YAYINLAMA 19 Ağustos 2026 08:57
GÜNCELLEME 19 Ağustos 2026 09:15
Seltem İyigün, otomotiv, konut ve perakende gibi sektörlerde gözlenen ekonomik yavaşlamanın şaşırtıcı olmadığını, bu durumun temel nedeninin yüksek faiz ortamıyla birlikte kredi kısıtlarının hala devrede olması olduğunu belirtti. Kredi kısıtlarının firmalar için faiz oranlarından daha kritik bir gündem maddesi olduğunu ifade eden İyigün, krediye erişimdeki zorlukların şirketlerin nakit akışlarında problemlere yol açtığını ve yatırım kararlarının ertelenmesine neden olduğunu dile getirdi. Ayrıca, kapasite kullanım oranlarının tüm sektörlerde uzun vadeli ortalamaların altında seyrettiğine dikkat çekti.
Hanehalkı tarafında ise yüksek enflasyon ve kısıtlı kredi imkanlarının alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü ifade eden İyigün, gelir artışlarının fiyat artışlarının gerisinde kalmasıyla zorunlu olmayan ürünlere yönelik talebin azaldığını belirtti. Bu iç talep daralmasının, enflasyonla mücadele eden TCMB’nin elini güçlendirebilecek bir unsur olarak değerlendirilebileceğini de sözlerine ekledi.
Jeopolitik belirsizlikler ve petrol fiyatlarının seyri
Küresel piyasalardaki jeopolitik gerginliklerin petrol fiyatlarını 85-90 dolar bandında tuttuğunu belirten İyigün, bu risklerin 2027'ye sarkmayacağı yönündeki genel beklentinin aksine, çatışmaların şiddetlenmesi durumunda tahminlerin yukarı yönlü güncellenebileceği konusunda uyardı. Petrol fiyatlarının TCMB’nin kendi tahmini olan 87 doların üzerinde seyretmesi durumunda, para politikasındaki teknik normalleşmenin ve beklenen faiz indirimlerinin ertelenebileceğini ifade etti. Bununla birlikte, jeopolitik risklerin sönümlenmesi halinde, piyasadaki arz fazlası nedeniyle petrol fiyatlarında hızlı bir düşüş yaşanabileceğini de ihtimaller arasında saydı.
İyigün’den TCMB’nin likidite yönetimine ilişkin değerlendirme
TCMB’nin likidite yönetimine de değinen İyigün, yurt dışından gelen TL girişi ve bankanın bu likiditeyi sterilize etmesini olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi. Bu durumun Merkez Bankası'nın rezervlerini artırdığını ve para piyasasındaki yönlendirme kapasitesini kuvvetlendirdiğini savundu. Ancak faiz kararlarında tek başına likidite koşullarının değil, veri odaklı enflasyon gelişiminin belirleyici olacağını vurguladı.
Coface’ın enflasyon beklentisi %31,5’e yükseldi
Son olarak enflasyon tahminlerini paylaşan İyigün, Coface olarak yıl sonu enflasyon beklentilerini %31,5’e çıkardıklarını ve gelecek yıl için hedeflenen %15 seviyesinin görülme ihtimalinin oldukça düşük olduğunu belirtti. Enflasyondaki düşüşün beklenenden daha kademeli olacağını öngören ekonomist; özellikle hizmet sektöründeki fiyatlama alışkanlıklarının kırılması için uzun süreli düşük enflasyonun şart olduğunu, gıda fiyatlarındaki yapısal sorunların çözülmesi ve enerji bağımlılığının azaltılması gerektiğini ifade ederek değerlendirmelerini noktaladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.