Kumtel Dayanıklı Tüketim Malları Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ, 2026 yılında üretim, ihracat ve lojistik yatırımlarını artırırken, Toshiba ile hayata geçirdiği iş birliğiyle beyaz eşya pazarındaki büyümesini hızlandırmayı hedefliyor. Şirket, geçtiğimiz yılı 12 milyar TL üzerinde bir ciro ve konsolide 6 milyar TL üzerinde ihracat ile kapattı. 2026 yılı sonu itibarıyla ise hem iç pazardaki lider konumunu pekiştirerek hem de yeni pazarlara ve kanallara yeni markalarla açılarak cirosunu bir önceki yılın üzerine hem TL bazlı hem de dolar bazlı artırmayı hedefliyor.
1972 yılından bu yana dayanıklı tüketim sektöründe faaliyet gösteren Kumtel, Kayseri OSB ve İncesu OSB’deki iki üretim tesisinde yıllık 7 milyon adet üretim kapasitesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Yaklaşık 2 bin 500 kişiye istihdam sağlayan şirketin; ankastre ürünlerden küçük ev aletlerine, beyaz eşyadan iklimlendirme ürünlerine kadar geniş bir ürün yelpazesiyle üretim gerçekleştirdiği bildirildi.
Toshiba ile önemli bir iş birliğine de imza atan Kumtel, çalışmalarını EKONOMİ Gazetesi’ne anlattı.
Kumtel Toshiba İş Birimi Başkanı Davut Taşer, şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelinde inovasyon ve verimlilik çalışmalarının yer aldığını söyledi. Bakanlık onaylı Ar-Ge merkezinde üretim süreçlerini geliştiren otomasyon projelerinin yanı sıra enerji tasarruflu ve çevre dostu yeni nesil ürünler üzerinde çalıştıklarını belirten Taşer, "Sektördeki küresel rekabetçiliğimizi korumanın ve sürdürülebilir büyümenin temel anahtarının inovasyon olduğuna inanıyoruz. Ar-Ge merkezimizde hem üretim süreçlerinde verimliliği artıracak projeler geliştiriyor hem de akıllı teknolojilere sahip yeni nesil ürün tasarımları üzerinde çalışıyoruz. Yanı sıra bilişim alt yapımızı geliştirmek amacıyla Erciyes Teknopark’ta yer alan firmamızla projeler üretmeye devam ediyoruz" dedi.
2025'i 10 milyar TL'nin üzerinde ciroyla kapattı
Şirketin finansal performansına ilişkin bilgi veren Taşer, küresel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen 2025 hedeflerini yakaladıklarını ifade etti. "2025 yılı, küresel pazarlardaki dalgalanmalara ve bölgesel krizlere rağmen bütçe hedeflerimizi yakaladığımız ve ihracat kaslarımızı güçlendirdiğimiz başarılı bir yıl oldu. 12 milyar TL üzerinde bir ciro ve konsolide 6 milyar TL üzerinde ihracat seviyesiyle kapattık. 2026 yılı sonu itibarıyla ise hem iç pazardaki lider konumumuzu pekiştirerek hem de yeni pazarlara ve kanallara yeni markalarımızla açılarak ciromuzu bir önceki yılın üzerine hem TL bazlı hem de dolar bazlı artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
"Toshiba iş birliği stratejik büyümenin merkezinde"
Taşer, 2026 programının en önemli başlıklarından birinin Toshiba ile gerçekleştirilen iş birliği olduğunu belirterek, söz konusu anlaşmanın yalnızca distribütörlükten ibaret olmadığını vurguladı. "Toshiba ile attığımız imza sadece bir markanın Türkiye'ye getirilmesi değil; marka, lojistik, servis, stok ve kanal desteğinin tek bir motor gibi birlikte çalıştığı bütünsel bir iş modelidir. Pazara sıfırdan başlayan bilinmeyen bir marka gibi değil, tüketicinin hafızasında yer etmiş ve güven oluşturan bir marka ile giriyoruz" ifadelerini kullandı. Dayanıklı tüketim sektöründe yoğun bir marka rekabeti yaşandığını dile getiren Taşer, tüketicilerin satın alma kararında güven unsurunun her zamankinden daha önemli hale geldiğini söyledi. "Bir marka tek başına başarılı olmaz, ekosistem başarılı olur. Biz de satış ağımız, stok yönetimimiz, lojistik altyapımız ve servis organizasyonumuzla bu ekosistemi eksiksiz kuruyoruz" dedi.
