ANA SAYFA FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SON DAKİKA YAZARLAR GÃNCEL DÃNYA EKONOMİ SPOR CANLI SKOR AÃIK GÃRÃÅ TEKNOLOJİ YAÅAM KOBİ DİÄER Bizi Takip Edin
Danimarka'nın İstanbul BaÅkonsolosu Jakob Andersen, Türkiye'de rüzgar enerjisi, su ve atık su yönetimi ile enerji verimliliÄi alanlarında önemli iÅbirliÄi fırsatları bulunduÄunu belirterek, Danimarka'nın teknoloji ve yeÅil finansman imkanlarını Türk mühendislik ve müteahhitlik Åirketlerinin deneyimiyle buluÅturmayı hedeflediklerini söyledi. Türk EPC'lerin enerji projelerinin yanı sıra yol ve diÄer sürdürülebilir altyapı yatırımlarında güçlü deneyime sahip olduÄuna iÅaret eden Andersen, 'Bu Åirketler Afrika pazarına eriÅim açısından da önemli bir potansiyel taÅıyor.' ifadelerini kullandı.
AA29 Eylül 2026 Salı 11:21 - Güncelleme: 29 Eylül 2026 Salı 11:21
ABONE OL
WindEnergy Hamburg kapsamında AA muhabirine açıklamalarda bulunan Andersen, Türkiye ve Danimarka arasındaki iÅbirliÄi potansiyelinin etkileyici olduÄunu ifade etti.
Andersen, Danimarkalı Åirketlerin Türkiye'ye olan ilgisini artırmaya yönelik çalıÅmalar yürüttüÄüne iÅaret ederek, "Türkiye'nin enerji piyasasının büyüklüÄü ve yenilenebilir enerji alanındaki geliÅimi Danimarkalı Åirketler açısından önemli iÅbirliÄi fırsatları içeriyor." dedi.
Su ve atık su yönetiminin iki ülke arasında iÅbirliÄinde önemli alanlardan olduÄunu anlatan Andersen, Danimarka'da "gelir getirmeyen su" oranının yaklaÅık yüzde 7 seviyesinde olduÄunu, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 40'a kadar çıktıÄını dile getirdi.
Andersen, su kayıplarının azaltılmasının Türkiye açısından önemli bir verimlilik alanı olduÄuna dikkati çekerek, "Atık su tesisleri Danimarka'da yalnızca arıtma altyapısı olarak görülmüyor. Bu tesisler aynı zamanda kaynak ve enerji üretim noktaları olarak deÄerlendiriliyor. Atık su tesislerinde kullanılan enerjiden daha fazlasını üretebilen modeller, Türkiye'de de geliÅtirilebilecek bir alan olabilir." diye konuÅtu.
DiÄer iÅbirliÄi alanının gıda üretiminde enerji verimliliÄi konusu olduÄunu belirten Andersen, özellikle süt üretimindeki enerji tüketiminin iki ülke arasında ciddi farklılık gösterdiÄini söyledi.
Andersen, Türkiye'de 1 litre süt üretimi için Danimarka'ya kıyasla yaklaÅık dört kat daha fazla enerji harcandıÄını ifade ederek, Åöyle konuÅtu:
"Bunun temel nedenlerinden biri enerji verimliliÄine yönelik yatırımlar. Danimarka'da enerji maliyetlerinin yüksek olması Åirketleri üretim süreçlerini daha verimli hale getirmeye zorluyor. Bunun sonucunda ekonomik büyüme ile enerji tüketimi birbirinden ayrıÅtırılabildi. Danimarka'da enerji tüketimi azalırken gayrisafi yurt içi hasıla artıyor. Åirketler enerji üretimini ve tüketimini optimize etmek zorunda kaldı. Bizim için bu aynı zamanda önemli bir verimlilik deneyimi oluÅturdu."
