Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!
Neden Düştü ? Tümünü Göster >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü >Akfen hisselerinde 'Hamdi Akın ifade' düşüşü
ARACI KURUM RAPORLARI Sanayide ivme kaybı TCMB’nin faiz politikasını nasıl etkileyecek? Piyasaların gözü TCMB ve ABD enflasyon verisinde Küresel rüzgâr Borsa İstanbul’u destekliyor TCMB’den faiz indirimi için kritik mesaj gelebilir Piyasa çevreleri ABD istihdam verisine kilitlendi Tümünü Göster
HİSSE ÖNERİLERİ Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse 7 hissede yükseliş yüzde 10'u aştı: 592 milyar TL'lik dev de listede! Tümünü Göster
TEKNİK ANALİZ Kârı %30’dan fazla büyüdü, getirisi %70’i aştı: 14 hissede iki güçlü veri bir arada FAVÖK büyürken hisseler de hızlandı 13 şirkette 3 aylık getiri %40’ı aştı Para girişinde işlem adedi 11 katına çıktı: 10 hissede hacim hareketi BİST’te hangi hisselerde hareket güçleniyor? 4 kriter 10 şirketi gösteriyor Tüpraş’ta 8 teknik gösterge aynı yönde Listenin lideri ise CCOLA Tümünü Göster
Takip EtE-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
12 Ağustos 2026 - 02:04 borsaningundemi.com
Türkiye’de altın fiyatları dünya piyasalarının altına geriledi. İç talepteki zayıflama ve likidite sıkışıklığının etkisiyle kilogram altın, uluslararası piyasa fiyatının yaklaşık 300 dolar altında işlem görmeye başladı.
Türkiye altın piyasasında son dönemde alışılmışın dışında bir fiyatlama ortaya çıktı. Uzun süre uluslararası piyasalara kıyasla daha yüksek seviyelerden işlem gören altın, iç talepteki zayıflama ve piyasadaki likidite sıkışıklığının etkisiyle bu kez dünya fiyatlarının altına geriledi.
Kilogram altındaki fiyat farkı 300 dolar eksiyi görürken, gram altında da Türkiye ile yurt dışı arasında yaklaşık 28 liralık fark oluştu.
FİYAT FARKI TERSİNE DÖNDÜ
Altın piyasasında Türkiye açısından dikkat çeken değişimin temelinde iç talepteki gerileme bulunuyor. Yüksek faiz ortamının TL cinsi yatırım araçlarını cazip tutması, yatırımcıların yeni altın alımlarını sınırlarken nakit ihtiyacı bulunan bazı yatırımcıların ellerindeki altının bir bölümünü satmasına yol açtı.
Sektör temsilcilerine göre bu durum piyasadaki dengeleri değiştirerek geçmişte Türkiye aleyhine olan fiyat farkının tersine dönmesine neden oldu.
Geçen yıl eylül ayında kilogram başına yaklaşık 12 bin dolara kadar çıkan iç ve dış piyasa arasındaki fark, 2026'nın başında 5 bin dolar seviyesine geriledi. İç talebin zayıflamaya devam etmesiyle fark önce 1.500 dolara, yaz aylarında ise 500-700 dolar aralığına kadar indi. Son aşamada ise Türkiye'deki fiyat uluslararası piyasanın yaklaşık 300 Dolar altında kaldı.
STANDART ALTINDA DA MAKAS AÇILDI
Türkiye'de altının dünya fiyatlarının altında işlem görmesi, altını yurt dışında ya da Borsa İstanbul'da değerlendirmek isteyenlerin ilgisini artırdı.
Ancak piyasadaki fiyatlama farklılığı standart ve standart dışı altın arasında da yeni bir makas oluşmasına neden oldu. Sektör temsilcileri, sertifikalı standart altına yönelimin artmasıyla kilogram bazında yaklaşık 1.000 dolarlık ilave bir fiyat farkı ortaya çıktığına dikkat çekiyor.
