YAYINLAMA 30 Ağustos 2026 12:36
GÜNCELLEME 30 Ağustos 2026 12:39
Jackson Hole Ekonomi Sempozyumu’nun ardından Avrupa merkez bankacıları, ABD yönetimi ile ilişkilerde tırmanabilecek yeni bir finansal türbülans endişesini taşımaya başladı.
ABD Hazinesi’nin Avrupa’ya haber vermeksizin euro satarak yene müdahale etmesi ve bağımsızlık tartışmaları gölgesinde yürütülen borçlanma politikaları Avrupalı yetkililerin tepkisini çekerken, Federal Rezerv (Fed) cephesi ise taahhütlerine bağlı kalacağını açıklayarak küresel piyasalardaki tansiyonu düşürmeye çalışıyor.
Küresel finans dünyasının en önemli buluşmalarından biri olan Jackson Hole Ekonomi Sempozyumu'nun ardından, Atlantik'in iki yakasındaki merkez bankacıları arasında soğuk rüzgarlar esiyor.
Avrupa merkez bankası yetkilileri, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin beklenmedik hamleleri ve ABD Hazinesi’nin döviz piyasalarındaki unilateral (tek taraflı) adımları nedeniyle küresel piyasalarda daha fazla çalkantı yaşanmasından derin endişe duyduklarını dile getiriyor.
Bilgilendirilmeyen euro satışı tepki çekti
Avrupa tarafında bardağı taşıran en somut gelişme, ABD Hazinesi’nin Japon yenini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği döviz müdahalesi oldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 1 Ağustos tarihinde Hazinesi'nin Döviz İstikrar Fonu’ndan euro satarak yen satın aldığını doğruladı.
Ancak bu hamlenin Avrupa yetkililerine önceden bildirilmeden yapılmış olması, kıta genelindeki ekonomi kurmaylarında sert bir kırgınlığa ve güven kaybına yol açtı.
ABD’li yetkililer söz konusu müdahalenin yendeki düzensiz dalgalanmaları önleme ve küresel finansal istikrarı koruma amacı taşıdığını savunurken, Avrupalı yetkililer bu tür sürpriz müdahalelerin piyasa dengelerini bozduğuna dikkat çekiyor.
Uzun vadeli tahvil ve likidite hattı endişesi
Avrupa merkez bankacılarını tedirgin eden bir diğer konu ise ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma planı.
İşlemlerin kısa vadeli borçlanmalarla finanse edilme riski piyasada faiz baskısını artırırken, ABD Hazinesi geri alımların bir para politikası müdahalesi ya da faiz oranı tavanı koyma gayreti olmadığını, sadece adil değerinin üzerine çıkan uzun vadeli getirileri dengelemeyi amaçladığını bildirdi.
Bununla birlikte, ABD’deki siyasi yönetimin merkez bankası bağımsızlığına dönük müdahaleleri de mercek altında. Avrupalı yetkililer, olası bir siyasi baskının Fed'in küresel ticari bankalara sağladığı dolar likiditesi takas hatlarını (swap lines) olumsuz etkilemesinden çekiniyor.
Ancak uzmanlar ve yetkililer, takas hatlarına ilişkin kararların yalnızca Fed’in yetkisinde olduğunu ve bu hatların tehlikede olduğuna dair hiçbir emare bulunmadığını vurguluyor.
Fed’den transatlantik mesaisi
Oluşan güvensizlik ortamını ve Avrupalı meslektaşlarının kaygılarını hafifletmek için Federal Rezerv yetkilileri ve Fed Başkanı Kevin Warsh yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor.
Göreve başlamasından kısa süre sonra Avrupa’ya giderek ikili ilişkileri onarmaya çalışan Warsh, küresel finansal taahhütlere tam bağlı kalacaklarının altını çiziyor.
Warsh, Jackson Hole’daki konferansta Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem ile geleneksel fotoğraf karesinde yer alarak, küresel merkez bankaları arasındaki iş birliğinin kesintisiz sürdüğü mesajını vermeye çalıştı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.