Küresel şirketlerin gündeminde El Niño endişesi 2019’dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Risk özellikle Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yoğunlaşırken tarımsal üretimde olası kayıpların gıda fiyatlarını yeniden yukarı itmesinden korkuluyor.
Murat Ali Oral14 Ağustos 2026 12:17
14 Ağustos 2026 12:21
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Dünya ekonomisinin karşısına yeni bir gıda enflasyonu riski çıkıyor. Güçlenen El Niño’nun tarımsal üretimden enerji tüketimine kadar geniş bir alanı etkileme ihtimali şirketleri daha şimdiden tedarik zincirlerini ve yatırım planlarını gözden geçirmeye zorluyor.
Piyasa istihbarat şirketi AlphaSense tarafından büyük şirketlerin açıklama ve finansal belgelerinde yapılan tarama, endişenin ne kadar hızlı büyüdüğünü ortaya koydu. 1 Mayıs-4 Ağustos döneminde 478 şirket El Niño’dan toplam 1.443 belgede söz etti; bilanço görüşmelerindeki atıflar 2019’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Alarmın merkezi Hindistan ve Güneydoğu Asya
478 şirketin tamamı Asya merkezli değil. Ancak şirket açıklamalarındaki ağırlık açık biçimde bu bölgeye kaymış durumda. El Niño yaklaşık 900 Hint şirket belgesinde gündeme gelirken bu sayı ABD merkezli şirketlerin yaklaşık 10 katına ulaştı. Hindistan’ın ardından Filipinler, Malezya ve Brezilya merkezli şirketler öne çıktı.
Hindistan açısından temel risk muson yağmurları. Ülkenin geniş tarım ekonomisi yağış düzenine güçlü biçimde bağlı olduğu için kuraklık, aşırı sıcaklık veya yağmurun yanlış zamanda gelmesi yalnızca mahsul miktarını değil, kırsal kesimde gelir ve tüketimi de etkileyebiliyor.
Hindistan’ın büyük tarım şirketlerinden UPL, ekim dönemindeki gecikmelerin bazı ürünlere yönelik talebi sonraki çeyreklere kaydırabileceğini değerlendiriyor. Büyük tüketim şirketlerinden AWL Agri Business ise tarımdaki bozulmanın kırsal gelirleri ve dolayısıyla tüketici harcamalarını baskılamasından endişe ediyor.
NOAA’dan yüzde 90’ın üzerinde ihtimal
Şirketleri harekete geçiren yalnızca olasılıklar değil. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin 13 Ağustos tarihli son değerlendirmesine göre El Niño güçleniyor ve 2026 sonbaharı ile 2026-2027 kışında “çok güçlü” bir El Niño görülme ihtimali yüzde 90’ın üzerine çıkmış durumda.
Ekim-aralık dönemi için yapılan daha ayrıntılı hesaplamada ise El Niño’nun 1950’den bu yana gözlenen önceki olaylardan daha güçlü olabilecek tarihî bir seviyeye ulaşma olasılığı yüzde 69 olarak veriliyor. Bununla birlikte uzmanlar güçlü bir El Niño’nun her ülkede aynı sonucu yaratmadığı ve kesin bölgesel etkilerin önceden garanti edilemeyeceği konusunda uyarıyor.
NOAA’nun ağustos olasılık tablosunda çok güçlü El Niño ihtimali eylül-kasım dönemi için yüzde 93’e, ekim-aralık için yüzde 95’e kadar çıkıyor. Bu görünüm, şirketlerin neden daha olay gerçekleşmeden stok, üretim ve yatırım planlarını değiştirmeye başladığını açıklıyor.
Tarımdaki kayıp sofraya yansıyabilir
El Niño’nun ekonomik açıdan en hassas kanallarından biri tarım. Yağış düzeninin bozulması bazı Asya ülkelerinde ekim ve hasat dönemlerini etkileyebilirken, ürün miktarındaki düşüş küresel ticarete açık tarım ürünlerinde fiyat baskısı yaratabilir.
Şirketlerin hazırlıkları da bu riskin yalnızca teorik görülmediğini gösteriyor. Peru merkezli madencilik şirketi Buenaventura, sel ve aşırı hava koşullarına karşı pompalama kapasitesi gibi önlemleri artırmak amacıyla yatırım bütçesine 12 milyon dolar ekledi. Gıda, kimya ve bankacılık şirketleri ise ağırlıklı olarak tedarik zincirlerinin dayanıklılığını test ediyor.
Üretimde yaşanabilecek kayıplar fiyatların her yerde aynı ölçüde artacağı anlamına gelmiyor. Bir bölgede kötüleşen hasat başka bir üretici ülkenin ihracatını ve gelirini artırabilir. Nitekim bazı ABD’li tarım yatırımcıları, Asya’da mahsul kaybı yaşanması halinde depodaki Amerikan ürünlerine talebin güçlenebileceğini değerlendiriyor.
El Niño’nun faturası yıllarca sürebiliyor
Risk yalnızca birkaç aylık ürün fiyatı hareketinden ibaret değil. Dartmouth College’ın 2023 tarihli çalışmasına göre 1982-83 El Niño olayının dünya ekonomisine takip eden beş yıldaki toplam maliyeti yaklaşık 4,1 trilyon dolar, 1997-98 olayının maliyeti ise 5,7 trilyon dolar olarak hesaplandı.
Bu nedenle şirketler El Niño’nun satış veya kâr üzerindeki etkisini şimdiden kesin rakamlarla tahmin etmekten çok, farklı senaryolara karşı hazırlık yapıyor. Üretim tesislerinin korunması, alternatif tedarikçi bulunması, stok seviyelerinin değiştirilmesi ve lojistik hatlarının güçlendirilmesi gündemdeki başlıca önlemler arasında bulunuyor.
Türkiye açısından ise risk doğrudan El Niño’nun ülkedeki hava durumundan çok küresel emtia fiyatları üzerinden önem taşıyor. Asya’daki büyük üretici ülkelerde mahsul kaybının oluşması halinde uluslararası piyasalardaki fiyat artışları, ithal girdiler ve gıda sanayisinin maliyetleri üzerinden iç piyasaya da dolaylı baskı oluşturabilir.
El Niño’nun gerçek ekonomik etkisinin boyutu önümüzdeki aylarda yağış ve sıcaklık dağılımıyla netleşecek. Ancak 478 şirketin daha şimdiden konuyu kurumsal risk planlarına taşıması, gıda fiyatları açısından yeni hava olayının artık yalnızca meteorologların değil şirket bilançolarının da gündemine girdiğini gösteriyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.