Piyasadaki bu tablonun uzun süre devam etmesinin zor olduğu belirtilirken, fiyatlamadaki bozulmanın temel nedeninin likidite sıkışıklığı olduğu ifade ediliyor.
KUYUMCU ESNAFINDA NAKİT SIKINTISI BÜYÜYOR
Altın fiyatlarındaki hareketliliğin yanı sıra iç piyasadaki durgunluk da kuyumculuk sektörünü zorluyor. Yüksek kira, işçilik ve vergi maliyetlerinin üzerine bir de talepteki gerilemenin eklenmesi, esnafın nakit akışını önemli ölçüde sıkıştırdı.
Sektör temsilcileri, bazı kuyumcuların günlük faaliyetlerini sürdürebilmek için birbirlerinden borç para talep etmek zorunda kaldığını belirtiyor. İşten çıkarmaların arttığı sektörde yaklaşık yüzde 20 oranında istihdam kaybı yaşandığı ifade ediliyor.
DÜĞÜN SEZONU BEKLENEN HAREKETLİLİĞİ GETİRMEDİ
Yaz aylarının geleneksel olarak kuyumculuk sektörü açısından hareketli geçtiği düğün sezonu da bu yıl beklentileri karşılamadı.
Yüksek altın fiyatları, hane halkının bütçesi üzerindeki baskıyı artırırken düğünlerde alınan altın miktarının azalmasına neden oldu. Ekonomik sıkıntılar ve parasal sıkılaşma da kuyumculuk piyasasındaki hareketliliği sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.
Sektör verilerine göre özellikle takı satışlarında geçen yıla kıyasla yarıdan fazla düşüş yaşandı. Yatırım amacıyla tercih edilen altın ürünlerinde ise gerilemenin daha sınırlı kaldığı belirtiliyor.
İHRACATÇI İÇİN AVANTAJ VAR ANCAK RİSK DE BÜYÜYOR
Türkiye'de altının uluslararası piyasanın altında kalması, mücevher ihracatçıları açısından kısa vadede önemli bir fırsat oluşturuyor. Özellikle stoktan yapılan satışlarda ve yolcu beraberinde gerçekleştirilen ihracatta düşük fiyat avantaj sağlayabiliyor.
Ancak fiyat farkının öngörülemez hale gelmesi ihracatçıların maliyet hesaplarını zorlaştırıyor. Siparişin alınması ile ürünün müşteriye gönderilmesi arasında yaklaşık 45 günlük süre bulunması, bu dönemde fiyatların değişmesi halinde firmaların satış fiyatı ve kâr marjını öngörmesini güçleştiriyor.
Sektör temsilcileri, bu nedenle negatif fiyat farkının ihracatçı açısından avantaj kadar belirsizlik de yarattığı görüşünde.
ALTINDA YENİDEN TÜRKİYE ALEYHİNE MAKAS AÇILABİLİR
Piyasadaki mevcut fiyat farkının kalıcı olmayabileceği belirtiliyor. Sektör temsilcilerine göre şu anki negatif makas, iç piyasadaki satışların arzı geçici olarak artırmasından kaynaklanıyor.
Önümüzdeki dönemde altın arzının sınırlı kalması ve iç talebin yeniden canlanması halinde fiyat farkının tekrar Türkiye aleyhine dönmesi bekleniyor. Bu senaryoda eylül-ekim döneminde kilogram başına 500, 1.000 hatta 1.500 dolara ulaşan pozitif fiyat farklarının oluşabileceği öngörülüyor.
Öte yandan Dubai üzerinden Türkiye'ye altın girişinin durması da önümüzdeki dönemde arz tarafında yakından takip edilmesi gereken gelişmeler arasında gösteriliyor.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
ETİKETLER :
Altın son iki ayın zirvesinde
Altında neler oluyor?
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.