14 Ağustos 2026, Cuma · 05:45 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Bu yıl Kaş’ta sekizinci kez düzenlenecek festivalde yan etkinlikler de dikkat çekiyor

Bu yıl sekizincisi 28-30 Ağustos tarihlerinde düzenlenen Kaş Caz Festivali, “kökler ve göçler” temasıyla Setur Marina’da konserlere, söyleşilere ve gün doğumu dinletilerine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, festival di…

Bu yıl sekizincisi 28-30 Ağustos tarihlerinde düzenlenen Kaş Caz Festivali, “kökler ve göçler” temasıyla Setur Marina’da konserlere, söyleşilere ve gün doğumu dinletilerine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, festival direktörü Serdar Karatepe müziğin doğasıyla Kaş’ın tarihi arasındaki doğal kesişime dikkat çekti.

Güncellenme: 14.08.2026 04:00:00

Orhun Atmış Takip Et:

Bu yıl sekizincisi 28-30 Ağustos tarihlerinde düzenlenen Kaş Caz Festivali, “kökler ve göçler” temasıyla Setur Marina’da konserlere, söyleşilere ve gün doğumu dinletilerine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, festival direktörü Serdar Karatepe müziğin doğasıyla Kaş’ın tarihi arasındaki doğal kesişime dikkat çekti.

102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle

Antalya Kaş, bu yıl sekizinci kez 28-30 Ağustos tarihlerinde caz festivaline ev sahipliği yapacak. Üç gün boyunca konserler, söyleşiler, gün doğumu dinletileri ve gece yarısına uzanan etkinliklerle zenginleşen festival, bu yıl “kökler ve göçler” teması etrafında şekilleniyor.

Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Ahmet Ertürk, Prof. Dr. Havva İşkan, Julia Biel, Michel Godard, Derya Türkan ve Hakan Atala’nın da aralarında olduğu isimlerin katılımıyla Setur Marina’da yapılacak buluşmalar, festivalin disiplinlerarası yaklaşımını güçlendirecek. 29 Ağustos sabahı saat 07.00’de Amfi Tiyatro’da özel gün doğumu dinletisinde Emiran sahnede olacak. Kaş Caz Festivali direktörü Serdar Karatepe bu yılki festivalle ilgili sorularımızı yanıtladı.

- “Kökler ve göçler” temasına nasıl karar verildi? Kaş’ın liman kenti geçmişi bu temada ne kadar rol oynadı?

“Kökler ve göçler” aslında Kaş’ın kendisinden doğan bir tema. Kaş’a baktığımızda yalnızca bugününü değil, binlerce yıllık geçmişini de görüyoruz. Bir liman kenti olarak Kaş, tarih boyunca insanların gelip geçtiği, farklı kültürlerin birbirleriyle temas ettiği bir coğrafya olmuş.

Biz de festivalin sekizinci yılında müziğin doğasıyla Kaş’ın tarihini aynı başlık altında buluşturmak istedik. Çünkü cazın kendisi de bir anlamda köklerin ve göçlerin müziği. Farklı coğrafyalardan, kültürlerden ve müzikal geleneklerden beslenerek bugünkü haline ulaşmış bir müzik. Dolayısıyla tema bizim için sonradan üzerine giydirilmiş bir başlık değil, Kaş’ın ruhuyla cazın hikâyesinin doğal bir kesişimi.

'TEK BİR ANLAYIŞ YOK’

- Julia Biel’den Jembaa Groove’a, Michel Godard’dan Homeland’e uzanan programı kurgularken temayı sahneye nasıl yansıtmayı hedeflediniz?

Bu yıl programı oluştururken tek bir caz anlayışının sınırları içerisinde kalmamaya özellikle dikkat ettik. Julia Biel’in vokal dünyasından Jembaa Groove’un Batı Afrika köklerinden beslenen afro-funk yaklaşımına, Michel Godard’ın tarihsel referanslarıyla kurduğu müzikal dünyadan Homeland projesinin farklı coğrafyaları bir araya getiren yapısına uzanan bir çeşitlilik var.

Burada bizim için önemli olan, sanatçıların yalnızca hangi tür müziği yaptıkları değil, o müziğin nereden geldiği ve nereye doğru evrildiği. Kökleri olan ama aynı zamanda başka kültürlerle temas ederek dönüşen müzikler ilgimizi çekiyor. Seyircinin birkaç gün içerisinde farklı coğrafyalar arasında müzikal bir yolculuğa çıkmasını istiyoruz. Kaş’ın kendisi de zaten böyle bir yolculuk hissi yaratıyor.

DENİZ, IŞIK VE DOĞA...

- Gün doğumu/gün batımı etkinlikleri ve farkındalık seansları festival deneyimine nasıl katkı sağlıyor?

Bu etkinlikler bizim için festivalin müzik programının yanında duran “ekstra” aktiviteler değil. Kaş Caz Festivali’nin bütünsel deneyiminin bir parçası. Kaş’ta müzik dinlemek ile başka herhangi bir şehirde konser izlemek arasında çok büyük bir fark var; deniz, ışık, günün ritmi ve doğayla kurduğunuz ilişki müziğin kendisini de etkiliyor.

Gün doğumunda ya da gün batımında bir müzik deneyimi yaşamak, ardından biraz durmak, nefes almak, bedene ve zihne alan açmak festivalin temposunu değiştiriyor. Seyircinin sadece konserden konsere koşmadığı, Kaş’ı da deneyimlediği bir festival yaratmak istiyoruz.

Bence festivalin en güzel taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor: Bir yanda binlerce yıllık bir geçmiş, diğer yanda bugün üretilen müzik ve bütün bunların arasında doğanın kendi ritmi var. Biz de festival programını mümkün olduğunca bu üçü arasında bir bağ kuracak şekilde tasarlıyoruz.

İlgili Konular: #kaş #FESTival #Kaş Caz Festivali

En

İlgili Haberler
Makroekonomi Maçkolik, ilk 6 ayı karla kapattı İşin Detayı Ekonomi · 54 dk önce Makroekonomi Koton, ilk 6 ayı 313,2 milyon TL zararla tamamladı İşin Detayı Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Zorlu Enerji'nin ilk yarı net zararı 6 milyar TL oldu İşin Detayı Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Doğu Aras Enerji'den 1,59 milyar TL net kar İşin Detayı Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi ATP Yazılım'ın ilk yarı net karı 118,3 milyon TL'ye yükseldi İşin Detayı Ekonomi · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.