ABD ve Avrupa'da gözler eylül ayındaki faiz kararlarına çevrilirken, merkez bankalarına sert bir uyarı geldi. Enflasyondaki yükselişin aşırı talep veya kredi patlamasından değil, büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki şoktan kaynaklandığını savunan küresel ekonomi profesörü Daniel Lacalle, yeni bir faiz artışının fiyat sorununu çözmek yerine hanehalkı ve şirketler üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.
30 Ağustos 2026 12:15
30 Ağustos 2026 12:46
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Piayasalar merakla ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) eylül ayında alacağı faiz kararına odaklanırken, Fed'in üç üyesinin son toplantıda faiz artışından yana oy kullanması sıkılaşma ihtimalini gündemde tutuyor.
Fed, temmuz toplantısında federal fonlama faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakırken karar 9'a karşı 3 oyla alınmış, karşı oy kullanan üç üye ise faizin 25 baz puan artırılmasını istemişti.
ECB ise haziranda politika faizlerini 25 baz puan yükselttikten sonra temmuz toplantısında değişikliğe gitmedi.
İspanyol ekonomist, fon yöneticisi, yazar ve küresel ekonomi profesörü Daniel Lacalle ise her iki merkez bankasının eylülde yeniden faiz artırmasının ciddi bir politika hatası olacağını savundu.
"Sorun aşırı ısınma değil"
Lacalle'ye göre ABD ve Avrupa ekonomilerindeki mevcut tablo, faiz artışını gerektirecek bir talep veya kredi patlamasına işaret etmiyor.
ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış yüzde 1,5 büyüdüğüne, istihdam piyasasında ivme kaybı yaşandığına işaret eden Lacalle, ekonominin aşırı ısındığını söylemek için yeterli veri bulunmadığını savundu.
Euro Bölgesi'ndeki büyümenin ise daha kırılgan olduğunu belirten Lacalle, yüksek faizlerin zaten zayıf seyreden ekonomik aktivite üzerindeki baskıyı artırabileceği görüşünde.
Kredilerde yavaşlama başladı
Lacalle'nin tezinin önemli dayanaklarından birini kredi piyasasındaki gelişmeler oluşturuyor.
ABD'de ticari ve sanayi kredilerinin yıllık büyümesinin nisanda yüzde 15,8'den temmuzda yüzde eksi 1,1'e kadar gerilediğine işaret eden Lacalle, kredi koşullarındaki sıkılaşmanın merkez bankalarının yeni bir adımına gerek kalmadan başladığını belirtti.
Euro Bölgesi'nde de şirketlere yönelik kredi standartlarının sıkılaştığını ve hanehalkının kredi talebinin gerilediğini vurguladı.
Enflasyonda enerji etkisine işaret etti
Lacalle, ABD ve Avrupa'daki son enflasyon artışlarının temel nedenlerinden birinin enerji fiyatları olduğunu savundu.
ABD'de temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 3,4 olurken enerji fiyatlarındaki artış yüzde 14,7'ye ulaştı. Euro Bölgesi'nde ise aynı dönemde enflasyon yüzde 2,9 olarak gerçekleşirken enerji fiyatlarındaki yıllık yükseliş yüzde 10'u buldu.
Bu nedenle faiz artışının enerji kaynaklı enflasyon karşısında etkisiz kalacağını savunan Lacalle, daha yüksek faizlerin petrol veya doğal gaz arzını artırmayacağını, bunun yerine ekonominin diğer alanlarındaki talebi baskılayacağını belirtti.
"Bedeli aileler ve küçük işletmeler ödeyecek"
Lacalle'ye göre yeni bir faiz artışından en fazla kredi kullanan hanehalkı ve küçük işletmeler etkilenecek. Enerji kaynaklı maliyet artışının daha yüksek borçlanma maliyetleriyle telafi edilmeye çalışılmasının yanlış olduğunu savunan ekonomist, bu politikanın enflasyonun kaynağını ortadan kaldırmadan özel sektör üzerindeki yükü artıracağını ifade etti.
Lacalle ayrıca merkez bankalarının devlet tahvili piyasalarına sağladığı desteği eleştirerek asıl sıkılaşmanın özel sektör yerine kamu tarafında yapılması gerektiğini savundu.
Fed ve ECB'nin bilançolarını daha hızlı küçültmesi, piyasadaki fazla likiditeyi azaltması ve kamu borçlanmasına sağlanan desteği geri çekmesi gerektiğini belirten Lacalle, eylül ayında yeni bir faiz artışına gidilmesini ise "devasa bir hata" olarak nitelendirdi.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.