YAYIN TARİHİ, 20 Ağustos 2026 10:08
- ABD ekonomisi borsalardaki yükseliş ve güçlü büyüme görünümüyle dirençli kalsa da iflaslar, şirket tahvili risk primleri ve yapay zekâ yatırımlarına bağımlılık resesyon endişelerini artırıyor.
ABD ekonomisi güçlü büyüme ve borsalardaki yükselişle dirençli bir görünüm sergilese de bazı göstergeler ekonominin perde arkasında daha kırılgan bir yapıya işaret ediyor.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + EkleHelsinki Üniversitesi Ekonomi Profesörü Tuomas Malinen, ABD ekonomisinin yeni bir resesyona sanılandan daha yakın olabileceğini savunarak özellikle üç göstergenin alarm verdiğini belirtiyor.
Malinen ekonomik daralmanın ne zaman başlayacağına ilişkin kesin bir tarih vermiyor ancak mevcut şartların ekonomiyi her an daha sert bir düşüşle karşı karşıya bırakabileceğini düşünüyor.
İflas başvuruları pandemi sonrası zirvede
Malinen'in dikkat çektiği ilk gösterge şirket ve bireysel iflaslar.
ABD'de son 12 aylık dönemde 600 binden fazla yeni iflas başvurusu yapıldığı belirtiliyor. Başvuruların bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artması, pandemi sonrasındaki en yüksek seviyeye ulaşılması açısından dikkat çekiyor.
İflaslardaki artış, yüksek faiz oranlarının ve buna bağlı finansman maliyetlerinin hanehalkı ile şirketler üzerindeki baskısının giderek daha görünür hale geldiğini gösteriyor.
Faizlerin uzun süre yüksek kalması, özellikle borçla faaliyetlerini sürdüren şirketler açısından kredi maliyetlerini artırırken ekonomik aktivitedeki olası yavaşlamayı daha da derinleştirebilir.
Şirket tahvillerinde risk primi yükseliyor
İkinci alarm sinyali ise tahvil piyasasından geliyor.
Malinen, uzun vadeli ve daha yüksek risk taşıyan şirket tahvillerinin getirileri ile bankaların en güvenilir kurumsal müşterilerine uyguladığı faiz arasındaki farkı izliyor.
Söz konusu farkın geçmişte 2008 küresel finans krizi, 2020'deki COVID-19 kaynaklı daralma ve 2000'lerin başındaki ekonomik yavaşlama öncesinde bozulduğu belirtiliyor.
Göstergenin yeniden kritik seviyelere yaklaşması, yatırımcıların şirketlerin borçlarını geri ödeme kapasitesine ilişkin daha fazla risk primi talep etmeye başladığı anlamına gelebilir.
Bu tablo, ekonomideki mevcut büyümenin şirketler açısından finansal koşulların göründüğünden daha zorlu olabileceğine işaret ediyor.
İmalat sektöründen güçlü veri geldi
Üçüncü gösterge ise diğer iki sinyalden farklı olarak olumlu bir tablo ortaya koyuyor.
ABD imalat sektöründe yeni siparişler temmuz ayında 56,7 seviyesine yükseldi. Böylece sektör yeni siparişlerde üst üste yedinci ay büyüme kaydetti.
Ancak Malinen, bu güçlü verinin ABD ekonomisinin tamamına yayıldığını düşünmüyor.
Ekonomiste göre imalattaki hareketliliğin önemli bölümü, yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyüme nedeniyle artan veri merkezi yatırımlarından kaynaklanıyor olabilir.
Büyüme yapay zekaya fazla mı bağımlı?
Malinen'in temel endişesi tam olarak burada ortaya çıkıyor.
ABD ekonomisindeki büyümenin giderek yapay zeka, çip ve veri merkezi yatırımları gibi daha dar bir alana bağımlı hale geldiğini savunan ekonomist, bu yatırımlarda sert bir yavaşlamanın ekonominin geneline hızla yayılabileceğini düşünüyor.
Yapay zeka şirketlerinin yüksek sermaye harcamaları bugünkü büyümeyi desteklerken, yatırımların geri dönüşüne ilişkin beklentilerin bozulması halinde aynı sektörün ekonomik büyüme üzerinde ters yönde etkide bulunması mümkün.
Bu nedenle Malinen, mevcut tabloyu 2000'lerin başındaki teknoloji balonuna benzetiyor.
Yapay zeka balonu patlarsa ne olur?
Yapay zeka şirketlerinin hisselerinde sert bir düzeltme yaşanması ve veri merkezi yatırımlarının hız kesmesi halinde, ABD ekonomisinin önemli büyüme motorlarından biri zayıflayabilir.
Böyle bir senaryoda şirketlerin yatırım harcamalarını azaltması, yeni istihdam yaratımının yavaşlaması ve teknoloji sektöründeki talep düşüşünün diğer sektörlere yayılması mümkün.
Malinen'e göre bu durum, halihazırda artan iflaslarla ve şirket tahvillerindeki risk sinyalleriyle birleşirse resesyon ihtimalini ciddi biçimde artırabilir.
Wall Street'in beklentisi daha iyimser
Ancak Malinen'in değerlendirmeleri piyasadaki genel beklentiyi yansıtmıyor.
Wall Street'teki tahminlerin büyük bölümü ABD ekonomisinin büyümeyi sürdüreceği ve yapay zeka yatırımlarındaki güçlü trendin önümüzdeki yıllarda da devam edeceği yönünde.
Atlanta Fed'in mevcut tahminleri de resesyondan ziyade güçlü büyümeye işaret ediyor. Kurum, ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış bazda yaklaşık yüzde 4 büyümesini bekliyor.
Bu nedenle mevcut tablo iki farklı hikaye sunuyor: Bir tarafta güçlü büyüme, yüksek teknoloji yatırımları ve yükselen borsalar; diğer tarafta hızlanan iflaslar, şirket borçlanmalarındaki risk sinyalleri ve büyümenin yapay zeka yatırımlarına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesi.
ABD ekonomisinin önümüzdeki dönemde hangi yöne gideceğini ise özellikle bu üç göstergenin aynı anda nasıl hareket edeceği belirleyecek.
POPÜLER HABERLERTam 90 yıl sonra ilk kez yakalandı! 338 kiloluk dev ortaya çıktı
Yeni halka arzdan güçlü başlangıç: 12 günde yüzde 150 arttı
Toyota iki efsanesini Türkiye pazarı için tanıttı: Yeni kasa ve yeni fiyat açıklandı!
Son bir ayda hisseleri çakıldı: BIST şirketinde dev işten çıkarma planı
Değerli metallerde hareketlilik: Altın ve gümüşte yükseliş hızlandı
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.