29 Ağustos 2026, Cumartesi · 13:21 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

İsrail ateşkes dinlemiyor: Güney Lübnan’da evler ateşe veriliyor, patlamalar sürüyor

Lübnan ile İsrail arasında sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen Güney Lübnan sınırında yıkım devam ediyor. İsrail askeri unsurları, bazı beldelerde sivillere ait boş konutları kasıtlı olarak ateşe verdi, stratejik noktala…

YAYINLAMA 29 Ağustos 2026 11:38

GÜNCELLEME 29 Ağustos 2026 11:53

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Sınır şeridinde yer alan kritik beldelerde, askeri birliklerin sivil altyapıyı hedef alan eylemleri yoğunlaştı. Boşaltılan mahallelerde sivil evlerin tek tek ateşe verilmesiyle yükselen dumanlar çevre bölgelerden net bir şekilde görüldü. Kundaklama faaliyetlerinin yanı sıra, sabahın erken saatlerinde yerleşim birimlerinin dış çeperlerinde askeri düzeneklerle gerçekleştirilen büyük patlamalar meydana geldi. Uluslararası hukuk kurallarını ve diplomatik mutabakatı ihlal eden bu yıkım dalgası, aylardır süren çatışmaların ardından evlerine kavuşmayı bekleyen yüz binlerce sivil göçmenin güvenliğini doğrudan tehdit etti.

Diplomatik uzlaşı sahadaki gerçeklikle çelişiyor

Uluslararası garantörlerin gözetiminde sağlanan mutabakata rağmen, sahadaki askeri hareketliliğin durdurulmaması ateşkesin geleceğini tartışmaya açtı. Güvenlik gerekçeleri öne sürülerek sivil yerleşim alanlarının tahrip edilmesi, bölgedeki tansiyonu yeniden tırmandırırken kalıcı barış umutlarına da gölge düşürdü. Binlerce insanın yaşamını yitirdiği ve kitlesel göçlerin yaşandığı Lübnan'da, ateşkes sürecinde bile sivil altyapının hedef alınması, denetim mekanizmalarının etkinliğinin sorgulanmasına neden oldu.

1978’den günümüze sınır hattında dinmeyen çatışma

İsrail ile Lübnan arasındaki askeri gerilim, sınır hattındaki güvenlik gerekçeleriyle ilk büyük operasyonun yapıldığı 1978 yılından bu yana Orta Doğu'nun en köklü ve yıkıcı krizlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Yıllardır devam eden bu süreç, düzenli askeri harekatlar, geniş çaplı hava bombardımanları ve sınır ötesi çatışmalarla bölgenin çehresini tamamen değiştirdi. Sınır şeridinde kalıcı bir security kuşağı oluşturma çabaları, iki ülke arasındaki egemenlik haklarını sürekli karşı karşıya getiren yapısal bir sorun haline dönüştü. Tırmanan her askeri dalga, sadece askeri unsurları değil, sınırın her iki tarafındaki toplumsal yaşamı ve demografik yapıyı da derinden sarstı.

İşgal dönemleri ve direniş hattının şekillenmesi

Tarihler 1982 yılını gösterdiğinde düzenlenen büyük askeri harekat, çatışmanın boyutunu başkent Beyrut sınırlarına kadar taşıdı. This işgal süreci ve ülkede yaşanan iç karışıklıklar, güney bölgelerinde yeni direniş hareketlerinin ve askeri yapıların doğmasına zemin hazırladı. Uzun yıllar boyunca güney sınırında tutulan askeri kontrol mekanizmaları, ancak 2000 yılında bölgenin tamamen boşaltılmasıyla son buldu. Geri çekilme sonrasında sınır hattında güvenlik boşlukları oluşurken, silahlı yapıların bölgedeki nüfuzu daha da belirgin bir hal aldı. Gerçekleşen bu tahliyeye rağmen iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlıkları tam anlamıyla çözülemedi ve toprak iddiaları sıcaklığını korudu. Birleşmiş Milletler (BM) gözetimindeki tampon bölge arayışları da sahadaki gerilimi kalıcı olarak dindirmeye yetmedi. Karşılıklı misilleme eylemleri, sınır kasabalarında yaşayan halk için sürekli bir güvensizlik ortamı yarattı.

Yıkıcı hava harekatları ve altyapı tahribatları

Sınır şeridinde kalıcı bir istikrar sağlanamaması, 2006 yılında 34 gün süren çok daha şiddetli bir savaşı beraberinde getirdi. Sivil yerleşim yerlerini ve ulaşım ağlarını doğrudan hedef alan hava bombardımanları, ülkenin altyapısını büyük oranda felç etti. Bu çatışmalarda binden fazla sivil yaşamını yitirirken, uluslararası diplomatik çabalarla sağlanan mutabakatlar sahada kalıcı bir sükunet oluşturmaya yetmedi.

2023 sonrası başlayan tam teşekküllü savaş dalgası

Ekim 2023 itibarıyla sınır hattında karşılıklı topçu atışlarıyla yeniden tırmanan gerilim, bir yıl boyunca düşük yoğunluklu devam ettikten sonra büyük bir kırılma yaşadı. Düzenlenen siber sabotajlar ve askeri lider kadrolarına yönelik suikastların ardından süreç, tam teşekküllü bir savaşa dönüştü. Sınır hattını geçen kara birliklerinin operasyonları ve aralıksız süren hava saldırıları sonucunda, günümüze kadar uzanan süreçte 4 binden fazla insan hayatını kaybetti, 12 binden fazla sivil yaralandı ve 1 milyonu aşkın insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. 2024 yılının sonlarında uluslararası arabulucular vasıtasıyla bir ateşkes mutabakatı imzalanmış olsa da sahada kalıcı bir barış ortamı tesis edilemedi. Bölgedeki askeri yığınaklar ve izleme komitelerinin faaliyetleri, sınır ihlallerinin önüne geçmekte yetersiz kaldı. Güvenlik gerekçeleriyle icra edilen yerel operasyonlar, ateşkesin zeminini her geçen gün daha da kırılgan hale getirdi. Tahrip edilen sivil altyapının onarılamaması, göç eden halkın güvenli dönüş imkanlarını tamamen ortadan kaldırdı. Yaşanan bu son dinamikler, sınır hattındaki askeri krizin bölgesel bir yıpratma savaşına evrildiğini bir kez daha ortaya koydu.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Makroekonomi DASK fonunda yeni dönem! SEDDK’den yatırım ve harcama kurallarına düzenleme Sabah Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Ankara’da konut piyasasında yeni tablo: fiyatlar artıyor, reel değer geriliyor Ekonomi Ankara · 2 saat önce Borsa Yunanistan’da öğretmen ve sağlık çalışanlarının 2 aylık kirasını devlet ödeyecek Dünya Gazetesi · 4 saat önce Makroekonomi İngiltere’de Türkiye’den farklı 10 yeni iş uygulaması Ekonomi Gazetesi · 4 saat önce Makroekonomi Ankara'da konutta sonbahar hesabı: Hangi ilçeler öne çıkıyor? Ekonomi Ankara · 4 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.