YAYINLAMA 13 Ağustos 2026 00:00
GÜNCELLEME 13 Ağustos 2026 00:12
EVRİM KÜÇÜK
Altın piyasasında son haftalarda belirginleşen toparlanma, değerli metalin yeniden yatırımcıların radarına girdiğini gösteriyor. Ons altın dün yaklaşık yüzde 1,5 yükselerek 4.420 dolara ulaşırken, fiyat Haziran başından bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Böylece uzun süredir aşılması beklenen teknik dirençlerin üzerine çıkılması, piyasada “altına dönüş” beklentisini güçlendirdi.
Yükselişin 3 yakıtı var
* ABD Merkez Bankası’na ilişkin beklentilerdeki değişim, toparlanmanın arkasındaki en önemli gelişmelerden biri oldu. Zayıf gelen istihdam verileri sonrasında Eylül ayında faiz artışı ihtimali yüzde 60’tan yüzde 50’ye geriledi. Faiz baskısının azalması, faiz getirisi bulunmayan altın için daha elverişli bir zemin oluşturdu. Piyasanın gözü şimdi ABD’nin açıklayacağı enflasyon verisinde. TÜFE’nin seyri, Fed’in önümüzdeki dönemdeki politika yönü açısından belirleyici olacak.
* Çin Merkez Bankası'nın altın rezervlerini temmuz ayında yaklaşık 20 ton artırması, resmi alımların 21 aydır kesintisiz sürmesi açısından dikkat çekiyor. Çin'in rezervlerini çeşitlendirme politikası, altına yönelik yapısal talebin devam ettiğini gösteriyor.
* Batılı yatırımcı tarafında da yeniden hareketlenme işaretleri var. Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel fiziki destekli altın ETF’leri temmuz ayında 3 milyar dolarlık net giriş çekti. Böylece iki aylık çıkış dönemi sona ererken, ETF’lerdeki toplam altın varlığı 23 ton artarak 4.068 tona ulaştı. Girişlerin büyük bölümünü Avrupa fonları oluşturdu. Kuzey Amerika’nın katkısı ise sınırlı kaldı.
Toparlanma kırılgan olabilir
Altının önündeki en büyük risk, toparlanmanın henüz tam anlamıyla teyit edilmemiş olması. Temmuzda başlayan ETF girişlerinin kalıcı bir portföy değişikliğine dönüşeceği garanti değil. Özellikle Kuzey Amerika’daki yatırımcı katılımı hâlâ sınırlı. Daha önemlisi, ABD enflasyonunun yeniden hızlanması Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri tersine çevirebilir.
5.300 dolarlı senaryo masada
Bankaların fiyat tahminleri de altındaki yükseliş potansiyelinin henüz sona ermediğine işaret ediyor.
RBC Capital Markets'ın en iyimser senaryosu, altının 2027'de ortalama 5.296 dolar seviyesinde işlem görmesini öngörüyor. Bu senaryoda fiyatın 2027'nin üçüncü çeyreğinde 5.321 dolara, dördüncü çeyreğinde ise 5.318 dolara ulaşması bekleniyor.
RBC'nin daha ılımlı merkez senaryosu ise altının 2026'da ortalama 4.577 dolar, 2027'de 4.225 dolar seviyesinde kalacağı varsayımına dayanıyor.
Kurumun en iyimser senaryosu ile en kötümser senaryosu arasındaki fark ise oldukça geniş. Kötümser tabloda altının 2027 ortalaması 3.661 dolara kadar gerileyebiliyor.
Saxo Bank: Asıl sınav 4.500 dolarda!
Saxo Bank ise teknik görünümde 4.200 dolar bölgesinin artık önemli bir destek haline geldiğine dikkat çekiyor. Buna karşılık asıl sınav 4.500 dolar civarında. Bu bölgenin üzerinde kalıcı bir hareket, altının 4.690 dolardaki yüzde 50 Fibonacci seviyesine ve ardından 4.860 dolardaki yüzde 61,8 seviyesine doğru ilerlemesinin önünü açabilir. Dolayısıyla piyasadaki temel soru artık yalnızca "altın yükselecek mi?" değil. Asıl soru, fiyatın 4.500 dolar eşiğini kalıcı biçimde aşarak yeni bir yükseliş dalgasını başlatıp başlatamayacağı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.