü, Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyet değerleri" etrafındaki kırmızı çizgilerini koruduklarını belirtiyor.
TBMM'de kurulan komisyona katılan ancak İmralı'ya Abdullah Öcalan'ı ziyarete gitmeyen Özel yönetimi, çerçeve yasa teklifine imza atmazken Adalet Komisyonu'nda ise "evet" oyu verdi.
YENİ Parti silah bırakmayı içeren düzenlemeyi desteklerken demokratikleşme ayağının Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporundaki talepler doğrultusunda gerçekleştirilmesini talep etti.
Ancak geçen zamanda iktidardan demokratikleşme yönünde bir adım gelmedi; aksine belediyelere yönelik operasyonlar ve kayyum uygulamaları artarak sürdü.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.