Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
"Hukuka aykırı eylem ve söylemlere müsamaha gösterilmemeli"
Silahlı terör eylemlerinin başlangıcını simgeleyen tarihlerin, kamusal alanda birer gövde gösterisine dönüştürülmeye çalışıldığını belirten Destici, bunların, Türk milletinin vicdanını yaralamakla kalmadığını, kamu düzenini ve toplumsal barışı da doğrudan tehdit ettiğini savundu. Destici, şöyle devam etti:
Devlet, terörle mücadelede olduğu gibi sürecin yönetiminde de hukuk sınırları içerisinde kararlı, ölçülü ve herkese eşit bir tutum sergilemek zorundadır. Terör örgütünün, onun propagandasını yapan çevrelerin veya örgütle arasına mesafe koymayan hatta onların sözcülüğünü yapan siyasi yapıların veya toplulukların hukuka aykırı eylem ve söylemlerine müsamaha göstermemelidir. Hiçbir siyasi tercih; terör propagandasına, ayrılıkçı söylemlere, tehditlere ve toplumsal çatışmayı körükleyen provokasyonlara dokunulmazlık sağlayamaz.
"Ayrılıkçı siyasete alan açılmasın"
Terör örgütünün Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi olduğu yönündeki iddialar ile 'Kürt Sorunu' gibi temelsiz ve mesnetsiz söylemler kesin bir dille reddedilmeli; vatandaşlarımızın etnik kimlikleri üzerinden terörle ilişkilendirilmesine de asla fırsat verilmemelidir. Tarihi tecrübeler göstermektedir ki, vesayet ve terör odaklarının sivil siyaset üzerindeki baskısı ortadan kalkmadıkça demokratik hak ve özgürlüklerin sağlıklı bir zeminde tartışılması mümkün değildir. Sivil siyasetin alanı genişletilirken terör örgütünün siyaseti baskı altına almasına, yönlendirmesine veya kendisine bağlı hale getirmesine izin verilmemelidir. PKK yandaşları tarafından alenen gerçekleştirilen süreci zehirleyen provokasyonlara karşı açık ve kararlı bir tavır konmalıdır. 'Süreç zarar görmesin' gerekçesiyle hukuksuzlukların, tehditlerin, ayrıştırıcı söylemlerin ve terör propagandasının görmezden gelinmesi barışa değil, daha büyük toplumsal kırılmalara hizmet eder. Buradan, açıkça çağrıda bulunuyorum: Süreci istismar edenlere değil, toplumsal barışı ve Türkiye’nin birliğini savunanlara cesaret verilsin! Hukuk herkese eşit uygulansın; provokasyona, tehdide, terör propagandasına ve ayrılıkçı siyasete alan açılmasın. Aziz Türk milletinin vicdanı daha fazla yaralanmasın; milletimizin sabrı daha fazla zorlanmasın. Çünkü bu ülkenin ihtiyacı, yeni fay hatları oluşturmak değil, mevcut fay hatlarını kapatmaktır.
"Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne sımsıkı sarılmalıyız"
BBP Genel Başkanı Destici, tam da bu sebeple "Terörle müzakere edilmez, mücadele edilir" dediklerini, sürecin izleniş biçimine, usulüne ve üslubuna karşı itirazlarını ifade ettiklerini hatırlattı.
Kalıcı toplumsal barışın, ancak güçlü devlet, eşit ve adil vatandaşlık, hukukun üstünlüğü ve Türkiye’nin ortak geleceği temelinde kurulabileceğini vurgulayan Mustafa Destici, "Zamanın Lawrence’ı olarak nitelendirilen Tom Barrack’ın açıklamaları da bölgemiz ve Türkiye üzerinde hangi hesapların kurulduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu açıklamalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü üniter devlet yapısının ve anayasal bütünlüğünün korunmasının millî bekamız bakımından ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. Üniter devlet yapımız, anayasal bütünlüğümüz ve milletimizin birliği; tarihimizden tevarüs ettiğimiz 'devlet-i ebed müddet' anlayışının temelidir. İşte tam da bu nedenle necip Türk Milleti olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, anayasal bütünlüğünü ve 'devlet-i ebed müddet' ülküsünü tartışmaya dahi açmamalı, Devletimizin ve vatanımızın birliğine, milletimizin beraberliğine ve ülkemizin bölünmez bütünlüğüne sımsıkı bağlı kalmalıyız" değerlendirmesini yaptı.
ANKA
DAHA FAZLA OKUHakkında daha ayrıntılı: bbp
DAHA FAZLA HABER OKU
Devlet Bahçeli: Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset
Menderes Belediyesi, AK Parti'ye geçti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mekke Anlaşması farklı bir değişimdi
Bahçeli: Abdullah Öcalan’ın sürece katkı vermesini mümkün kılacak şartlar oluşturulmalı
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.