19 Ağustos 2026, Çarşamba · 14:11 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Küresel finans piyasalarının görünmez eli ve patronu

Küresel finans piyasalarının görünmez eli ve patronu

Finans piyasalarının işi parayla ve fonlarla. Dolayısıyla ekonominin içinde olanların ve finans sektöründe işlem yapanların en yakından izlediği verilerden birisi, iş yaptıkları bu paranın fiyatı ve miktarı oluyor. Elbette dünyada 200 civarında ülke var ve bunların çoğunluğu kendi paralarını çıkararak ekonomi ve finans piyasalarına fiyat ve miktar bilgisini veriyor. Bununla birlikte, küresel ekonomide ticarette ve yatırımlarda ağırlığı olan başta ABD doları olmak üzere euro, sterlin ve yen gibi paraların fiyatı ve miktarı, küresel piyasalar için doğal olarak en önemli takip edilen veriler arasında yer alıyor.

Bu çerçevede, rezerv paraya sahip ülkelerin merkez bankalarının atacağı adımlar son derece önemli. İçinde bulunduğumuz dönemde de merkez bankaları yine daha aktif olmaya başladı ve genel olarak para politikasının sıkılaşma eğiliminde olduğu bir dönemde bulunuyoruz. Bununla birlikte, merkez bankalarının zaman zaman piyasa dinamikleri tarafından çok ciddi biçimde yönlendirildiğini de görüyoruz. Bunun başında bono ve tahvil piyasaları geliyor.

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına mesaj var

İçinde bulunduğumuz dönemde, başta ABD olmak üzere kamu borcu çok yüksek olan İngiltere ve Japonya gibi ülkelerde ve genel olarak birçok ekonomide bono ve tahvil faizlerinde hızlı yükselişler izliyoruz. ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,70 seviyesinde bulunurken, 30 yıllık tahvil faizleri yüzde 5,30’lara gelmiş durumda. Bu rakamlar, son 20-25 yılın ve küresel finansal krizden bu yana görülen en yüksek seviyeleri arasında bulunuyor. Japonya, Kanada ve Almanya’da da uzun yılların en yüksek uzun vadeli tahvil faizlerine ulaşılmış durumda.

ABD, 40 trilyon dolara yaklaşan borcunu çevirmek için 1 trilyon doların üzerinde faiz ödüyor. Trump’ın son derece agresif harcamaya yönelik politikalarıyla kamu borcu artmaya devam ediyor ve bu durum piyasaları kaygılandıran en önemli nedenlerden biri olmayı sürdürüyor.

Benzer şekilde, Japonya’nın yeni yönetiminin kamu harcamalarına ağırlık vermesi ve ekonomiyi bu yolla desteklemeye çalışması tahvil piyasalarını son derece kaygılandırıyor. Çok uzun yıllardır deflasyonla mücadele eden Japonya’da enflasyonun yüzde 2’nin üzerine çıkması, paradoksal bir şekilde kontrol edilmesi giderek zorlaşan bir tablo yaratmaya başladı.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçte bulunuyoruz. Tarih bize gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görüyoruz.

Kamu borcu, enflasyon, yapay zekâ yatırımları faizleri yukarı çekiyor

Tahvil faizlerini yukarı çeken sadece bahsettiğimiz gelişmiş ülkelerin yüksek borçları değil. Savaşın yarattığı ortamda bir türlü istikrara kavuşmayan petrol fiyatları ve buna bağlı enflasyon kaygıları da baskı oluşturmaya devam ediyor. Rusya-Ukrayna Savaşı ve başta Avrupa olmak üzere yaşanan iklim krizi kaynaklı kuraklık da gıda enflasyonundan kaynaklanabilecek kaygıları artırıyor.

Bu çerçevede fon talebini artıran bir başka önemli unsur, özellikle ABD’de yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmeler. Bu alana yatırım yapan firmaların çok ciddi miktarda borçlanmaya gitmesi, tahvil piyasasında devletler kadar olmasa da önemli bir fon talebi yaratıyor. Bir ürünün talebi artarsa fiyatı yükselir. Paraya ve dolara talep çok yüksek olduğunda onun fiyatı olan faiz de yükseliyor. Bunu çok rahat ve doğrudan tahvil piyasalarında görüyoruz.

Japonya’da yavaşlayan ekonomi, yeni yönetimin daha fazla kamu harcaması yapma isteğini artırıyor. Bu ise paradoksal bir şekilde hem tahvil faizlerini yukarı çekerken hem de Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırma ihtimalini yükseltiyor. Bu durum kamu borçlanma maliyetlerini artıracak ve zaten çok yüksek olan Japon kamu borcunun faiz yükünü daha da yükseltecek bir tablo yaratarak kaygıları artırıyor.

Japonya ABD tahvillerini satar mı?

Kaygı yaratan bir başka unsur da Japonya’nın küresel piyasalardaki ABD tahvillerini satarak ABD faizleri üzerinde yeni bir baskı oluşturması ihtimali. Çin uzun süredir elindeki ABD tahvillerini azaltarak altına yöneliyor. Yenin değer kaybını engellemek isteyen Japonya’nın da benzer şekilde ABD tahvillerini satmak istemesi ve bunun faizler üzerinde baskı yaratma ihtimali, ABD Hazinesi ile Japonya Merkez Bankası’nı ortak hareket ederek yenin değer kaybını engelleme çabasına yöneltti. Bununla birlikte, işin özü çok değişmediği için söz konusu müdahaleden sonra piyasalarda yenin tekrar değer kaybettiği bir süreci görmeye başladık.

Bu gelişmeler dikkatle izlenmesi gereken bir sürece işaret ediyor. Çünkü ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve arkasından diğer gelişmiş ülke faizlerindeki artış, tüm dünyada bir faiz spirali yaratarak carry trade pozisyonlarını etkileyebilir ve özellikle alternatif varlıkların fiyatları üzerinde baskı oluşturarak ciddi riskler yaratabilir.

Sonuç olarak, iplerin merkez bankalarının elinde olduğunu düşünüyoruz. Ancak zaman zaman merkez bankalarının da üzerinde olan piyasanın görünmez eli, finans piyasalarında bono ve tahvil piyasaları oluyor. İçinde bulunduğumuz dönemde de tahvil piyasalarının bu etkisini fazlasıyla gösterdiğini görüyoruz.

İlgili Haberler
Makroekonomi AJET İNDİRİM KAMPANYASI: 29 Dolar AJet Yurt Dışı Bilet Kampanyası Başladı mı, İndirimli Biletler Hangi Ülkelerde Geçerli? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Ekonomist Muhammet Bayram’dan altın, konut ve dolar değerlendirmesi: “7 bin TL’nin altındaki bölgeler alım fırsatı” CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Gültepe: Enflasyonun düşmesi için ihracat artırılmalı Paratic · 20 dk önce Makroekonomi SSK, Bağ-Kur ve memur maaşlarına ocakta ne kadar zam gelecek? SGK uzmanından yeni artış hesabı... Cumhuriyet Ekonomi · 23 dk önce Makroekonomi Türkiye ile Suriye arasında madencilikte stratejik ortaklık TRT Haber Ekonomi · 25 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.