YAYINLAMA 29 Ağustos 2026 08:58
GÜNCELLEME 29 Ağustos 2026 09:20
SPK, halka arz süreçlerinde kolaylık sağlamak amacıyla üç yeni şart açıkladı. Buna göre, belirlenen üç kriterden en az birini sağlayan şirketlerin halka arz başvuruları talep edilmesi halinde öncelikli olarak sonuçlandırılabilecek. Bu kriterler; şirketin bulunduğu şehirde borsaya açılan ilk şirket olması, kamu varlık fonu kontrolünde bulunması ya da halka arz büyüklüğünün en az 15 milyar TL olup bu payın en az %50'sinin yabancı yatırımcıya ayrılması olarak sıralanıyor.
Yücel Tonguç Erbaş, bu adımı oldukça mantıklı bulduğunu belirterek SPK'nın demografik yapıyı dağıtmaya ve bölgelerindeki güçlü şirketleri borsaya çekmeye çalıştığını ifade etti. Erbaş, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarının yer aldığı ISO 500 listesinde olup da borsada olmayan güçlü şirketlerin bu yolla sisteme dahil edilmesinin önünün açılacağını vurguladı.
135 şirket arasından sadece potansiyel devler seçilecek
Halka arz sırasında bekleyen yaklaşık 135 şirket olduğunu hatırlatan Erbaş, bu tebliğin potansiyeli yüksek dev firmaların süreci hızlandırmasına olanak tanıyacağını söyledi. Geçmişte ufak ölçekli veya performansı sorgulanan bazı şirketlerin halka arz edilmesi yönündeki eleştirilere değinen Erbaş, yeni kararla birlikte borsaya daha güçlü yapıların geleceğini dile getirdi.
Yabancı yatırımcı kriterine de değinen Erbaş, 15-20 milyar TL büyüklüğündeki bir halka arzda yaklaşık 7,5 ila 10 milyar TL'lik payın doğrudan yurt dışından içeriye girmesinin bekleneceğini ifade etti. Şirketlerin yurt dışı tanıtım süreçlerinde bu fonları ikna edebilmek adına daha profesyonel süreçler yürütmek zorunda kalacağını belirten analist, bunun piyasayı olumlu etkileyeceğini belirtti. Öte yandan Erbaş, gelecek dönemde "bu yabancı yatırımcıların tam olarak kim olduğu" konusunun da zaman zaman tartışılabileceğini ekledi.
Halkbank’ın sermaye artırımı gecikmiş bir beklentiydi
Halkbank’ın sermayesini %25 artırma hedefiyle SPK’ya yaptığı ikincil halka arz başvurusunu da yorumlayan Erbaş, bu hamleyi ‘gecikmiş bir beklentinin tamamlanması’ olarak nitelendirdi. Kamu bankalarına daha önce sermaye tamamlamaları yapıldığını ancak doğrudan böyle bir sermaye artışının yaşanmadığını belirten Erbaş, bu kararın Halkbank davası sürecinin geride kalmasıyla birlikte daha önce planlanan adımların bir parçası olduğunu söyledi. Bu adımın hisse senedindeki likiditeyi artıracağını ve fiyatlamanın daha aktif yapılmasına katkı sağlayacağını belirten Erbaş, bankanın son günlerde tavan serisi yakalamasında yurt dışından sağlanan krediler ve esnafa yönelik esnek kredi adımlarının da etkili olduğunu vurguladı.
Bankacılık sektöründe yabancı girişi beklentisi güçlü
Morgan Stanley’nin Türk bankacılık sektörünü yeniden kapsama alarak yayımladığı raporu değerlendiren Erbaş, kurumun faiz indirim döngüsüyle birlikte fonlama maliyetlerinin düşeceği ve karlılıkların artacağı yönündeki beklentilerine katıldığını ifade etti. Kendisinin de son dönemde en çok bankacılık sektörünü tercih ettiğini belirten Erbaş, yabancı yatırımcının hisse senedinden önce tahvil piyasasında güçlü pozisyonlar aldığını söyledi.
Türkiye'de 2 yıllık tahvil faizlerinin %40’ın altına gerilediğine dikkat çeken Erbaş, önümüzdeki hafta açıklanacak verilerde tahvil tarafına 500 milyon ile 1 milyar dolar arasında güçlü bir yabancı para girişi görülebileceğini öngördü. Yabancı yatırımcıların tahvil tarafında pozisyon alıp emin olduktan sonra borsaya yöneleceğini dile getiren Erbaş, borsaya olası bir para girişinde yine bankalar üzerinden bir fiyatlama yapılacağını ve kendisinin de özellikle Akbank ve Yapı Kredi'yi yakından takip ettiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.