Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen FDI İstanbul, 12 bin metrekarelik alanda 90 markanın en yeni tasarımlarını, dört sergide 85 özel seçkiyi, 21 farklı ürün grubunu ve tasarım dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. 12 panelde 30’u aşkın konuşmacı yer aldı.
Ayrıca, dört farklı sergi alanında tasarımın üretim ve ifade biçimlerine odaklanan fuar, “New Horizon Exhibition" ile 42 bağımsız tasarımcının yaratıcı fikirlerini görünür kıldı. “Design Circle” adı verilen özel bölümde ‘Malzemenin Hafızası’ temasıyla malzemenin taşıdığı hikayeler üzerinden 30’un üzerinde ürün sergilendi. “Masterful" sergisinde dört tasarım merkezinin geliştirdiği ve dört mobilya markasının ürettiği özel ürünler yer aldı. “Big Soft” sergisi ise konfor kavramını mekân atmosferi olarak yeniden yorumladı.
FDI İstanbul’un ticari boyutunu güçlendiren Designer-to-Business (D2B) Programı bu yıl daha da genişletilmişti. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen yabancı alım heyeti programı; ABD’den İtalya’ya, Burkina Faso’dan Katar’a, Hindistan’dan Nijerya’ya uzanan toplam 23 ülkeden nitelikli uluslararası alıcıları Türk markalarıyla bir araya getirdi.
“Mobilyanın bütün kategorilerinde üretim yapabilen dört ülkeden biriyiz”
Where Design Leads” (Tasarıma Yön Verenlerin Olduğu Yer) mottosuyla gerçekleştirilen fuarın açılışına İstanbul Valisi Davut Gül, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve ev sahibi olarak MOSFED Başkanı Ahmet Güleç katıldılar.
Fuarın açılış konuşmasını yapan ev sahibi Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, Türkiye’nin mobilyanın bütün kategorilerinde üretim yapabilen dört ülkeden birisi olduğunu ve 14 milyar dolarlık üretim gücüyle dünyanın 200 ülkesine ürün ulaştırdığını ifade ederek şu yorumu yaptı:
“Bu bizim için yalnızca ekonomik bir büyüklük değil. Yıllar içinde oluşmuş güçlü bir üretim kültürü, zanaat birikimi, girişimcilik deneyimi ve önemli bir tasarım potansiyeli anlamına geliyor. Bugün bu birikimi yeni dönemin ihtiyaçları doğrultusunda daha güçlü biçimde bir araya getirme fırsatımız var. Çünkü artık değer yalnızca ürünün kendisinde oluşmuyor. Ürünün tasarımında, malzemesinde, hikâyesinde, sunduğu deneyimde, marka kimliğinde ve ulaştığı pazarda da oluşuyor. Dolayısıyla bugün uçtan uca bir değer zincirinden söz ediyoruz. FDI Istanbul’u da bu anlayışın en önemli parçası olarak görüyoruz.”
FDI Istanbul’un Türkiye’yi dünyayla, dünyayı da İstanbul’la buluşturması hedefleniyor
FDI Istanbul’un misyonunun Türkiye’nin tasarım ve üretim gücünü dünyaya göstermek olduğuna dikkat çeken Ahmet Güleç, gelecekte uluslararası markaların da İstanbul’u tercih etmelerini ve Türkiye’deki üreticiler ve tasarımcılarla işbirliği kurmalarının hedeflendiğini ifadeetti. Güleç, FDI İstanbul’un hedefini şu cümlelerle özetledi: “Fuarın başarısı sadece rakamlarla değil; kurulacak iş birlikleri, geliştirilecek yeni ürünler, uluslararası pazarlara açılacak markalar ve İstanbul’un küresel tasarım dünyasında kuracağı bağlantılarla ölçülüyor. Türkiye güçlü üretim kapasitesi, büyüyen tasarım gücü, uluslararası deneyimli markaları, genç yaratıcı insan kaynağı ve dünyayla doğal bağları olan İstanbul sayesinde yarının değer zincirini kurmaya hazır. FDI Istanbul bunun için var.”
FDI İstanbul’a, ülkemize ve sektöre kazanç sağlıyor
İstanbul Valisi Davut Gül, konuşmasında, şartlar, talepler, rekabet ve beklentiler değişirken rekabet edebilmek için yüksek teknoloji, marka değerli ürünler, tasarım ve benzeri yeniliklere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak; FDI gibi fuarların İstanbul’a, ülkemize ve mobilya sektörüne çok önemli kazançlar sağladığını ifade etti.
T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, Mobilya sektörünün güçlü üretim altyapısı, köklü zanaatkarlık geleneği ve gelişen tasarım kabiliyetiyle Türkiye’nin en önemli katma değer ve istihdam sağlayan alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, Ticaret Bakanlığının, sektörün küresel pazarlarda daha da güçlenmesi için kapsamlı destekler sunduğunu söyledi. FDI Istanbul Fuarı’nın da Bakanlığın Tasarım Desteği kapsamına alınarak, tasarım odaklı üretim ve markalaşma vizyonunun önemli bir parçası haline geldiğini belirterek Heartmade Furniture Turquality® Tanıtım Projesinin de Türk mobilyasının dünya çapında tanınırlık kazanmasına destek olduğunun altını çizdi.
Mobilya sektörü, istihdamını en hızlı artıran ve imalatın en hızlı büyüyen kolu
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, mobilya sektöründe yarının anahtarının “tasarım” olduğuna dikkat çekerek, fuarın bu yıl belirlenen “Where Design Leads” mottosunun bu açıdan doğru bir temsil yarattığını belirtti. Gültepe’nin verdiği bilgiye göre, Türkiye mobilya sektörü geçen yıl 4.6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Ocak-temmuz döneminde yüzde 4.3 oranında üretim artışı gerçekleşti. Sektörün bu başarılı grafiği, istihdam konusunda da kendini gösterdi. Haziran 2025’te 174 bin kişi olan sektörün istihdamı, bir yılda yüzde 7.6 artarak, haziran 2026’da 187 bin kişiye ulaştı. Mobilya sektörü, böylelikle son bir yılda istihdamını en hızlı artıran imalat kolu oldu.
Bu yıl 192 ülkeye ihracat yapan sektör, Temmuz ayında üretimini yüzde 9.5 oranında artırarak imalatın en hızlı büyüyen kolu oldu. Bu büyüme, sonucunda Fransa’ya yapılan ihracat yüzde 25, Belçika’ya ise yüzde 23 arttı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.