YAYINLAMA 19 Ağustos 2026 09:10
GÜNCELLEME 19 Ağustos 2026 09:16
Küresel piyasalarda uzun vadeli tahviller üzerindeki baskının arttığını ifade eden Doç. Dr. Hekim, bu durumun sadece ABD ile sınırlı olmadığını; Fransa, Almanya ve Japonya’da da benzer bir tablonun görüldüğünü belirtti. Tahvillerin alarm vermesindeki ana tetikleyicinin 90 doların üzerine çıkan petrol fiyatları olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Hekim, yatırımcıların ileride daha yüksek bir enflasyon ve kalıcı yüksek faiz ortamını fiyatladığına dikkat çekti. Özellikle ABD’nin 30 yıllık tahvil ihallerinde talebin ancak daha yüksek faizlerle karşılanabildiğini kaydeden Doç. Dr. Hekim, vade priminin ciddi şekilde yükseldiğini ifade etti.
“ABD ciddi bir borç sorunuyla karşı karşıya”
ABD’nin ciddi bir borç sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Hekim, bütçe içerisindeki faiz ödemelerinin savunma harcamalarını aştığını ve sosyal harcamalara yaklaştığını söyledi. Bu durumun bir ‘borç sarmalı’ yarattığını ifade eden Doç. Dr. Hekim, yüksek faizlerin bütçe açığını, artan bütçe açığının ise tekrar borçlanma maliyetlerini artırdığını vurguladı. Borcun sürdürülebilirliği için büyüme oranının faiz oranının üzerinde olması gerektiğini hatırlatan Doç. Dr. Hekim, mevcut durumda ekonominin borç maliyetinden daha düşük bir gelir yarattığı bir safhaya girildiğini belirtti.
Yapay zeka ve finansal bulaşıcılık riski
Doç. Dr. Hekim, yapay zeka yatırımlarının da tahvil piyasası üzerinde beklenmedik bir etkisi olduğunu ifade etti. Yapay zeka şirketlerinin artık bono piyasasına girerek fon çekmeye başladığını, bunun da tahvil yatırımcı havuzunu daraltarak faizlerin yükselmesine neden olduğunu söyledi. Tahvil piyasasındaki sıkıntıların ‘bulaşıcı’ olduğunun altını çizen Doç. Dr. Hekim, bir ülkede başlayan krizin diğerlerine yansıma riskine karşı uyardı. Ancak akut bir kriz durumunda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) müdahale ederek tahvil alımı yapabileceğini ve bu sayede büyük bir çöküşün önlenebileceğini de sözlerine ekledi.
Türkiye’yi neler bekliyor?
Küresel faizlerin yüksek seyretmesinin Türkiye ekonomisi üzerindeki yansımalarını değerlendiren Doç. Dr. Hekim, bu tablonun Türkiye’nin faiz indirimi planlarını zorlaştırabileceğini belirtti. ABD tahvillerinin yüksek getiri sunduğu bir ortamda, yabancı yatırımcıyı çekmek için Türkiye’nin daha yüksek bir reel faiz vermek zorunda kalacağını vurgulayan Doç. Dr. Hekim, "Genel olarak faizlerin yükseldiği bir ortamda, faizler düşsün de rahatlayalım noktasından ne yazık ki biraz uzaklaşıyoruz" dedi. Özellikle carry trade ile gelen kısa vadeli sermayenin küresel risk iştahındaki değişimlere karşı hassas olduğunu belirten Doç. Dr. Hekim, finansal istikrarın korunması adına reel faizin belirli bir seviyede tutulması gerekliliğinin altını çizdi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.