Yeni Parti ilk ciddi sınavına karışık girdi, karmakarışık çıktı.
Parti kurulurken bazı çevreler tarafından öyle abartıldı ki, milletvekilleri ve taban Özgür Özel'in bir dediğini iki etmeyecek sanılıyordu.
Ama görüldü ki hiç de öyle bir durum yokmuş.
Özgür Özel'in "Yönetim evet oyu verecek, seçmenin hassasiyetlerini dikkate alan vekiller de hayır oyu verebilir" yönündeki sözleri bir çözüm olarak sunuldu.
O zaman sorarlar, "'Hayır' diyen 54 milletvekilinin seçmen tabanı var da evet oyu veren yönetimin seçmen tabanı yok mu?"
"Çerçeve yasa"ya ya karşı çıkarsınız ya da desteklersiniz.
Yani net bir duruş koyarsınız.
İkircikli tavır sadece günü kurtarır, ama geleceğe soru işaretleri, belirsizlikler ve güvensizlik yükler.
Özgür Bey'in tutumu, en ateşli Yeni Parti destekçisi medyacıları bile kızdırdı.
Ekranlarda, Özgür Özel'e verdi veriştirdiler, ilk sınavında başarısız olduğunu söylediler ve hayal kırıklığından bahsettiler.
Ama daha da önemlisi, bu durum partililer arasında da tepkilere yol açtı. Öyle ki Yeni Parti'den istifalar başladı.
Çerçeve yasa, Yeni Parti'nin hiçbir çerçeveye uymadığını gösterdi.
Hepsinden önemlisi Yeni Parti içinde gruplar olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
Bu gruplar, Ekrem İmamoğlu taraftarları, hem İmamoğlu hem de Özgür Özel taraftarları ve CHP'den ayrılık sürecindeki heyecan ve öfkeyle Yeni Parti'ye öylesine geçenler olarak tanımlanabilir.
Gruplardan bahsetmemin nedeni, yasaya hayır oyu veren 54 milletvekilinin tamamının İmamoğlu taraftarı olmadığını anlatmaktır.
Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, meclisteki oylamadan önce sosyal medyada, "Yüzümüzü millete dönüyoruz" mesajını paylaştı.
Bu, Yeni Parti'deki İmamoğlu taraftarı milletvekillerine, "Hayır oyu vermeleri" çağrısıydı.
Zaten o vekiller, çerçeve Yasaya neden hayır oyu vereceklerini anlattıkları mesajlarında, tutuklu cumhurbaşkanı adayı, tutuklu belediye başkanlarından bahsederek taraflarını belli etmişlerdi.
Bazı vekiller ise farklı gerekçeler ileri sürerek, bölgelerindeki seçmenlerin, tabanın sesini dinlediklerini söyleyerek oylarının neden hayır olacağını anlattılar.
Ama işin ilginç yanı, Meclis'teki oylama bittikten ve Çerçeve Yasa kabul edildikten sonra Ekrem İmamoğlu bir mesaj yayınladı.
Ekrem Bey, Çerçeve Yasa hakkındaki konuşmasını ve izlediği stratejiyi desteklediğini söylediği Özgür Özel'i tebrik etti, ama aynı zamanda "Gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz" diyerek yasaya karşı çıkan Mansur Yavaş'ı da kutladı.
Kısacası Dilek Hanım ayrı telden çaldı, Ekrem Bey başka şeyler söyledi, Özgür Bey farklı konuştu.
Siz bu denklemi çözebildiyseniz, ben de çözerim diye düşünüyorum.
Yeni Parti'nin oylamadaki karışık tavrının, tabanda endişe ve tepkilere yol açtığını gören milletvekilleri ise vaziyeti idare etmek için "Liderimiz Özgür Özel'in arkasındayız" türünden paylaşımlar yaptı.
Bunun anlamı, "Liderimizin dediğini yapmayız, izlediği yolu izlemeyiz, ama ne olursa olsun arkasındayız" demektir.
Bundan başka bir anlamı varsa lütfen söyleyin de herkes öğrensin.
Meclisteki çerçeve yasa oylamasında yaşanan farklılıklar bir elmaya kurt düşmesi gibidir.
Küçücük bir kurt koca elmayı yavaş yavaş yer.
Sonuçta kurt büyür, elma küçülür.
Çerçeve yasa oylaması, Yeni Parti'nin içine bir kurt düşürmüştür.
Ama her şeye rağmen Yeni Parti'nin kısa sürede bölünmez ya da küçülmez.
Özgür Özel'in zeki olduğunu birçok kez yazmış, söylemiştim.
Biz, olumsuzlukları görüyorsak, Özgür Bey daha fazlasını görüyor ve önlemlerini düşünüyordur herhalde.
Yeni Parti kurulduğunda, Özgür Bey'in "Yeni nesil siyaset dönemi başlıyor" söylemi ilgi çekmişti.
Bu söylemi anlamak için Yeni Parti'nin tüzüğü en iyi rehberdir diye düşündüm.
Hatırlayalım, Özgür Özel, delege sistemini terk edeceklerini, her üyenin ilçe başkanı, il başkanı ile genel başkanı doğrudan seçeceğini söylemişti. Gerçekten öyle mi?
Daha önce parti tüzüğü yazma tecrübem olduğu için Yeni Parti'nin tüzüğünü üşenmedim okudum.
Kırk sayfalık tüzükte tam 49 kez delege sözcüğü var.
Bu 49 delege sözcüğü ile ilçe başkanının, il başkanının ve genel başkanının nasıl seçileceği anlatılıyor.
Oysa Özgür Özel'in, "Delege sistemini terk edeceğiz" sözlerini duyan Yeni Partililer bayram etmişti.
"Delege ağalığı bitti" diye sevinen Yeni Partililer bana kızmasınlar.
Size söylenen başka, tüzükte yazan bambaşka.
Biliyorum, sosyal medyada aşırı yoğun olduğunuz için hiç zamanınız yok.
Tüzüğün sadece 9, 10, 11 ve 12. sayfalarını bir zahmet okuyun.
Delege sözcüğü 40 sayfada 49 kez boşuna yazılmaz.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
Hakkında daha ayrıntılı: yeni partiÇERÇEVE YASAgürbüz evren
DAHA FAZLA HABER OKU
Dr. Osman Gazi Kandemir Stratejik aşırı genişleme tuzağı
Gürsel Tokmakoğlu Modern vasallık ve stratejik otonomi
Gürsel Tokmakoğlu Putin'in gölge filo tehdidi ve deniz hukukunun gri bölge dinamikleri
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.