23 Eylül 2026, Çarşamba · 12:14 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Finansal piyasalarda tarihi günler

Finansal piyasalarda tarihi günler

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Aslında piyasa oyuncularının uzun zamandır farkında olduğu, aynı piyasada benzer fonların çok farklı getirilere yöneldiği bir ortamın çok da normal bir akışa işaret etmediği açıktı. MSCI gelişmekte olan ülke endekslerinden çıkarılma riskimiz sonunda SPK’yı da harekete geçirdi. Açıkçası, çok daha önceden harekete geçilmesi gerekiyordu. Keşke geçilebilseydi. Serbest fonların içeriği ve fiili dolaşımı gibi konular başta olmak üzere önemli ve olması gereken adımların atılmaya başlanmasıyla içeride bu hafta yaşadığımız noktaya kadar ulaştık.

Panik, likidite ve güven

Gerçekten de piyasanın geneline yayılmayan ve piyasa yapısı nedeniyle sistematik bir risk oluşturmayan bir sorunun bu boyuta gelmesinde, yatırımcı gözünde oluşan panik ve buna bağlı olarak fon çıkışlarının aşırı yüksek seviyelere ulaşması önemli rol oynadı. Dünyanın neresinde ve hangi finansal piyasada olursa olsun, tasarruf sahiplerinin aynı anda sistemden fonlarını çekmek istemesi durumunda en güçlü olduğu düşünülen finansal piyasalar ya da kurumlar bile böyle bir strese kolay kolay dayanamaz.

Sistem güven ve kredibiliteye dayandığı için finansal kurumlar tasarrufları şeffaf bir şekilde kullandırmak ve bu çerçevede ortaya çıkan kârı tasarruf sahipleriyle paylaşmak durumundadır. Tasarruf sahiplerinin fonlarının farklı varlık sınıflarında kullanılması nedeniyle, her an kolayca likit hâle getirilemeyen bazı varlıklar fon taleplerinin karşılanmasını zorlaştırarak bu hafta yaşadığımıza benzer daha sıkıntılı tablolara yol açabiliyor.

Yaşananlar sonrası doğru adımlar atılıyor

Sonuç olarak, geç kalınıp kalınmadığı tartışması bir yana, SPK’nın ve ilgili düzenleyici ve denetleyici kurumların yaşanan sorunu bastırmak yönünde attıkları adımların temelde doğru olduğunu düşünüyoruz. Bir likidite ihtiyacı var ve bu ihtiyaç fazlasıyla karşılanıyor. Sistematik riskleri ve bulaşmayı engellemek için yapılması gereken budur. Bunun gerektiği ölçüde yapılacağı mesajının verilmesi de güvenin yeniden sağlanmasında önemli bir role sahiptir.

Bu çerçevede önümüzdeki süreçte tasarruf sahiplerinin fonlardaki kaynaklarına ulaşabilmesi, fon türüne ve sürecin yürütülme biçimine bağlı olarak zaman alacaktır ve şu anda öngörülen süre de 6 ay görünüyor. Panik olmanın ve paniği artırmanın ne ekonomimize ne de bireysel ve kurumsal yatırımcılara bir faydası var, aksine zararı bulunuyor. Geldiğimiz noktada sakin olmak ve doğru yönetilmeye başlanan sürecin sonuna kadar sağlıklı biçimde yürütülmesi için gelişmeleri yakından takip etmek gerekiyor diye düşünüyoruz.

Kısa vadede iç talep üzerine baskı yaratabilir

Yaşananlardan 500 bin civarında tasarruf sahibinin etkilendiği, 1 trilyon TL, yaklaşık 20 milyar dolar civarında bir kaynağım belirsizliğini konuşuyoruz. Bu tasarruf sahiplerinin aileleri ve yakın çevrelerinin doğrudan etkilendiği, toplumun büyük kısmının günlerdir yakından izlediği ve etkilendiği bir ortamdan söz ediyoruz. Bunun anlamı servet etkisi yoluyla iç talebin ve tüketimin negatif etkilenme potansiyelidir. Hazırlanmasına katkıda bulunduğumuz Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi Eylül ayının ilk yarısında düşüş gösterdi ve bunun en önemli nedeni tüketim eğiliminde sert düşüş oldu. Son ilk ayda hafif de olsa artma eğiliminde olan tüketim eğiliminin düşüşünde sermaye piyasasında yaşananların etkili olduğunu düşünüyoruz.

Dün yayınlanan TCMB -TÜİK Tüketici Güven Endeksi ise Eylül ayında yüzde 1,3 artarak 91,9 değerine geldi. Bununla birlikte, hanelerin mevcut ekonomik durumu ve gelecek 12 aya ilişkin mali durum beklentisinde gerileme var, aynı zamanda tasarruf etme eğilimi de artıyor. Buna karşın mevcut durumda dayanıklı tüketim malı alma eğilimi bir miktar artarken gelecek üç ayda azalıyor. TÜİK anketinde biraz karışık sinyaller geliyor ve biraz izlemek gerekiyor. Bloomberg HT endeksinin bir farkı da tüketim eğiliminde otomobil ve konut alma eğiliminin de sorulması ki bunlar tüketim için öncü sektörler. Otomobil ve Konut TÜİK anketinde ayrı ayrı izleniyor ve ürünlere yönelik talep eğilimi gelecek 12 ay için soruluyor. Bu çerçevede mevcut durumda sermaye piyasasında yaşananların tüketim eğilimine ve iç talebe bir miktar baskı yapacağını, bunun büyüme açısından olumsuz, enflasyon ve faiz indirimine biraz kapı açmasından, sektörler adına olumlu değerlendirebiliriz. Son çeyrek büyümesi OVP öngörülerinin altında olabilir. Bununla birlikte, sermaye piyasalarında sürecin normalleşmesi ve seçim öncesi daha genişletici politikalarla iç talep ağırlıklı yüzde 4 üzerinde büyüme hedefine gelecek yıl rahat ulaşılabileceğini düşünüyoruz. Bu durum da elbette sonraki dönem enflasyonu için olumlu çok olumlu olmayacak.

İlgili Haberler
Makroekonomi TCMB açıkladı: Enflasyon beklentileri eylülde nasıl değişti? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi MOTORİNE İNDİRİM: Benzine ve Motorine İndirim Mi Geliyor, Ne Kadar? 23 Eylül Akaryakıt Fiyatları Son Durum! Bugün Benzin, Motorin (Mazot) ve LPG Litre Fiyatları Ne? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Balon balığı avında yeni dönem! Üst limit 1 milyon oldu CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Para transferlerinde limitler değişti! İşte yeni rakamlar CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi ALTIN FİYATLARI 23 EYLÜL 2026 CANLI: Bugün Gram, Çeyrek, Cumhuriyet Ne Kadar? Kapalıçarşı Altın Fiyatları Ne Durumda? CNN Türk Ekonomi · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.