19 Ağustos 2026, Çarşamba · 01:20 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Lojistikte ‘yetki belgesi’ enflasyonu yaşanıyor!

Taşımacılıkta yetki belgesi sayısı 1 yılda %20 arttı. En fazla artış ise TİO (forwarder) belgesinde görülüyor. TİO yetki belgesine sahip firma sayısı 2020’den bu yana yaklaşık 10 kat artarak 10 bin adede ulaştı. Artan be…

Lojistikte ‘yetki belgesi’ enflasyonu yaşanıyor!

Taşımacılıkta yetki belgesi sayısı 1 yılda %20 arttı. En fazla artış ise TİO (forwarder) belgesinde görülüyor. TİO yetki belgesine sahip firma sayısı 2020’den bu yana yaklaşık 10 kat artarak 10 bin adede ulaştı. Artan belge sayısına karşın denetimlerin yetersiz kaldığını belirten sektör temsilcileri, piyasada haksız rekabet oluştuğuna ve hizmet kalitesinin de aşağı çekildiğine dikkat çekiyor.

19 Ağustos 2026 00:00

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Aysel YÜCEL

Lojistik sektöründe yetki belgesi sayısındaki hız­lı artış, denetim tartış­masını yeniden gündeme taşı­dı. Özellikle özmal araç ve varlık gerektirmeyen lojistik hizmet­lerinde belge sayısındaki hız­lı yükseliş, denetim ve haksız rekabet tartışmasını büyütü­yor.

Sektör temsilcileri, yalnız­ca belge sahibi olup olmadığı­nın değil, firmaların belge kap­samına uygun faaliyet gösterip göstermediğinin etkin biçim­de denetlenmesini istiyor. Sek­tör temsilcilerinin ortak talebi, yeni yetki belgeleri oluşturmak yerine mevcut sistemin daha et­kin çalıştırılması. Avrupa’da­ki uygulamalara dikkat çeken sektör temsilcileri, daha az sa­yıda belge ve daha güçlü dene­tim mekanizmalarının kurula­bileceğini belirtiyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verileri­ne göre, Ocak 2019’da yaklaşık 498 bin olan yetki belgesi sayı­sı, Ocak 2026’da 638 bine yük­seldi.

Yalnızca 2025 yılında 111 binden fazla yetki belgesi verildi. Bu sayı otobüs dahil tüm taşıma­cılık belgelerini kapsıyor. Ancak en fazla artış yük taşımacılığına izin veren yetki belgelerinde ya­şanıyor. Özellikle de özmal araç ve varlık gerektirmeyen forwar­der faaliyetlerindeki artış hızı dikkat çekiyor. 2020 yılında yak­laşık 1.000 olan TİO yetki bel­gesine sahip firma sayısı, Ocak 2026 itibarıyla 10 bine ulaştı. TİO yetki belgesine sahip firma­ların çatı kuruluşu Uluslarara­sı Taşımacılık, Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği’nin (UTİ­KAD) üye sayısı ise yaklaşık 700.

“Bir masa, bir sandalye ve 1,7 milyon TL yetiyor”

Sektördeki eleştirilerin oda­ğında, yetki belgesinin piyasa­ya giriş için tek başına yeterli bir güvence haline gelmesi bu­lunuyor. Özellikle TİO belge­siyle faaliyet göstermek iste­yen şirketlerin belirli mali ve kurumsal şartları karşı­laması gerekir­ken, sektör temsilcileri uygula­mada yeterli denetim olmadığı için bazı işletmelerin kuralları ihlal ederek daha düşük mali­yetle hizmet verebildiğini be­lirtiyor. Sektör temsilcilerinin dikkat çektiği bir başka konu ise 1,7 milyon TL civarındaki yetki belgesi bedeli karşılığın­da, sınırlı bir fiziksel ve kurum­sal altyapıyla lojistik faaliyete başlanabilmesi.

“Bir masa, bir sandalye ve yetki belgesiyle lo­jistik firması kuruluyor” diyen kurumsal firma yöneticileri, bazı TİO belgeli firmalarda fi­nansman ve işletme sermaye­si yetersizliğinin sektörde hiz­met kalitesini düşürdüğüne ve haksız rekabete neden oldu­ğuna dikkat çekiyor. Yeterli fi­nansal yapıya sahip olmadan pazara giren işletmelerin fiyat rekabetinde ayakta kalabil­mek için hizmet kalitesinden veya operasyonel standartlar­dan taviz verme riski bulunu­yor. Sektörde faaliyet gösteren bu kurumsal olmayan binlerce firmanın yeni iş almakta zor­landığı, çoğunun iflasın eşiği­ne geldiği dile getiriliyor.

“En büyük sorun denetim yetersizliği”

Sektör temsilcilerine göre sorun yalnızca belge sayısının artması değil, verilen belgele­rin faaliyet sırasında nasıl kul­lanıldığının yeterince denet­lenmemesi. Belirli bir ücret ve şartlar karşılığında yetki belge­si alınabilmesine karşın, işlet­melerin belge kapsamına uygun faaliyet gösterip gösterme­diğinin etkin biçim­de kontrol edilmemesi haksız rekabeti büyütüyor.

Bu nedenle sektörün üç çatı kuruluşu Ulus­lararası Nakliyeciler Derneği (UND), Uluslararası Taşıma­cılık, Lojistik Hizmet Üreten­leri Derneği (UTİKAD) ve yurt içi taşımacılık yapan firmaların çatı kuruluşu Türkiye Nakliye­ciler Derneği (TND) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde­ki temaslarını yoğunlaştırdı. TND yetkilileri geçen hafta An­kara’yı ziyaret ederken, UND temsilcileri de bu konudaki so­runları önceki gün derneği zi­yaret eden Ulaştırma Hizmet­leri Düzenleme Genel Müdürü Dr. Çağlar Tabak’a aktardı. Top­lantıda ayrıca “Uluslararası Ka­rayolu Taşımacılığı ve Lojistik Sektörüne İlişkin Önemli ve Öncelikli Düzenleme Taleple­ri” raporu Tabak’a teslim edildi.