"Ulaşılabilir lüks" stratejisi
Toshiba markasını premium algıyla ancak ulaşılabilir fiyat seviyesinde konumlandıracaklarını belirten Taşer, şirketin hedef kitlesinin kalite arayan ve satış sonrası hizmete önem veren tüketiciler olduğunu söyledi. Taşer, "En pahalı marka olmayı değil, en doğru tercih olmayı hedefliyoruz. Premium marka algısını ulaşılabilir fiyat ve güçlü hizmet anlayışıyla birleştiriyoruz. Tüketiciye yalnızca teknik özellikler sunmuyor, mutfaktan iklimlendirmeye kadar birbirini tamamlayan bir yaşam ekosistemi sunuyoruz" diye konuştu. Satış sonrası hizmetlerin marka algısındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Taşer, "Bizim için servis bir maliyet kalemi değil, markanın ta kendisidir. Güvenin arıza anında başladığını biliyoruz. Güçlü servis ağımız, yedek parça organizasyonumuz ve hızlı kurulum altyapımızla tüketicinin yanında olacağız" dedi.
Lojistikte TESLİMX yatırımı
Şirketin son dönemde hayata geçirdiği en önemli yatırımlardan birinin lojistik alanında olduğunu belirten Taşer, TESLİMX markasıyla kurdukları yeni yapının operasyonel süreçlerde önemli avantaj sağlayacağını söyledi. İncesu fabrikası yatırımının etaplar halinde büyümeye devam ettiğini belirten Taşer, lojistik yatırımıyla ise üretimden son kullanıcıya kadar uzanan zinciri tek merkezden yönetmeyi hedeflediklerini ifade etti. "TESLİMX'i yalnızca bir taşımacılık şirketi olarak görmüyoruz. Bu yapı bizim için güçlü bir satış kaldıracı ve kâr koruma mekanizmasıdır. Geliştirdiğimiz yazılım altyapısıyla tüm satış kanallarını tek API üzerinden entegre ediyor, siparişten kuruluma kadar tüm süreci anlık takip edebiliyoruz" dedi. TESLİMX'in klasik teslimat modelinden farklı olarak kurulum hizmetini de kapsadığına dikkat çeken Taşer, "Kurye modeli yerine ürünü teslim eden, kurulumunu yapan ve tüketiciye kullanımını anlatan uzman ekiplerle çalışıyoruz. Böylece hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de hasar ve iade kaynaklı operasyonel maliyetleri önemli ölçüde azaltıyoruz" ifadelerini kullandı.
Beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinde ilk 3 marka arasına girmeyi hedefliyor
“İlk kimliğimiz sanayicilik ve bu kimlikten vazgeçmeyeceğiz” diyerek şirketin orta ve uzun vadeli programları hakkında da paylaşımlarda bulunan Kumtel Toshiba İş Birimi Başkanı Davut Taşer, şunları söyledi: “Hem ülkemiz açısından, hem de çalışanlarımız ve tedarikçilerimiz açısından Kumtel’in üretici olarak kalabilmesi çok önemli. Pişirici grubunda bölgede önemli bir üretici kimliğimiz devam edecek. Bunun yanında Kumtel ve Luxell markalarımız bölge ülkelerde Türk markasının bayrağını taşıyan önemli değerlerimiz olacak. Hem Türkiye’de hem de bölge ülkelerde özellikle değişen, verimlilik odaklı tüm kanallarda olacağız. E-ticaret bu kanallar arasında en çok önem vereceğimiz kanallardan birisi olacak. Bütün bunları düşündüğümüzde Türkiye’de beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinde faaliyet gösteren ilk 3 marka/gruptan biri olmak istiyoruz. İhracat yaptığımız hedef ülkelerde de bu hedefimize olabildiğince yaklaşmak istiyoruz.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.