Danimarka'nın rüzgar enerjisindeki uzmanlıÄını ve deneyimlerini stratejik ortaklıklar, Åirket kurulumu ve üretim gibi konulara odaklanarak Türkiye'ye getirmek için aktif olarak çalıÅtıklarını aktaran Andersen, "Ãzellikle Türkiye'de rüzgar türbinlerinin yaÅlanması sonucu servis ve aftermarket sektöründe pek çok Danimarka firmasını Türkiye'ye getirdik ve önümüzdeki senelerde de getirmeye devam edeceÄiz." dedi.

DANİMARKA'DAN AFRİKA İÃİN STRATEJİK İÅBİRLİÄİ ÃAÄRISI
Andersen, Danimarka'nın Türkiye'deki çalıÅmalarında büyük enerji müteahhitleri ve mühendislik, tedarik ve inÅaat (EPC) Åirketleriyle iÅbirliÄine de stratejik önem verdiÄini söyledi.
Danimarkalı Åirketlerin Afrika'da yeni iÅ fırsatlarına eriÅmekte zorlandıÄını, Türk müteahhitlerinin ise bölgede daha güçlü bir proje ve iÅ aÄı bulunduÄunu dile getiren Andersen, iki ülkenin bu farklılıklarını birbirini tamamlayacak Åekilde deÄerlendirmeyi amaçladıklarını anlattı.
Andersen, Türk EPC'lerin enerji projelerinin yanı sıra yol ve diÄer sürdürülebilir altyapı yatırımlarında güçlü deneyime sahip olduÄuna iÅaret ederek, Åu ifadeleri kullandı:
"Bu Åirketler Afrika pazarına eriÅim açısından da önemli bir potansiyel taÅıyor. Bu kapsamda 14 Türk inÅaat Åirketi iÅbirliÄi olanaklarının deÄerlendirildiÄi teknik gezi için eylülde Danimarka'yı ziyaret etti. Danimarkalı Åirketler de Türkiye üzerinden Afrika'daki projelere eriÅim saÄlamak ve Türk EPC'ler ile stratejik ortaklık kurmak istiyor. Danimarka teknolojisi ve yeÅil finansmanı ile Türk müteahhitlerini Türkiye'de ve Afrika'da bir araya getirmeye çalıÅıyoruz."
Biyogaz enerjisi alanında Danimarka'nın önemli bilgi birikimi bulunduÄunu, Türkiye'nin de bu konuda güçlü kapasiteye sahip olduÄunu ifade eden Andersen, Danimarka'da bölgesel enerji sistemleri ve atıktan enerji üretiminin yaygın olduÄunu kaydetti.
Andersen, bununla birlikte atıkların yakılmasının tek baÅına yeÅil dönüÅüm olarak deÄerlendirilmemesi ve diÄer sürdürülebilirilik teknolojileriyle beraber ele alınması gerektiÄini vurguladı.

COP31 UZUN VADELİ İÅBİRLİÄİ İÃİN ÃNEMLİ BİR PLATFORM
Türkiye'nin ev sahipliÄinde gerçekleÅtirilecek COP31 kapsamında BaÅkonsolosluÄun özellikle Danimarka ve Türk iÅ dünyası boyutundaki çalıÅmalara katkı sunacaÄını söyleyen Andersen, Danimarka'nın Ankara BüyükelçiliÄi, İstanbul BaÅkonsolosluÄu ve ilgili ticari yapılanmalar arasında görev paylaÅımı bulunduÄunu belirtti.
Andersen, büyükelçiliÄin diplomatik ve protokol boyutunun yanı sıra kendilerinin iÅ dünyası ve ticari iÅbirliÄi alanlarına yoÄunlaÅtıÄını ifade etti.
COP31'in enerji dönüÅümü, enerji verimliliÄi, sürdürülebilir altyapı ve yeÅil finansman alanlarında iki ülke Åirketleri arasında yeni baÄlantılar kurulması açısından da önemli bir platform olabileceÄine deÄinen Andersen, "Danimarka'nın Türkiye'ye yaklaÅımı yalnızca belirli bir teknoloji ya da tek bir proje üzerinden Åekillenmiyor. Rüzgar enerjisinden su yönetimine, enerji verimliliÄinden sürdürülebilir altyapıya kadar farklı sektörlerde uzun vadeli iÅbirliÄi imkanları bulunuyor." deÄerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.