“Belge var, denetim yoksa rekabet adil değildir!”

Lojistik Yönetim Danışma­nı Levent Özkuşçu, yetki bel­gesinin yalnızca bürokratik bir zorunluluk değil, piyasaya gi­rişin ve adil rekabetin te­mel şartlarından biri olduğu­nu belirtiyor. Özkuşçu’ya göre mevzuata uygun çalışan işlet­meler; mesleki ve mali yeterli­likten sigortaya, araç ve sürücü takibinden bakım, muayene, iş güvenliği ve U-ETDS yüküm­lülüklerine kadar önemli ma­liyetler üstleniyor. Yetki belge­si bulunmayan veya sahip ol­duğu belgenin kapsamı dışında faaliyet gösteren işletmeler ise bu maliyetlerin bir bölümün­den kaçınarak daha düşük fiyat sunabiliyor. Bunun da haksız rekabete yol açtığını vurgula­yan Özkuşçu, sorunun yalnızca “belge var mı?” sorusuyla çözü­lemeyeceğini söylüyor.

Özkuşçu, “Belge kontrolün­den faaliyet kontrolüne geçmek zorundayız” diyerek denetim­lerde firmanın gerçekten yet­kisi kapsamında faaliyet göste­rip göstermediğinin, taşıyıcı, araç, sürücü, alt taşıyıcı, sigorta ve U-ETDS bilgilerinin birlik­te değerlendirilmesi gerektiği­ni belirtiyor. Türkiye’nin daha fazla fiziksel denetim nokta­sından ziyade, mevcut elektro­nik verileri birbirleriyle konuş­turan risk esaslı ve sürekli bir denetim sistemine geçmesi ge­rektiğini savunuyor.

“Sorumluluk sadece taşımacıya ait olmamalı”

İngiltere’deki Earned Recognition, Avrupa’daki ERRU ve ABD’deki risk bazlı uygulamalara dikkat çeken Lojistik Yönetim Danışmanı Levent Özkuşçu, kurallara düzenli uyan işletmelerin daha düşük riskli kabul edilerek daha az fiziksel denetime tabi tutulabileceğini, tekrarlayan ihlalleri bulunan firmaların ise daha sık denetlenebileceğini ifade ediyor. Ona göre böyle bir sistem hem kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasını hem de kurallara uyan işletmelerin ödüllendirilmesini sağlayabilir.

Özkuşçu ayrıca denetimin yalnızca taşıyıcılarla sınırlı kalmaması gerektiğini, yük sahiplerinin ve taşıma hizmetini satın alan firmaların da taşıyıcının yetkisini elektronik ortamda doğrulayabilmesi gerektiğini belirtiyor. Böylece uygunsuz taşımacılık, yolda denetlenmek yerine taşıma başlamadan önlenebilir. Özkuşçu’nun önerdiği modelin temelinde ise daha fazla belge değil, mevcut belgelerin ve verilerin etkin kullanıldığı sürekli dijital uygunluk ve risk denetimi bulunuyor.

UTİKAD: Risk esaslı denetim artırılmalı

UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, taşımacılık ve lojistik faaliyetlerinin gerekli yetki belgelerine, mesleki yeterliliğe ve mali sorumluluk güvencelerine sahip firmalar tarafından yürütülmesini sektörün sürdürülebilir gelişimi açısından önemli gördüklerini belirtti.

Engin, Bakanlığın mevzuat geliştirme, işletme ve yol kenarı denetimleri, elektronik sistemler üzerinden uzaktan kontroller ve yetki belgesiz faaliyetlere yönelik yaptırımlar konusundaki çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade etti.Lojistik sektörünün çok sayıda işletmeyi ve farklı iş modellerini kapsayan dinamik yapısının denetim mekanizmalarının sürekli geliştirilmesini gerektirdiğini belirten Engin, yetki belgesiz faaliyetlerin mevzuata uygun çalışan işletmeler aleyhine haksız rekabet yaratabildiğine, kayıt dışılığa ve hizmet alan firmalar açısından hukuki ve operasyonel risklere yol açabildiğine dikkat çekti.

Bu nedenle kamu kurumları ile sektör kuruluşları arasındaki bilgi paylaşımının geliştirilmesi, risk esaslı ve veri temelli denetim imkânlarının artırılması ve ihlallere yönelik caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini vurguladı. UTİKAD ayrıca yetkilendirme sisteminin yalnızca belge düzenlenmesine dayalı biçimsel bir yapı olmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Belgenin mesleki yeterlilik, mali güç, kurumsal kapasite, sorumluluk sigortası ve hizmet kalitesiyle desteklenen bir güvenilirlik göstergesi olması gerektiğini savunuyor.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa ABD borsaları düşüşle kapandı Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Borsa New York borsası günü ekside tamamladı Borsanın Gündemi · 1 saat önce Makroekonomi Tahvil faizleri zirveye çıktı, İran riski teknolojiyi baskıladı İşin Detayı Ekonomi · 8 saat önce Makroekonomi Küresel tahvil piyasalarında enflasyon ve borç endişesi baskısı Paratic · 9 saat önce Borsa Hazine bugün düzenlediği iki ihaleyle 79,1 milyar lira borçlandı Dünya Gazetesi · 9 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.