ABD Merkez Bankası yetkililerinden gelen şahin açıklamalar, kritik enflasyon verisi öncesinde faiz artırımı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Boston Fed Başkanı Susan Collins'in ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçilebileceğini belirtmesi, enerji fiyatlarındaki yükselişin yarattığı enflasyonist baskıyla birleşerek bankanın gelecek dönem kararlarına ilişkin belirsizliği artırdı.
Güncellenme: 12.08.2026 12:35:00
Cumhuriyet/Ekonomi Servisi Takip Et:ABD Merkez Bankası yetkililerinden gelen şahin açıklamalar, kritik enflasyon verisi öncesinde faiz artırımı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Boston Fed Başkanı Susan Collins'in ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçilebileceğini belirtmesi, enerji fiyatlarındaki yükselişin yarattığı enflasyonist baskıyla birleşerek bankanın gelecek dönem kararlarına ilişkin belirsizliği artırdı.
102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle
ABD Merkez Bankası'nda (Fed) eylül ayında faiz kararına ilişkin tartışmalar yeniden alevlendi. Boston Fed Başkanı Susan Collins, ekonomik verilerin gerektirmesi halinde daha sıkı para politikasına geçmeye hazır olduğunu belirterek faiz artışı ihtimaline açık kapı bıraktı.
Collins'in açıklamaları, ABD'de temmuz ayı tüketici enflasyonu verisinin açıklanacağı günde geldi. Türkiye saatiyle 15.30'da duyurulacak enflasyon verisinin, Fed'in 16 Eylül'deki faiz kararı öncesinde en önemli göstergelerden biri olması bekleniyor.
COLLINS'TEN EYLÜL AYI İÇİN FAİZ ARTIŞI MESAJI
Susan Collins, enflasyonun yüksek seviyelerde kalması halinde eylül ayında faiz artışını destekleyebileceğinin sinyalini verdi.
Boston Fed Başkanı, önümüzdeki aylarda ekonomik koşulların daha sıkı bir para politikası uygulanmasını gerektirebileceğini belirtti. Collins'in mesajı, Fed içerisinde faiz artışını savunan görüşlerin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
FED'İN TEMMUZ TOPLANTISINDA 3 ÜYE FAİZ ARTIŞI İSTEMİŞTİ
Fed, temmuz ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutmuştu. Ancak toplantıda üç Fed yetkilisi 25 baz puanlık faiz artışından yana oy kullanmıştı.
Collins bu yıl faiz kararlarında oy kullanmıyor. Buna karşın Federal Açık Piyasa Komitesi toplantılarına katılıyor ve para politikası tartışmalarında görüşlerini aktarıyor.
ENERJİ FİYATLARI FED'İN İŞİNİ ZORLAŞTIRIYOR
Collins'in değerlendirmelerinde ABD'de yaşam maliyetlerinin yüksek seyretmesi de öne çıktı.
İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle düşük gelirli hanelerin bütçeleri üzerindeki baskıyı artırırken, yüksek petrol fiyatları Fed'in enflasyonla mücadelesini de zorlaştırıyor.
Enerji maliyetlerindeki artış yalnızca akaryakıt ve ulaşım giderlerini değil, üretim, lojistik ve çok sayıda tüketici ürününün maliyetini de etkileyebiliyor. Bu durum enflasyonun daha dirençli hale gelmesine neden olabiliyor.
FED İÇİN KRİTİK SORU ENERJİ ENFLASYONU OLACAK
Fed'in enerji kaynaklı fiyat baskısını geçici kabul etmesi halinde faizleri mevcut seviyelerde tutarak beklemesi mümkün. Ancak fiyat artışlarının ekonominin geneline yayıldığına ilişkin göstergelerin güçlenmesi, faiz artışı ihtimalini artırabilir.
Bu nedenle bugünkü ABD enflasyon verisi, eylül toplantısına ilişkin beklentiler açısından kritik önem taşıyor.
GÖZLER ABD'NİN TEMMUZ ENFLASYONUNDA
Ekonomistlerin beklentilerine göre ABD'de tüketici fiyatlarının temmuz ayında aylık yüzde 0,1 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 3,5'ten yüzde 3,4'e gerilemesi bekleniyor.
Gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,2 artacağı, yıllık çekirdek enflasyonun ise yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
ENFLASYON VERİSİ EYLÜL FAİZ KARARINI ETKİLEYEBİLİR
Enflasyonun beklentilerin altında kalması halinde Fed'in eylül ayında faiz artıracağı yönündeki beklentiler yeniden zayıflayabilir.
Buna karşılık özellikle çekirdek enflasyonda yukarı yönlü bir sürpriz yaşanması, Collins'in açıklamalarının piyasalardaki ağırlığını artırabilir ve eylül ayında faiz artışı ihtimalini güçlendirebilir.
ZAYIF İSTİHDAM VERİSİ FAİZ BEKLENTİLERİNİ GERİLETİŞTİ
Son istihdam verileri Fed üzerindeki faiz artışı baskısını bir miktar azaltmıştı. ABD ekonomisinin temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybetmesi, piyasalarda eylül ayında faiz artışı beklentisinin zayıflamasına neden olmuştu.
Ancak Fed içerisinde enflasyona karşı daha sıkı bir duruş sergilenmesini isteyen kanadın ağırlığını koruduğu görülüyor. Temmuz toplantısında üç yetkilinin faiz artışı istemesi ve Collins'in son açıklamaları, eylül kararının yalnızca istihdam verilerine bağlı olmayacağını ortaya koyuyor.
FED'İN ÖNÜNDE KRİTİK BİR AY VAR
Bugünkü enflasyon verisinin ardından yeni istihdam, ücret ve fiyat göstergeleri de açıklanacak. Bu verilerin, Fed içerisindeki görüş ayrılığının hangi yönde şekilleneceği açısından belirleyici olması bekleniyor.
Piyasalar için artık yalnızca Fed'in eylül ayında faiz artırıp artırmayacağı değil, önümüzdeki ekonomik verilerin merkez bankası içerisindeki dengeleri hangi yönde değiştireceği de kritik hale geldi.
İlgili Konular: #ABD #enflasyon #fed
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.