YAYINLAMA 20 Ağustos 2026 11:08
GÜNCELLEME 20 Ağustos 2026 11:22
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç kapsamında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki konumunun netleştirilmesi gerektiğini savunmuştu. Bahçeli, mayıs ayında yaptığı açıklamada Öcalan’a “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” statüsü verilmesini önermişti.
Bahçeli’nin söz konusu önerisine AK Parti kanadı sessiz kalırken, sürecin ittifak ortağı DEM Parti cephesinden dikkat çekici bir açıklama geldi.
DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile İmralı Cezaevi’nden 31 yıl 3 ay sonra tahliye edilen PKK hükümlüsü Veysi Aktaş, Taksim’deki bir otelde medya temsilcilerine ikinci açılım süreci ve TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin açıklamalarda bulundu.
Öcalan "Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu"nda yer alacak
Pervin Buldan, çerçeve yasayla birlikte bazı kurulların oluşturulacağını ve bunlardan birinin silahsızlanma ile siyasallaşma sürecine ilişkin olacağını açıkladı. T24'ün haberine göre 24 Ağustos’ta üst kurulun ilk toplantısının yapılacağını, ardından alt kurulların oluşturulacağını belirten Buldan, Abdullah Öcalan’ın da bu kurulda yer alacağını söyledi:
“Üst kurulun ilk toplantısının hemen ardından alt kurulların kurulması için bir süreç başlayacak. Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek. Bunun yanında bir kadın kuruluna ihtiyaç olduğunu biz hep görüşmelerimizde söyledik, bunu biz yaptığımız görüşmelerde de devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde de ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede de ben ifade ettim”
DEM Parti’den çerçeve yasa açıklaması
Faik Özgür Erol ise yasanın kendi içerisinde yer alan kurulların, Öcalan’ın İmralı’daki süreci yönetebilmesi açısından da önemli imkanlar sağlayacağını belirtti:
“Yasanın kendi içinde ihtiva ettiği kurullar meselesi var. Bu kurullarla aynı zamanda hem İmralı'da Sayın Öcalan'ın süreci daha iyi yönetebileceği, daha iyi geliştirebileceği koşulların ortaya çıkması imkanını sağlıyor. Aynı zamanda yasa içeriğindeki pek çok düzenlemeyle ilerleyen dönemde bir bütün olarak bu sorundan etkilenmiş herkesi kapsayabilecek bir potansiyele ulaşma ihtimali taşıyor“
Erol, “çerçeve yasa” kapsamında yaklaşık 4 bin tutuklunun serbest kalabileceğini söyledi. Erol ayrıca 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da yasadan etkilenebileceğini belirterek, düzenlemenin yüz binlerce insanın hayatına dokunacak bir niteliğe sahip olduğunu ifade etti.
“Kapının genişletilmesi için mücadele edeceğiz”
Yasanın içeriğine ilişkin eleştirilerinin bulunduğunu belirten Erol, daha kapsamlı, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin düzenlemeler içeren ve tarafların karşılıklılık esasına dayanan bir yasa istediklerini söyledi. Ancak mevcut düzenlemenin bundan sonraki süreç açısından yeni bir alan oluşturduğunu belirtti.
Erol, yasayı “bir kapının aralanması” olarak değerlendirirken, bu alanın genişletilmesi için mücadele edeceklerini belirterek şunları söyledi:
“O kapıya yükleneceğiz. Biz o kapıya yüklenmekte ve bunun bir hukuk ve demokrasi alanına açılması noktasında ısrarcı olacağız. Ve bu açılacak olan kapı, yasanın pratik olarak uygulanma sürecinin aynı zamanda hem Kürt sorununun çözümü hem de demokratikleşme noktasındaki reformlarla paralel ilerlemesine gerektiriyor. Yani esasen siyasi öngörümüz ve siyasi ajandamız bunun üzerine kuruludur.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.